Ne Lincoln'müş, sakla sakla bitmiyor, hey yavrum be! Bu defa Fenerbahçe maçına sakladı sanırım onu disiplinli hocamız. Maça kulübede başlasa anlayacaktım, daha yeni gelmişken ikinci yarı oyuna alıp maçı kazandırmasını beklemek de mantıklı bir seçenek olabilirdi. Ama hocamız, hiç götürmemeyi seçti. Gülüyorum artık, Eskişehirspor maçındaki Kewell - Mehmet Güven değişikliğinden sonra olduğu gibi, verecek başka tepkim kalmadı.

İki de tahmin. Gaziantepspor muhtemelen kazanır, bir. İkincisi, hocamız Lincoln'ü hazır olmadığı için oynatmadığını söyler maçtan sonra. Olur da kazanırsak işler değişir tabii, "biz böyle uygun gördük" olur. Da, kazanamayız. Yaz eksi üç puan daha... Ama olsun, Lincoln kesin aldı dersini bu defa. Valla bak.

Ah Lincoln ah, haftaya al şu Fener maçını da kara kara düşünsün yemeyip içmeyip seninle uğraşanlar. Hadi be 10, utandır hepsini. Kadıköy'de oynadığını oynasan yeter.

14 ekleme:

Chao Grey dedi ki...

Fener maçında da oynatılmaz bence.

bilog dedi ki...

Soru:

Haftaya Fenerbahçe'ye karşı sahada olursa taraftarın tepkisi "Lincoooln, Lincooooln" mu olur "Büyük Kaptan" mı?

Nazmi Hasdemir dedi ki...

kavga cıkar

Taylan Özgür Topçuoğlu dedi ki...

hehehe

Emre Hesapdar dedi ki...

İnsan mantıklı düşündüğünü sandığı kişilerden gelen anlamsız davranışları görünce şaşırıyor. Şu an anlamsız davranışlarda bulunan hoca değil ...
Maçlarda yapılan oyuncu değişiklikleri maç sonrası meşalede uzunda tartışılabilir ama Casio'nun bu maç kadroya alınmaması kararı değil ...
Desteksiz argümanları olası maç sonrası yorumlarını tahmin etmekle zenginleştirmekte argümanı kabul ettirmiş değil ...
Hiç yakıştıramadım hiç ...

Demek ki; Galatasaray bir bostan, isteyen istediği zaman gelecek işini görecek bu hafta yokum diyecek ve gidecek.

scapula dedi ki...

Emre sağol yorumun için.

Sadece şuradaki dört beş cümleyle değerlendirmemeni rica edeceğim. Bu konuda bugüne kadar bir sürü şey söyledim, yanlış anlama hepsini okumanı ya da aklında tutmanı beklemiyorum elbette ama olabilecek en kısa hâliyle özetlemek gerekirse, Lincoln'ü gidişinde haklı buluyorum ve bu yüzden hâlâ onun ceza çekmesini kabullenemiyorum. Ha Lincoln cezasını çeksin ona da bir yere kadar tepki gösterebilirim ama asıl cezayı Galatasaray çekince dayanamıyorum Emre. Lincoln oynasa kazanacağımız maçları Lincoln olmadığı için kaybediyoruz, ona yanıyorum.

Yoksa, Lincoln veya bir başkası durup dururken takımın havasını bozmaya kalksa tek söyleyeceğim "defolsun gitsin" olur. Geçen yıl Lincoln'ü herkese karşı savunurken, onun "Kalli giderse ben de rahat oynarım" dediği yönündeki yalan haberlerden sonra şunu da ben yazmıştım misal;

http://www.alisamiyen.net/forum/showthread.php?p=148681#post148681

Neticede aslolan Galatasaray. Şimdi Iliç bizim için ne ifade ediyorsa 2-3 sene sonra Lincoln de aynı şeyi ifade edecek bizim için. Sadece her şeyi alt alta koyup topladığımda bu gidişinde Lincoln'ü haklı buluyorum, o kadar.

apaç dedi ki...

bu adamı sözleşme süresi bitene kadar satmayacaksın.

özel bir hoca tutup, günde üç idman koyup, gelmediği her idman başına da fahiş bir para cezası koyacaksın ki adam olsun.

galatasaray taraftarı adam olmuyor-bir kısmını elbette tenzih ediyorum- bari bu terbiyesiz, kalitesiz, sabotör, hayal taciri herif adam olsun.

bülent hoca olması gerekeni yapmış.

helal fazlası olsun.

