Başlığı Sevgili Murat Abi'mden aldım, kızmaz ki bana. Görmez zaten de, olsun ben belirteyim.

Şu anda sapsarı kıpkırmızı olmalıydı, Fenerbahçe Stadı. Bağdat Caddesi en güzel, en renkli gününü yaşamalıydı. Kadıköy'de, lise günlerimin geçtiği sokaklarda içiyor olmalıydım şimdi; az sonra başlayacak final maçının heyecanıyla. Elimdeki bilete bakıp bakıp ağlamalıydım. Bilet bulamamış olsam, çeşitli planlarım vardı, onları uygulamalıydım. Biri paraşüt, diğerini burada söylemeyeyim, politically incorrect zira.

Kadıköy'de, Ali Sami Bey'in doğumgününde, son UEFA Kupası bizim olmalıydı.

7 ekleme:

Yok Ulan. dedi ki...

HAmburg'da ilk Avrupa Ligi Kupası hatta CL kupası bile bunun yerini tutmazdı.

alperensaylar dedi ki...

yok yok ülkemizin ve organizasyonun selameti açısından sizin orada olmamanız çok iyi oldu, yoksa aman yarabbim düşünemiyorum bile:)

Jordi Metal dedi ki...

Ednanlar yedi bitirdi takımı

neco dedi ki...

tüm maç boyu bende bunları diyip durdum..kadıköyü kırmızıya boyamalıydık..

aurora dedi ki...

bizim çocuk diyordu ya bazılarının yüreğine inecekti neredeyse final oynayacağız diye, inseydi keşke...

bu sene başındaki takım, sene başında oynanan futbol shaktar takımını 3e katlardı, kendi elimizle verdik kupayı ellere.

scapula dedi ki...

Aurora,

3'e katlayacağından emin değilim ama Shakhtar Donetsk ile başabaş mücadele edecek bir takımımız vardı, bu kesin. Harika bir final maçı olabilirdi, muhtemelen de kazanırdık taraftar desteğinin etkisiyle.

Olabilirdi yani. İhtimal vardı. Hani diyoruz ya Milan maçındaki penaltı olmasaydı 17 Mayıs'ı, Kabze o golü atmasa 14 Mayıs'ı yaşayamazdık diye... Yaşama ihtimalimizin çok daha fazla olduğu bir 20 Mayıs'ı belki de çok daha küçük bir ihtimalin gerçekleşmesiyle kaybettik.

Çok yazık, gerçekten çok yazık.

Dünya futbol tarihinin en büyük efsanesini kaçırdık belki de. Kurucusunun doğumgününde, ezeli rakibinin sahasında kupa kaldırma şansı kimsenin ayağına gelmez. Ben Şampiyonlar Ligi finali oynamaya tercih ederdim ama olmadı işte. Tarifsiz bir üzüntü bu.

gltsry dedi ki...

Dün maçı izlerken her yer gözüme sarı krımızı görünmeye başladı dedim hah tamam işte kafayı ciddi manada sıyırmaya başladım:) Zaten şu son 3 ayda kafayı sıyırmadıysam bir daha sıyırmam.Çünkü cidden 19 mart günü benim bu yaşıma kadarki gördüğüm en ağır mağlubiyetti.Ne 6-0 ne başka bişey o gün ve o maç...

O yüzden ömrümün sonuna kadar
'ümit o karlı suya vurma, kaptansın birde, vurma Allah aşkına',
'selçuk dereli saçmasapan maç yönetme,atma Lincoln'ü ve mümkünse görüşmeyelim bir daha'
ve
'Baros Allah aşkına at o penaltıyı ya ne olur' diyeceğim.

Bütün bunlar bizi ligden etti,hocamızdan etti,kupadan etti.Şu an türkiye yıkılıyor olabilirdi...