Aykut, Linderoth, Aydın, Lincoln, Hasan, Nonda, De Sanctis, Ferdi, Orkun, Sabri, Serkan Çalık, Volkan Yaman, Mehmet Güven, Ümit Karan... Galatasaray'da sezon sonunda gönderilecekler arasında adı geçen oyuncular bunlar.

Şimdi... Bakılacak o kadar çok pencere ve her birinden çıkabilecek o kadar çok sonuç var ki, nereden başlayacağımı, ne söyleyeceğimi bilemiyorum. Maddeler hâlinde değerlendirmek en net ve en kolayı olacak sanırım. Gruplara ayırarak inceleyelim.

De Sanctis, Aykut ve Orkun: Galatasaray'ın kalesinde kalburüstü değil, insanüstü kaleciler görmeye alıştık. Taffarel de, Mondragon da dönemlerinin en iyi 10 kalecisi arasındadır. Her ikisi de kaleye yapılmış Hagi ayarında transferlerdir. Ki öncesinde, bizim dönemin ancak Trt 3 arşivlerinde (bir de M. Ali Erbil'in yarışma programında) izleyebildiği Simoviç de var. De Sanctis bu çapta bir kaleci olmadığından kalmasında ısrarcı olmak gereksiz olur belki, ama yerinin sözü geçen kalitesiz oyuncularla doldurulması bir doğruyu iki adet yanlışa çevirir. Riskli iş. Ben Mondragon'u bu takımdan gönderenlerden, kaleci konusunda doğru seçim yapmalarını beklemiyorum ve umutsuzluğa kapılıyorum. Sanki De Sanctis gidecek de onu aratacak başka bir kaleci gelecekmiş gibi... De Sanctis'le birlikte, Orkun ve Aykut'tan biri de gidecek tabii. Hangisi olmalı, bilmiyorum. Orkun, Aykut'tan çok az daha iyi bir kaleci ama Aykut da duruşu ve kendisine iş düştüğü zamanlarda gösterdiği performansla Orkun'dan daha az hak etmiyor takımda kalmayı. Bu konudaki tercih çok da önemli değil, oynamayacaklar zaten. Tahminim, mutsuz Orkun'un gidip sessiz ve sabırlı Aykut'un kalacağı yönünde.

Volkan ve Sabri: Volkan, güzel adam, iyi de Galatasaraylı. Galatasaray Tv'deki bir röportajını hatırlarım, kameralar evine konuk olmuş, Volkan odaları gezdiriyor. Yatak odasının kapısı kapalı, muhabir girmek isteyince Volkan kıramıyor. Gerçekten belli ama, önceden planlanmış bir şey yok, her şey samimi. Odada bir Galatasaray forması var, eski sezonlardan. Alıyor eline formayı Volkan, bu forma, diyor, benim hayalimdi. Bakar mısınız şunun renklerine? Dünyanın en güzel forması bu! Gel gör ki Galatasaraylı olmak, Galatasaray'da oynamaya yetmiyor. Volkan, önümüzdeki sezon oynaması gereken yerde oynayacak. Bir başka Galatasaraylı Sabri'nin ise takımdan ayrılacağını sanmıyorum. Aslında şu hâl ve tavırlarıyla çoktan gönderilmesi gerekirdi, hâlen de ilk gönderilmesi gereken oyunculardan biridir bana göre. Ama sadece futbol açısından bakıldığında çok iyi bir yedek olabilir Sabri. Biliyorum asla düzelmeyecek, ancak keşke çirkin tavırlarından arınıp sadece futbola odaklanabilse...

