17 Kasım 2009

"G.Saray Ateş İçinde"

"Gelelim futbolculara. Özellikle de Rumenler'e. Hagi maç başına 20 bin dolar alır, bir de üstelik yılda aldığı 1 ile 1.5 milyon dolar arasında nakit para vardır. Babası ölmüştür, saygı duyarım. Ancak babası 67 yaşındadır ve amansız bir hastalığı vardır. Hagi tabii ki onun son gününde yanında olacaktır, ama Parma maçı sabahı da özel uçağa binip, G.Saray'daki görevine dönecekti. Burada Hagi'nin sarı kırmızılı renklere ve dolara boğulduğu Galatasaray Spor Kulübü'nde aşkı ortaya çıkardı.

Haa, Hagi gelseydi ne olurdu? Oynasaydı netice değişir miydi? Onu bilemem. Zira Hagi'nin hiçbir Avrupa kupası ve büyük maçta G.Saray'ı galibiyete götürdüğünü ben hatırlamıyorum. Bakın size bazı olaylar anlatayım da, G.Saray'ın nasıl oluştuğunu anlayın. Metin Oktay'ın oğlu doğdu, kısa süre sonra öldü. Rahmetli, 3 saat sonra maça çıktı ve attığı gollerle karşılaşmayı kazandık. Benim, yani Turgay Şeren'in babası öldü. Takım arkadaşlarımla gittik, onu mezara koyduk, oradan sahaya geldik. Coşkun Özarı'nın babasına son dini görevimizi yerine getirdik, onu da mezara koyduk. Aynı gün maça çıktık ve kazandık. Bunun gibi sayfalar dolusu anlatacağım, yaşadığım, gördüğüm ve bana anlatılan hatıralar var. İşte G.Saray Futbol Takımı'nın temeli böyle oluşmuştur.

Denilebilir ki, o zaman amatördü, şimdi profesyonel. Daha iyi ya, eğer G.Saraylı sadece profesyonelliği düşünüyorsa, duygusallık bir yana. Hagi efendi gelir, Parma maçında sahaya çıkar oynar. Her maç öncesi bakın Hagi tribünlere gidiyor ve duygu sömürüsü yapıyor. Onun ve Popescu'nun son durağı G.Saray.

Gelelim Popescu'ya. G.Saray'a maliyeti 5 milyon dolar. Üstelik 1.5 milyon dolarlık Hagi'den dolayı Barcelona'ya olan borcu da üstlenmiş G.Saray. Popescu ne yapıyor beyler? Popescu'nun Şekerspor'a attığı gol benim için hiç mühim değil. Bana Popescu ve Rumenler, Parma maçını kazandırsın. F.Bahçe'yi, Beşiktaş'ı yenmek için gayret göstersin. Babam da küçük maçlarda çıkar, oynar, golü atar, farklı maç kazanır. İrfan Kurtoğlu diyor ki, ‘‘Hagi olsaydı, Parma maçında takımı yönetirdi’’. İrfan Kurtoğlu benim çocukluk arkadaşımdır. Şimdi ona sorayım, Hagi oynadığımız bütün büyük maçlarda yok muydu? Ve biz de hepsini kaybetmedik mi? Yabancı futbolcu tabi ki Türkiye'ye para için gelecek, ama aldığı paranın karşılığını bana fazlasıyla verecek."

Turgay Şeren / 04.10.1997

12 ekleme:

POSTER BOY NYC dedi ki...

Yok ebesinin a... Alisami

Faruk Alpaslan dedi ki...

Bu postu atarken aklınızdan neler geçiyordu? Hiç bir şey anlamadım fakat kafamda 2 şey belirdi.

a-) Hagi'ye bir sitem

b-) Elano ? :P

arnawut dedi ki...

oha! kusura bakmayın da oha yani:)

Adsız dedi ki...

çok kızdım ya hemen hesap açıp gerekeni yazıyorum

muyek dedi ki...

turgay babanin beyin 12 sene oncesinden coktan seker su kivamina gelip sulanmis , kendisine forwardlamak lazim bu yaziyi ne dusunuyorsun sayin ustad diye :)

benjcev dedi ki...

ah turgay şeren okusaydı bu yazıyı, en güzel tepkiyi yine o verirdi.

scapula dedi ki...

Faruk Alpaslan,

Aman! Olur mu hiç öyle şey? Hagi'ye sitem eden taş olur taş!

