05 Nisan 2009

Sivasspor

Bugün de niyeyse hep nefret saçacağız buradan herhalde. Öyle denk geldi artık...

Hiç gitmedim; neresindendir vesairesini hiç bilmiyorum ama anne tarafım Sivas kökenli. Yani hiçbir alakam olmasa da bunun sağlayacağı milyonda bir etkiyle "Biz olamazsak Sivasspor şampiyon olsun." diyebilirdim. Ona gerek yok, neticede Fenerbahçe, Beşiktaş ve hatta Trabzonspor da rekabet içinde olduğumuz kulüpler; sırf onların şampiyonluk sayısının artmaması için yine Sivasspor'un şampiyonluğunu isteyebilirdim. Ki, ona da gerek yok; hep ligdeki rekabet artsın, Anadolu'dan ikinci bir şampiyon çıksın istemedik mi? İşte daha birkaç sene önce lige çıkmış Sivasspor şampiyonluk mücadelesi veriyor, ben de bu mücadeleye sempatiyle bakabilirdim...

Ama yok. Bir takım ne kadar antipatik olabilirse, o kadar antipatikler gözümde. Bu yazdıklarımı bir Sivassporlu okursa eğer, "Hazımsız İstanbul köpekleri, başarılı olanı çekemiyorsunuz tabii." diye düşünür eminim, üstüne de gurur duyar bizi konuşuyorlar diye. Değil. Federasyon ve hakemlerden çok büyük destek görüyorlar, çirkin futbol oynuyorlar ve her şeyden önemlisi kendileri çirkinler. Her kademeleriyle. Bülent Uygun için zaten uzun süredir hiçbir şey söylemiyorum, vaktiyle fazlasıyla konuştuk, tekrar etmek niyetinde değilim. Kendisi hakkında tek dileğim, 34. haftada Ali Sami Yen'de farklı bir mağlubiyet yaşayıp üstüne ağlak bir şiir yazması. Son eserinde konuşurken dilim kilitlendi demiş ama sustuğunu göremedik bir türlü. Neyse. Yönetimlerinin de ne olduğu belli, taraftarının da, şehrinin de. Sevmiyorum Sivas'ı, Sivasspor'u; teknik direktörlerini, başkanlarını, futbolcularını... Ve bugün Galatasaray şampiyon olamayacaksa kim şampiyon olursa olsun demiyor, şampiyonluk yolunda Beşiktaş'ı destekliyorum. Yine de askıda tabii bu desteğim, önce bizim önümüzdeki tüm ihtimaller bir kapansın da...

Çok sevip abim bildiğim biri geçtiğimiz haftalarda iş seyahati için Sivas'a gitmişti, iş yaptığı adam da Sivasspor'un üst düzey yöneticilerinden birisi çıkmış. İsmi unvanı bende kalsın. Konu futbola gelince, Bülent Uygun'un Fenerbahçe'yle olan gönül ilişkisi konusunda "Vallahi hocamızın Fener'e karşı evet bir zaafı var. Herkese farklı, Fener'e farklı oynuyoruz, biz de anlamıyoruz. Ama yönetimde konuşuldu bu konu, çok da sakıncası olmadığı kanaatine varıldı. Neticede başkanımız da Fenerbahçeli, olur böyle gönül işleri." demiş bu kişi. Üstüne başka bir şey söylemeye gerek yok herhalde.

Dediğim gibi... Tek dileğim. 34. hafta sonunda Bülent Uygun'a şiir yazdırmak. O stattan o adamı "Bülent bize şiir yazsana..." sesleriyle uğurlamak. Tabii uzun vadede başka dileklerim de var, kendisini Fenerbahçe'nin başında görmek gibi...

2 ekleme:

apaç dedi ki...

bülent uygun'un olur da fenerbahçe'nin başına gelirse üst üste 16 yıl şampiyon olur fenerbahçe. avrupa'da da alınmadık kupa bırakmaz.

o yüzden sivasspor'da kalsın hocaların hocası.

4 eylül'de sevdik biz onu.

Adsız dedi ki...

Ellerine, dillerine sağlık.Uzun zamandır bu kadar isabetli ve doğru bir yazı okumamıştım...