Hasan Şaş: Perez'den bu yana sağ beki olmadı Galatasaray'ın. Biraz Prates, o da Sabri'nin yeteneklisiydi işte, savunmadan çok hücum oyuncusuydu. Yine de hiç gitmemesini tercih ederdim, o günden bugüne her gelen gideni arattı çünkü. Capone, Perez, Prates, Cihan, Sabri... Sıralı gidiyor. Capone, Perez'den; Perez, Prates'ten; Prates, Cihan'dan; Cihan, Sabri'den daha iyiydi sağ bekte. Uğur geldi, çilemiz bitti dedik, yaşananlar malum. Neyse, Perez'in gittiği 2002 sezonu sonundan beri, Hasan Şaş'ın performansı da, dönem dönem yükselse bile, olması gereken seviyede olmadı hiç. Bu dönemde 3 yıl Ankaragücü'nde oynadığı gibi sağ bekte forma giyseydi, belki şimdiye sağ bek sorunumuz yoktu. Her sezon başında "Bu sene en iyi transferimiz Hasan Şaş." , "Eski Hasan geri dönüyor." , "Agresifliği bırakacağım." masallarıyla avutulduk tabii. Hasan Şaş, futbolu çirkinleştiren kimi tavırlarının yanında, saf ve masum futbol ve Galatasaray sevgisiyle futbolu güzelleştiren de bir adam aynı zamanda. O, 90'lı yıllarda tarihe karışmış bir futbol ruhunun son temsilcisi. Bu sezon çok hata yaptı, bundan önce daha da çok yaptı ama bir kalemde silinecek oyuncu asla değil. Hasan Şaş, futbolu bırakana dek Galatasaray'ın yedek sağ beki olarak kalsa keşker. Sadece futbola odaklanarak, o futbolu oynarken de ayağında top tutmayarak... Ancak maalesef Galatasaray kariyeri sona ermiş gibi gözüküyor.

Linderoth: Söylenecek bir şey var mı?

Ümit Karan: Caize.

Nonda: 2007-08 sezonundaki Nonda, Galatasaray'da bugüne dek eşi benzeri pek görülmemiş bir hücum oyuncusuydu. Topu kaybetmeyen, çalım atan... Önemli payı vardır şampiyonlukta da, ama 2009'un yeni model Nonda'sı çok kötü çıktı. Oysa sezona kötü başlamamıştı. Steaua karşısında attığı gollerle Galatasaray'ı Şampiyonlar Ligi'ne yaklaştıran oyuncu olmuştu. Ancak Baros'un takıma oturmasıyla birlikte performansı çok düştü. Bunu yenilenen sözleşmesine bağlamak önyargılı bir yaklaşım olabilir; gözünden ciddi bir rahatsızlık geçirmesinin etkisi de göz önüne alınmalı. Sezon sonuna yaklaştıkça performansını yükseltti Nonda, önemli oyuncuların yokluğunda her zamankinden daha olumlu etki gösterdi. Kafam hiç karışmadı desem yalan olur. Yaşının 33'e yaklaşması, istikrarsız performansı, benzer tipte bir oyuncu olan Özgürcan'ın takıma geri dönecek seviyeye ulaşması Nonda için negatif sinyaller. Ama Baros - Özgürcan - Yaser üçlüsü de çok hafif kalmıyor mu? Baros'u yedekleyecek futbolcuya büyük paralar vermek de çok mantıklı bir hareket olmadığına göre; ileri uca hesaplı ama iş yapacak bir oyuncu bulunamaz ise Nonda'nın kalmasında sıkıntı yok. Aslında bir de üçüncü seçenek var; Sercan Yıldırım. Ama Fenerbahçe bu transferde daha avantajlı görünüyor. Uzun lafın kısası, Nonda gider gitmesine de ben yerine gelecek oyuncuyu merak ediyorum.

Ferdi ve Serkan Çalık: Ferdi, saçma bir transferdi. Buradan sonra gideceği Anadolu kulübünde de fazla forma şansı bulamaz. Serkan Çalık ise bu forma altında sakatlandı, Galatasaray'ın geleceğinde kendine yer edinmesi çok zor ama kendini gösterecek şansı ona vermek gerek. Yetenekli de bir oyuncu, sağ kanat rotasyonunda yeri olmalı. Kendisi istemediği sürece takımdan ayrılacağını sanmıyorum.

Mehmet Güven ve Aydın: İkisi de kiralanmalı. Öyle de olacaktır. Takasta kullanılma ihtimalleri de vardır mutlaka. Mümkünse Mehmet Güven'in bonservisi bizde kalsın.

