01 Mayıs 2009

El Clasico

Avrupa futbolu hakkında edebileceğim kelam sınırlı, o işi layıkıyla yapan harika bloglar var, okumayı tercih ediyorum. Yani elbette ben de izliyorum Avrupa liglerini ama ilgim sadece sahadakilerle sınırlı kalıyor; saha dışı gelişmeleri, haberleri takip etmiyorum. İzlediğim maçtan büyük keyif de alsam, bana toplamda yaşattığı duygu, sonrasında elimi yazısını yazmaya götürecek seviyeye ulaşmıyor.

Barcelona hariç. Yazıp yazıp yayımlamadığım bir sürü yazı var bloğun deposunda. Bir 8-10 tanesi Barcelona maçlarından sonra yazılmıştır. Her seferinde de yayımlamak için başlamışımdır yazıya, ama bittikten sonra bir şeyleri eksik bulup gün ışığına çıkarmamışımdır. Yine okumayı tercih etmişimdir. Yarınki maçı ise bir Galatasaray maçıymışçasına heyecanla bekler hâldeyim, üstelik o sözünü ettiğim duygu yoğunluğunu da fena hâlde yaşıyorum. Duygularım karışmış durumda çünkü.

Şöyle açıklayayım.

Dünyada Galatasaray dışında "Biz" diyebildiğim bir takım yok. Dönem dönem bazı takımlara sempati beslerim ama bu konuda son derece güvenilmezimdir; misal İngiltere'de bazen Manchester'ın, bazen Liverpool'un şampiyonluğunu isterim. Sonuç her ne olursa olsun pek sevinmem de, üzülmem de. İstisna diyemem ama, şunu söyleyebilirim ki başka bir takıma "biz" diyebilecek olsam, sanırım Barcelona olurdu bu takım. HBB'de Avrupa futboluyla tanıştığım dönemden bu yana Barcelona'ya karşı içten içe bir benimseyiş vardır içimde. Şu anda da var. Hep var. Roma - Galatasaray maçı gibi bir Barcelona - Galatasaray maçı yaşanmazsa, ki yaşanmaz, hep de olacaktır.

Bu noktada yine Turgay Şeren'e başvuralım: Ancaaaak...

Haftalardır her Real Madrid maçını "Kazansınlar da derbi heyecanlı geçsin." bahanesiyle Real Madrid'in galibiyetini dileyerek izledim. Ve sonunda dün akşam kendime şunu itiraf ettim ki, El Clasico'da da Real Madrid'i tutuyorum. Bu sezon Real Madrid'in şampiyon olmasını istiyorum. Bunu o kadar hak ettiler ki... Ya Barcelona, onlar hak etmedi mi? Onlar çok daha fazlasını hak ediyor, belki de tüm zamanların en iyi takımı olarak. Ama Real Madrid'de de biz Galatasaraylılara hiç de yabancı gelmeyecek bir ruh, bir hava, tanımlanamayan garip bir şeyler var. İnsanüstü işler yapıyorlar. Tamam Barcelona da yapıyor ama onlar zaten insan değil. Gitsinler Şampiyonlar Ligi tarihinin en farklı final galibiyetini falan alsınlar, ne bileyim... Ama bıraksınlar lig Real Madrid'e kalsın. Bu direniş, bu destan sonuçsuz kalmasın. Evet, gerçekleşmesi çok zor olsa da Real'in şampiyonluğunu epey istiyorum. Bu, kendime bir itiraftır. Kaçış yolum olmasın diye buraya düştüğüm bir nottur. Hatta bu sayfanın bugüne kadarki en cesur yazısıdır. Zira cumartesi akşamı birileri tarafından kapı dışarı edilebilirim...

4 ekleme:

çağrı dedi ki...

Barcelona'dan Real Madrid'e...Güvenilmezmişsin hakikaten:)
Benim bu yabancı takım mevzuuna bakışım şu şekilde:Sempati derecesinde bir şeyler olabilir.Bu konuda ne kendimi ne de bir başkasını ayıplarım.Hemen belirteyim sempati beslediğim ekstra bir takım yok.Lakin "bugünkü maçta ne atmosfer yaptı bizim çocuklar(KOP'u kastediyor)" vb. duygu ve düşünceler içerisindeki insanlara da anlam verememişimdir.
Dutchman'in çok güzel bi yazısını verecektim konuyla ilgili ama o kadar üşengeç bi moddayım ki mutfağa gidip su bile almıyorum şu an :)
Yani bu insanlar ne paylaştılar da o camiayla bu kadar özdeşleşebildiler anlam veremiyorum.He ben de sempati duyabilirim örneğin kulüp tarihini etkileyici bulabilir,en kötü formasından ötürü sempati duyabilirim.Ondan öteye geçmez ama.Zannediyorum bunun sebebi de kötü örneklerin çok olması.Popüler olduğu için benimseyenleri görüyorum etrafımda.İngilizlerin "glory hunter" deyip dalga geçtiği tipleri.
Bana uzak fakat yabancı takım taraftarı olanalara da saygım var deyip bitiriyorum bu konuyla ilgili sözlerimi.

El Clasico'ya gelince ben de Real alsın istiyorum,ligi de tabii.Çünkü Real o eski Los Galasticos görüntüsünden uzak,güçsüz olan konumunda,benim gönlüm de güçsüzden yana.David vs Goliath durumları...

Hadi oğlum David:)

asaylar dedi ki...

zidane varken de real'di, beckham'a rağmen de real'di, yine real, hep real...

ultrANIL07 dedi ki...

Barçalılar boşuna demiyor "Bir kulüpten de öte..." diye :) Yurt dışında sempati duyduğum tek takımdır Barcelona. Hem de biraz aşırı bir sempati bu :)

kutay dedi ki...

aynı duygularla oturduk ekran basına.. ben de real'e yakındım bu sene. geriden gelenin haklı direnişli diye, ama real baya bize benzedi... derbi maçlarında ezeli rakıbın karsısında bır tıtreme, bir hırssızlık.
biz yine marsilyaya dönelim.. saltanat yıkan geretsi destekleylim...)