Sağda solda yorumlar okuyorum, "Delikanlı BİY, nerdesin aney?" kabilinden. Bize haksızlık ediliyor. Bir kere Varol Döken'in ima ettiği gibi, ortada bir tezgâh var. En güçlü gruba yerleştirildik, üstüne üstlük bir de taraflı hakem atandı maçımıza, en futbolu bilmeyen cinsinden. Anlaşılan ciddi bir kampanya başlatılmıştı aleyhimize. Biz bu oyunun üstesinden gelmeliydik. Olmadı, yapamadık. İlk yarıyı 2-1 önde kapatsak da, dumanlı tüketim alışkanlıklarımız izin vermedi gerisini getirmemize. Gerçek performansımızı sahaya koyamadık, Tuncay Abi ve Salih'i saymazsak. Özellikle, kendi adıma çok kötü oynadığımı söylemeliyim. Üstüne bir de kırmızı kart görerek tüy dikecektim, şükür maç boyunca tüm takdir haklarını rakip 46 Hürriyet'ten yana kullanan hakem, Blog İdman Yurdu lehine tek hatasını, beni ısrarla sahada tutarak yaptı. Hoş, kırmızı görsem daha fazla zarar veremezdim takıma. Tuncay Abi ve Salih'in üstün çabalarına ayak uyduramadım, ona yanıyorum.

Maçın iki kırılma anı vardı. Biri, maç boyunca yaptığım nadir olumlu hareketlerden biriyle Ömer'i boş kale karşısında bırakmam, Ömer'in ise topu auta göndermesi. Çok da önemli değil, skor zaten 2-1 lehimizeydi. İkincisi çok daha vahim. Olay, skor 3-2'yken rakip oyuncunun küfrederek oyun dışı kalmasının ardından gerçekleşti. Kırmızı kartını çıkaran hakem, oyunu durdurduktan sonra maçı hava atışıyla başlatmak istedi. Oysa ki bu yanlıştı, duran top kullanmalıydık. Hâliyle biz de gereksiz centilmenlik yapmamaya karar verdik, topu diğer yarı sahaya atmadan oyuna devam edecektik. Rakip eksikti, maçı çevirebilirdik. Bitime 6-7 dakika daha vardı ve artık her şey yeniden başlıyordu. Hakem topu önüme bıraktı. Solumdaki Ali Okancı'yla pas yapmak istedim. Gel gör ki arkasında rakip oyuncu vardı. Meşin yuvarlak, ayağımdan çıktıktan 4-5 saniye sonra, kalemizdeydi. Maç orada koptu. Üstüne 5.'yi de yedik.

Dönüş yolunda, gece 02:00 sularında, 40 numaralı Taksim - Sarıyer otobüsünü beklerken, kendini "Blog İdman Yurtlu" olarak tanımlayan bir kısım kendini bilmezin sözlü ve fiili saldırısına uğradım. Gerek "Taçsız Kral Aceto B." ve "Sabrımız taşıyor adam gibi oynayın" tezahüratlarıyla, gerekse salladıkları yumruk ve tekmelerle çok üzdüler beni. Kötü oynasam da, bunları hak etmemiştim. Kınıyorum. Bilinçli taraftarlarımıza da, bu skoru önümüzdeki maçlarda telafi edeceğimizin sözünü veriyorum. Maçlar diyorum dikkat ederseniz. Tur atlayacağız yani. Şifo Mehmet, Leeds maçındaki yumruk cezası sonrası "Nouma Şampiyonlar Ligi'nde oynayacak" sözü vermiş, tutamamıştı. Biz sözümüzü tutacağız.

8 ekleme:

Mucoid dedi ki...

sağlık olsun.. :)

omer26 dedi ki...

önümüzdeki maçlara bakacağız :)

Kapali Ust dedi ki...

Atahan turuncu, Uğur kırmızı forma tercih etmiş..Parçalı ruhundan uzaklaşmak da skoru belirlemiş kanaatimce..

gkslsrt dedi ki...

Blog İdman Yurdu sahipsiz değildir; yarın ya da öbür gün Nike'nin herhangi bir mağazasına gidip yürüyüş düzenlemeliyiz. siyah çelengi de elbette unutmamalıyız:D

Trofolo dedi ki...

Bu Genc Osman insallah fazla genc cocuklar degildir, hafif gobekli takimi afacanlarin grubuna koymak TFF'nin ayibidir :)

varol döken dedi ki...

atahan,

inancının yüksek olmasına sevindim... her yerde yazdığım gibi bu maç, pankartlarıyla, taraftarıyla, kadroya eklenen 2 as elemanıyla çok daha farklı olacak...

seni tartaklayanlar maçtan sonra omuzlar üstünde taşıyacak:)

perşembe günü beyoğlu kampı için mailine bakıp geri dönersen sevinirim...

scapula dedi ki...

Abi gelmedi ki bana mail... Ama her türlü gelirim. Uğur'dan öğrenirim ayrıntıları.

Genç Osman genç de olmasın, ama yaşlı olup yıllardır bir arada da oynamasın... Ancak o zaman yeneriz.

varol döken dedi ki...

tamam atahan şimdi yolladım, gözden kaçırmışım onca mail adresi arasında kusura bakma...

genç osman her şey olsun da deli olmasın, ben sadece ondan korkarım:)