Lincoln: Futbol kalitesi, oyun oynama isteği ve samimiyetini tartışmam bile. Bugüne dek fazlasıyla konuştuk zaten hepsini. Önemli olan diğer unsurlar. Bir sürü oyuncu ismi var yukarıda, gidecek mi kalacak mı diye tartıştığımız... Kimin gidip kimin kaldığından çok daha önemlisi, takım içindeki yeniçeri ocağının dibine dinamitin yerleştirilmesi. Ümit Karan gidiyor. Biliyorum olmayacak ama düzelme ihtimali olmayan Sabri de gitmeli. Ayhan ve Arda ciddi şekilde uyarılmalı. Hasan Şaş'a son bir şans verilebilir, çünkü Hasan Şaş, Hasan Şaş'tır. Hepsinden daha önemlisi, Futbol Şubesi değişmelidir ki her oyuncu sınırlarını öğrensin. Bu sınırı aşmaya çalışan da aşamasın. Hasan Şaş misal, bu sezon yaptıklarını önümüzdeki sezonda da devam mı ettirdi, anında kadro dışı kalsın. Onu yönetmekle görevli kişilerden yüz bulmasın, hatta güç almasın. Lincoln mü demiştik? Takımın geri kalanı işine baksın, Lincoln zaten oynar... Milli maç aralarında Yaser'le, Serkan Kurtuluş'la idman yapacağına gidip Brezilya'ya tatil yapar ama sonra gelir yine asist kralı olur, takımı ileriye taşır.

ve tabii;

Bülent Korkmaz: Önümüzdeki sezon görevinin başında olmayacağı kesin. Bu sonuca şaşıranın olmadığı da. Keşke böyle olmasaydı, ama bu manzara da çok net ortadaydı. Çok net ama. Her teknik direktör değişimi, geriye doğru atılmış uzun süreli birer adım olsa da, Bülent Korkmaz için hiçbir açıdan gitmesin diyemiyorum. Ne teknik, ne mantalite olarak ortada hiçbir umut yok. Sözünü ettiğimiz kutuplaşmada taraf olması üzerine söylenecek bir şey hiç yok. En azından şimdilik. Sezon sonunda daha rahat konuşabiliriz.

***

Sonuç. Bülent Korkmaz, Hasan Şaş, Ümit Karan, Volkan Yaman, Shabani Nonda, Morgan De Sanctis, Tobias Linderoth, Orkun Usak, Ferdi Elmas, Mehmet Güven ve Aydın Yılmaz yolcu gibi. Belki 1-2 isim bu listeden kurtulur, belki de onlara yeni 1-2'si eklenir. Servet, Arda, Mehmet Topal satılabilir. Her şey mümkün. Ne de olsa planımız yok. Dün kaptan olamayacağı belliyken kaptan yapılan adamlar bugün yollanıyor. Dün başarılı olamayacağını göz göre göre getirilen hoca bugün yollanıyor. Biz kim gider kim kalırı konuşsak da bilinmesi gerekir ki asıl konuşulması gereken bunlar değil. Kim gidip gelirse gelsin, bu şekilde yönetilen bir takım başarılı olamaz. Peki daha iyi yönetilme şansı var mı? Görünen o ki, yok. O hâlde müsait bir zamanda, naçizane bir transfer reçetesiyle devam ederiz...

11 ekleme:

apaç dedi ki...

gk;
-petkovic
-orkun
-harun tekin

dr;
-sabri
-abdurrahman

dl;
-ismail köybaşı
-ferhat öztorun

dc;
-emre güngör
-servet çetin
-murat sözgelmez
-ramazan erarslan

mr;
-ters ayakla ters kanatta oynayabilen üst düzey bir futbolcu (güney amerikalı tercihimdir)
-emre çolak

ml;
-arda
-tabata

mc;
-ayhan
-barış
-topal
-ibrahim dağaşan

fc;
-mehmet yıldız
-mehmet yıldız kalitesinde ikinci bir isim
-mehmet yıldız kalitesinde üçüncü bir isim
-yaser hacımustafaoğlu
-burak çalıkçı

ve hocaların hocası bülent uygun.

dizilişimiz de şöyle;

petkovic; sabri, emre, servet, ismail; yabancı, topal, ayhan, arda; mehmet yıldız(1), mehmet yıldız (2)

işte 24 kişilik asker ordusu..

allah yar ve yardımcımız olsun.

sekobarbital dedi ki...

muhteşem bir yazı..sıkılmadan okudum...
tek katılmadığım nokta mehmet güven in niçin bonservisinin kalmasını istemen..
vallaha üstüne para vereceksek yollamak i,çin ben elimden geleni yapmaya hazırım..

vakilinchuk dedi ki...