Adsız dedi ki...

apaç,
1)Tamam bu "terbiyesiz, kalitesiz, sabotör, hayal taciri" herif adam olsun da takımdaki diğer sabotörler ne olacak? (Başta senin eski avatarında olan adam olmak üzere)
2) Senin beğenmediğin Lincoln'le Kewell'ı postalarsak bu takımın nasıl bir futbol oynayacak? İyi futbol iyi futbolcularla oynanır. Bir Galatasaraylı olarak bunu senin bilmen lazım. Hagi'nin oynadığı yıllar komada mıydın?
3) Bülent Uygun'da ne buluyorsun bu kadar anlamıyorum? Bu kadar iyi hocaysa neden İntertoto kupasının birinci turunda elendi?

apaç dedi ki...

min el cevap;

1) bu takımda lincoln'den başka bir sabotör yok sevgili adsız. sabri hususuna gelince, bu takımda sabotürlükle suçlanacak en son insandır büyük kaptan. son derece talihsiz bir ima olmuş ki çok yaraladı bu beni.

2)hagi'yle lincoln'ü aynı cümlede geçirmiş, yetmemiş bir de analojiye girişmisin ki daha çok yaraladı bu beni.

galatasaray futbol takımı, türkiye'nin en iyi yerli futbolcularına sahip güruhudur. zikrettiğin isimler yokken geçen sene bu takım başını sabri'nin çekmiş olduğu bir grup yerli aslanla şampiyon oldu.

lincoln, çoğunuzun inandığı gibi iyi bir futbolcu olabilir -ki ben buna da inanmıyorum- ama türkiye'de bulunduğu süre içerisinde galatasaray futbol takımına pozitif anlamda hiçbir şey vermemiştir. tanınan onca imtiyaz, sunulan onca hoşgörüye rağmen yapamamıştır bunu.

o yüzden sene sonu değil, hemen yarın bir grup taraftarın hunharca saldırısına maruz kalıp, ağzı, burnu kırılmış bir şekilde ait olduğu yere gönderilmelidir. o kadar net.

3)öncelikle bülent uygun'u fazla antipatik, fazla şovenist bulabilirsiniz; ama şu gerçeği kabul etmeniz lazım:

bu adam, türk futbolunun önümüzdeki 20 yılına damga vuracak, türk futbolseverlere hayal edemediği başarıları tattıracaktır.

''Bu kadar iyi hocaysa neden İntertoto kupasının birinci turunda elendi?'' sığlığına gelince;

her şeyden önce elendiği takım uefa'da çeyrek final gören, son yılların yükselen değeri standart liege'ye içerde 3 tane sallayan bir ekip.

kaldı ki sivasspor ilk defa avrupa arenasında mücadele ediyor. olucaktır bu tip şeyer. siz de, diğer büyüklerde yıllarca 6,7,8,9 yiyerek bu noktaya geldiniz ki geldiğiniz nokta da ortada.

büyük başkan ali şen'in de dediği gibi;

bu ülkeye ikinci bir avrupa kupası gelecekse bu bülent uygun'un üstün futbol zekası, yoğun çabaları sonrasında gelecektir.

apaç dedi ki...

çok sevdiğiniz dirayetsiz ersun, turuncu formayla sevimli futbol oynandığını sanan balon abdullah, usullü demeç vermekten başka bir halta yarayamayan belediye antrenörü aykut'la olmuyor işte bu işler.

itin götün soktuğunuz adam bunlara verilen bütçenin yarısıyla bunların toplamından fazla puan alıyor.

üstelik takımları tarafında si.tir edilen futbolcularla, ders vererek yapıyor bunu.

istediğiniz kadar gerçeklerden kaçıp, kusun; bir destandan ötesini yazıyor hocaların hocası bülent uygun.

ve önümüzdeki 20-25 yılda yazmaya devam edecek.

biliyorum, acı.

ama dibine kadar da gerçek.

Adsız dedi ki...