Elano'ya bağlanabilir tabii ucundan kıyısından, ama açıkçası ben öyle bir şey düşünmedim. Hatta sanırım bu sayfanın en düşünmeden atılmış mesajıdır bu. İnternette İrfan Kurtoğlu hakkında araştırma yaparken, bu yazı karşıma çıktı. Güldüm. Eray Sözen de vardı yanımda, "koysana bloğa" dedi, akşam eve dönünce ekledim. Bazen bir alıntıyı koyup koymamak için yarım saat düşündüğüm olur, bazen de bu tarz şeyleri saklı tutup uygun zamanı beklediğim. Ama Turgay Şeren için öyle planlı programlı bir tavır içine girmeye gerek yoktu. Neticede kötü niyetli bir insan değil, büyük de bir Galatasaray efsanesi. Ama kendi kendisini bu hâllere düşürdü maalesef. İnternette dolaşan (Bir gazetede yazsam "tıklanma rekorları kıran" der miydim acaba?) videolarından, hatırlarda kalan canlı maç yorumlarına; eski yazılarından röportajlarına kadar bir Turgay Şeren portresi de var mutlaka hepimizin kafasında. Dolayısıyla saklayacak bir şey de yok dedim, koydum. Ekstra bir anlam yok.

Majesty dedi ki...

İnsanın niyeti bu gibi durumlarda ortaya çıkıyor rahatlıkla görebiliyoruz. Turgay Şeren futbol yorumları ve yazılarına itibar etmediğim bir yazardır fakat yolda görsem elini öpüp hürmet ederim, hala bir efsanedir.

Ama aynı şey Hakanlar için geçerli değildir. Futbolu bırakalı çok yeni olmasına rağmen Ünsal ve Şükür'ü yolda görsem içim titremez. Ünsal'a iki çift laf ederim, Şükür ile tanışıp diyalog sırasında sitemimi belirtirim.

Bu arada, sayın scapula'ya seslenmek istiyorum buradan. Üvey de olsa başka bir çocuğunuz daha var :(

Gala's dedi ki...

Bu olay Elanoya açılabilir abi. Çok dagüzel örnek olur. Şu anda milli takımda oynayıp takıma geç döndüğü ve oynamak istemedii yazılıp çiziliyor. Mehmet Demirkol'un bir sözü var. Bu adam Brezilyanın Almanı. 90. dakikada oyuna gir deen girer, 91 de çık desen çıkar. Takıma alışıp bu özelliklerine kalitesini de ekleyince Lincolnden farkı görülecek. Turgay Şeren tamamen saçmalamış. Sölediği tek doğru söz profesyonelliğin yanında amatörlüğünde bulunması gerektiğini söylemesi.

Atilla Çelik dedi ki...

Turgay Şeren bizim içim efsane bir isimdir ama maalesef insanoğlu belli bir yaştan sonra olaylara farklı bakıyor ve daha farklı değerlendirmeye başlıyor. Bu bağlamda Turgay Şeren'in yazılarında karamsarlık izlerine çok rastlanabiliyor. Bazı yorumları bana garip ve dengesiz geliyor. Kendisine saygımız sonsuz tabii ki ama insanoğlu belli bir yaştan sonra gözlem yeteneğinden bir şeyler kaybedebiliyor.

extensor dedi ki...

Ben bilmiyorum da biryerde okumuştum. Hagi geldiği ilk maç Turgay Şeren yorumcuymuş. Hagi iki gol atmasına rağmen o maçta.
(biri duran topmuş hatta) Turgay Şeren demiş ki sürekli. Bu oyuncu çok temposuz bundan birşey olmaz vs :)

Yazı 2007'de o yazının üzerine çok şey değişti, hakikatten Hagi kendisiyle birlikte takımında statüsünü yükseltti.

Cino dedi ki...

bu yazıda kendi adının geçtiği yerleri sildikten sonra bi çıktı alıp babanın önüne koysak şimdi, "kim ulan bu XX" diye önce kendi basar küfrü.

önemli olan yapıcı olmak, eleştirmeden önce sakince düşünmek, sabretmeyi bilmek diye bir yerlerimizi yırtıyoruz ama kimin umrunda. al işte bir numaralı kanıtı, kendisi de futbolcu eskisi, teknik direktör eskisi, imam cemaat hesabı...