Yazmadan edemeyeceğim,bir üstte Apaç'ın kurduğu kadro kurulsa lig tv'yi direk iptal eder,justin'e falanda hiç tenezzül etmez,trt1'de ekranın sağ üstünden takımı takip ederdim herhalde.Bülent Uygun,Sabri,Mehmet Yıldız...Kabus gibi be...Kewell yok,hadi boşver.Baros yok yahu...Arda'yı yanlışlıkla aldın sanırım.:)

apaç dedi ki...

gitmesi gerekenleri de yazayım, tam olsun.

lincoln, yüksek bir bonservisle katar'a;

aykut, düzenli forma adına güngören belediye'ye;

uğur uçar, herhangi bir süper lig takımına kiralık;

linderoth, gerisin geri danimarka'ya;

aydın yılmaz, bonservisi ile birlikte kalbinin götürdüğü yere;

hasan şaş, kapalı üste;

yaser yıldız, bonservisi ile birlikte balon abdullah'ın yanına;

kewell, al hilal'e;

hakan kadir balta, futbol stiline en uygun lige, seria b'ye;

serkan kurtuluş, bonservisi ile birlikte zara ekinlispor'a;

ümit karan, erol kaynar'ın yanına;

volkan yaman ve ferdi elmas, antalyaspor'a;

morgan de sanctis, fenerbahçe'ye;

alparslan erdem, serkan çalık, semih kaya, murat akça ve mehmet güven de giden herkesin adam olarak döndüğü, futbol şehri sivas'a..

teşekkür ederim.

Mehmet Sabi dedi ki...

Shabani Nonda : Yaşı 32 oldu zaten ve bu seneki performansıda çok düstü yaşından dolayıda bir daha eski Nonda olamayacağı için yollar ayrılmalı.

Ümit Karan: Gitsin barlarda sürtmekten başka bir işe yaramıyor.

Ferdi Elmas : Ferdi duracağına Emre Çolak as takıma çıksın.

Orkun - Aykut : Biri dursun biri gitsin kalan yedek kaleci olsun.

M.Güven : Kiralansın

Serkan Çalık : Dursun bir sene daha .
Linderoth : Çok umutluyduk ondan ama olmadı yollar ayrılmalı.

Volkan Yaman : Gitsin Alparslan la Berk e şans verilsin (Bir sol bekte alınabilir ).

Lincoln : 5 6 Milyon Euroluk bir teklif gelmezse dursun.

Sabri : Dursun biraz yaramazda olsa yinede candır.

Hasan Şaş : Ne etsek ne yapsak ,Hasan nede olsa kıyamıyorsun hakkında birşey diyemiyorum hem kalsın hem gitsin (:.

Bülent Korkmaz : Ah be kaptan ah be malesef gitsin ......

Emre Aşık , Harry K. , Arda da kaptan olsun .

apaç dedi ki...

@vakilinchuk

istediğin kadar lig tv'yi açma, justin'e tenezzül etme, hatta livesoccer'dan maç sonuçlarına dahi bakma.

şampiyonlar liginde finale kalır, gene de açtırır sana o televizyonu hocaların hocası bülent uygun.

onunla kimse başa çıkamaz.

öğrenin artık şunu :55

Adsız dedi ki...

apac, galatasaray nasil bir anadolu takimi haline getirilir'in recetesini vermissin. hatta takimin adini da galataspor olarak degistirelim de tam olsun.

Adsız dedi ki...

"...sampiyonlar liginde finale kalir..."
ahahahahahahahahahahahaha

Gala's dedi ki...

çok iyi tespitler. bunları başarabilsek.... imzamı atıyorum aynen.

sinem dedi ki...

de sanctis'in gitmesinin taraftarı değilim açıkçası, önüne song kalitesinde adamlar getirebilirsek 1 sene daha şans alabilir. ha aykut'la orkun'dan biri gidecekse bu orkun olsun. ne zaman kritik bir maç olsa yiyor adam deli oluyorum ya. aykut dediğin gibi zor zamanlarda he-man tadında :)

amanteramco dedi ki...

bence en önce taraftar gitsin sonrada yönetim, yoksa bıraksalar bu kadro açık ara şampiyonda olur avrupada fırtına gibide eser herkesi dize getirir.