Apaç,
1)Geçen sene 11 yerli futbolcuyla şampiyon olduğumuzu söylüyorsun, haklısın. Ama öte yandan Avrupa'da hiçbir şey yapamadık, Leverkusen'den 5 yedik. Bizim amacımız sadece lig şampiyonluğu mu? Onun dışında uzun seneler sonra ilk defa bu sezon Avrupalı takımları sürklase ettik. Bu maçları kazanmamız da en çok ileri dörtlümüzün (Arda-Lincoln-Kewell-Baros) sayesinde oldu.
2)"Lincoln bu takıma hiçbir şey vermemiştir" gibi bir şey söylemişsin ki düpedüz yanlış. Sırf istatistiklere bakarsak bu sezon ligdeki 8 gol ve tam sayısını bilmediğim 15-20 civarı asistin yanısıra istatistiklerle ifade edilemeyen şeylerde de (mücadele, takımı hücuma çıkarma) çok üstün bir oyuncu. Geçen sene benim için hayalkırıklığı olmuştu hatta bu sene Steaua maçından sonra gitmesini istiyordum ama bu sezonki performansını gördükten sonra diyorum ki bu adamı kazanmalıyız. Yaptığı şeyi ben de onaylamıyorum ama sonuçta gereken cezayı verir sonra da oynatırsın. Hem ayrıca kendisi oyundan alınınca hocasına tepki gösteren ilk futbolcu değil.
3) Ben de Abdullah Avcı'nın iyi bir teknik direktör olduğunu düşünmüyorum (çoğunluğun aksine), Aykut Kocaman hala İstanbulspor günlerinin ekmeğini yiyor orası ayrı. Ama ben Bülent Uygun'da hakikaten bir potansiyel göremiyorum. Eskiden takdir edip "her Anadolu takımının başında böyle bir hoca olmalı" dediğim halde son zamanda (herkes gibi) Sivasspor un ne kadar kollandığının farkına vardım. 3 büyükler bile bu kadar kollanmıyor. Bu hakemler olmasa Bülent Uygun da bu kadar başarılı olup ön plana çıkamazdı bence.

Velhasıl, bazı konularda önyargılı olduğunu düşünüyorum. (Bu benim fikrim tabii)

Sevgiler, saygılar.

Not: En kısa zamanda Blogger hesabı alacağım, böyle adsız adsız takılmayı ben de sevmiyorum.

Adsız dedi ki...

ne lincolnmüş be kardeşim.. adam çekip gidiyor izin verilmediği halde o bile haklı bulunuyorsa,daha ne denebilir. Biz hiçbir zaman tek adama bağlı bir takım olmadık, yıldız kaprisi çeken bir takımda, bu klüpte kosecki gibi bir adama siktir çekilmişse lincolne haydi haydi çekilir ki haklıdırlar da ..

yani bi insana ne kadar tolerans gösterilir anlamıyorum ki geçen seneden beri yapmadığı bok kalmadı hala lincoln de lincoln .. senelik onca para alıp da küstüm ben oynamıyorum deme lüksü var mı kimsenin ?? Bende diyeyim patrona ya ben müdürle pek anlaşamıyorum o yüzden fazla çalışamayacam falan diye bak nasıl siktirin kralını yaşarım.Burda tek hata direk kadrodışı bırakmamalarıdır başka da bir hatası yok yönetimin ve bülent hocanın. Bekliyorum yakında taraftar bi kere versin moralman iyi olur falan dese bunu da tartışacaksınız ondan korkuyorum artık..

apaç dedi ki...

sevgili sabri(adsız, pek hoşuma gitmiyor. kabul et, bahtiyar kıl beni:)

ilk 2 şıkta anlaşamayacağız. direkt 3'den başlamak istiyorum o yüzden.

evet, sivasspor'un lehine hakem hataları olduğu doğrudur. lehine yapılan hataların, aleyhine yapılan hatalardan daha fazla olduğu da doğrudur. tıpkı yıllarca 3.5 büyüklere yapıldığı gibi.

ancak bu takım salt hakem hatalarıyla burdadır demek; cordoba'nın son dakika kabze'den yediği golün, tamamiyle organize bir gol olduğunu iddia etmektir.

çok da güldürür.

bu ligin en iyi averaja sahip takımı sivas. ve sadece sahaları kötü diye de burda değilller.

çünkü ne 26 maçın 26'sını iç sahada oynadılar, ne de rehhagel'in yunanistan'ı martavalını geçerli kılacak kadar az gol atıp, kısır bir averaja sahip oldular.

daha önce de defa kere zikrettiğim gibi;

takımı, teknik direktörünü, başkanını, basız sözcüsünü, forvetini sevmiyor olabilirsiniz. hepsine kabulüm.

ama en azından saygıyı hakediyor bu takım.

tıpkı bu başarının mimarları mecnun başkan, hocaların hocası bülent uygun, seçilmiş insan mehmet yıldız gibi..

bilmem gerçekler gösterebildim mi:?

apaç dedi ki...

bu arada ne anne ne de baba tarafından sivas'lıyım.

sadece taptığım bir teknik direktörü, hayranlık duyduğum bir başkanları, ve de çok takdir ettiğim bir futbolcu kadroları var.

futbolu bildiğim, at gözlüğü takmayı sevmediğim için de hakkı olan haklarını veriyorum.

bu kadar.