13 Nisan 2009

İkiyüzlülük

Gözüm dönmüş değil. Maç heyecanım da çoktan yerini başka duygulara bıraktı, gayetle sakinim. Tabii ki maçın en güzel karesinin bu olduğuna katılmamak mümkün değil. 5 yaşımdan beri Galatasaray tarihine ilgim var, Galatasaray ve Fenerbahçe arasında yaşanan güzellikleri de biliyorum. Ondandır "Ortalık Gerilmeden" deyip bu rekabetin dostluk yanını da vurgulayışım. Tamam hayatta sıra bize gelene kadar çok şey değişmiş, ben Fenerbahçe'yi sevmiyorum ama bu medya sevecek olana da mani oluyor. Fenerbahçe'den nefret etmeyecek Galatasaraylıyı, Galatasaray'dan nefret etmeyecek Fenerbahçeliyi zorla birbirlerinden nefret ettiriyor. Ceplerine daha fazla, daha fazla para girsin diye ortada düşmanlık yaratıyor. Yeri geldi mi ortamı alabildiğine geriyor. Sonra da işte yaşananları ayıplıyor. Gazetelerin hiçbirini okumadım, demin Spor Servisi'nde başlıklarını gördüm; fiyaskoymuş, rezaletmiş... Sadece gazeteler değil, internetteki türlü mecralarda da ve hatta tekil kişilerde aynı durum söz konusu. İşte her seferinde böyle saf adamı oynuyoruz, hiçbir şey bilmiyor ayağına yatıyoruz ya, benim her şeyden daha çirkin bulduğum işte bu. Biliyoruz çünkü. Şaşırmış gibi yapmanın alemi yok.

Bakıyorum yukarıdaki fotoğrafa, hoşuma gidiyor. (Arkadaşlarını sattılar diyenlere, Lincoln 1 yıl önce Volkan'dan dayak yerken takım arkadaşları neredeydi diye düşünmelerini öneririm) Gözüm gönlüm açılıyor baktıkça. Ama hepimiz biliyoruz ki biz bu değiliz. Onlar da bizden değil zaten, dışarıdan gelmiş ve yakın zamanda geldiği yere dönecek iki kişi. Biz onlar gibi olamayız, olmayacağız. Carlos ve Lincoln'ün ta Hacettepe ve Denizlispor maçlarından bugüne uzanan dayanışmasının yukarıdaki yansımasına güzel bir görüntü deriz, geçeriz. Ötesi, kendimizi kandırmak olur biraz. Sanıyor musunuz ki Arda yarın El Clásico'ya çıksa dünküne benzeyen muhtemel bir olayda topa girecek? Girmez, hatta yanında Semih olsa çimlere oturur böyle seyrederler. Galatasaray ve Fenerbahçe formalarıyla karşı karşıya geldiklerindeyse amansız oldular işte! Derbide tüm şartlar değişiyor çünkü. Dün yaşananlar hiç mi hiç şaşırtmadı beni. Çok uç bir olay da değil zaten, sadece derbiyle de ilgili değil; bu gibi olayların her zaman her yerde yaşanabildiğini görüyoruz.

Yaşananlar güzel şeyler değil elbette. Bunda Galatasaray'ın da payı vardır, Fenerbahçe'nin de. Ama bu payların, bu ülkedeki futbol kültürünün etkisinin yanında sözü dahi edilmez. Yine sadece futbolla da ilgili değil. Bakıyoruz dünkü olayları rezalet olarak tanımlayanlara; içlerinde mafyayla içli dışlı olanlar, belinde silah taşıyanlar var... Ee?

2 ekleme:

Adsız dedi ki...

Bak bloğuna verdiğin isme yakışır bir yazı olmuş bu. Mayıs sadece mayıs değildir. Hep bunu söylüyorum. Bu tip sesler orada burada çıkıyor. İnatla takip ediyorum, Fenerbahçeli bu tip sözleri söylemiyor, söyliyemiyor. Duymak hoş olurdu!...

Mahalle Takımından Çetin

scapula dedi ki...

Çetin Abi, teşekkür ederim.