26 Nisan 2009

Deja Vu

Maç yorumu yapmayacağım dedim, yapmıyorum. Ki zaten futbola dair konuşulacak en ufak bir işaret almak mümkün değil Galatasaray'ın maçlarından. 30 saniyede atılan taçlardan mı konuşalım, o taçların rakibe gitmesinden mi, sürekli yer değiştirip ayağında top olan arkadaşlarına pas opsiyonu yaratmaktansa yerlerinde sabit duran oyunculardan mı? Yoksa futboldaki en büyük çaresizlik olan degajlardan mı? Hiçbirinden bahsetmeyelim, biraz geriye dönelim ve Bülent Korkmaz'ın Erciyes günlerine gidelim.

Tarih 5 Mayıs 2007, ligin 30. haftası, Kayseri Erciyesspor küme düşmemek için son kozlarını oynuyor. Rakip Çaykur Rizespor. Dk. 27, gol Lazarov ve Bülent Korkmaz'ın öğrencileri 1-0 önde. Ardından Erciyes adına kaçan inanılmaz fırsatlar, ki 2 de penaltı dahildir bunlara, son dakikalarda ise kapanan bir Erciyesspor... Çaykur Rizespor kalmış 9 kişi, ama Erciyes yine de kapanıyor. Ve dk. 90+6. Jabi topu son derece gereksiz bir şekilde kornere atıyor. Gerisini o güne ait gazete haberi anlatsın...

"Gereksiz korner gol olur" kuralı bu dakikada işledi. Sağdan kullanılan kornerde topa son vuran Hasan Uğur, Ç.Rize'ye hayat verdi.

Bir gol at, yat allah yat felsefesi, Kayseri Erciyesspor ile küme düşürmüştü Bülent Korkmaz'ı. O golü yemese küme düşmeyecekti Kayseri Erciyesspor. Ama Bülent Korkmaz, bugün aynısını, üstelik Galatasaray'da uyguluyor. Sonuç aynı. Tabii koca Galatasaray küme düşecek değil, dördüncülük beşincilik dolanıyor. Basbayağı 29. haftada, aslında çok daha öncesinde hedefler bitti. Geçen sene tüm rakiplerimizi birer birer yenerek şampiyon olmuştuk ya hani, sanki her hafta yeniden şampiyon olmuşçasına seviniyorduk ya... Bu sene de her hafta yeniden umut diriltip, yeniden kaybediyoruz şampiyonluğu sanki. Haftaya Gaziantepspor, Sivasspor'u; Fenerbahçe de Beşiktaş'ı yener, biz de yine yalandan 4 maçta 12 puan bizi şampiyon yapar naraları atarız. Olmadı Şampiyonlar Ligi hedefi çıkar önümüze. Ne bileyim, 7-8 haftadır böyle işliyor süreç. Lig biter çile bitmez.

Bense dersimi aldım, bu saatten sonra tek bir beklentim var bu ligden. Son haftaya Beşiktaş, Sivasspor'un en fazla 3 puan arkasında girsin...

10 ekleme:

SXueNc dedi ki...

Son beklenti nefis. Ben de canı gönülden istiyorum. Ek olarak Fortiz de Beşiktaş'ın olsun. Bizi düşürdüğün duruma bak Kaptan..

neco dedi ki...

Kaptan'a saygım sonsuz ama geldiği günden beri bir kere olsun doğru düzgün oyuncu değişikliği yapamadı ve belki de bu yüzden şuan bu durumdayız..Trabzonspor maçında Yaser'i alması Lincoln kenarda dururken, Fenerbahçe maçında değişiklik yapmamak için beklemesi ve son maçta Baros'un çıkması akıl alır gibi değil..seneye Allah yardımcımız olsun eğer Kaptan'la devam edeceksek..

çağrı dedi ki...

Zaten umut vermiyordu takım.Bülent Korkmaz'ın ne yapmaya çalıştığı ve bunun Galatasaray'a fayda getirmeyeceği baştan belliydi.Kadro kalitesinin başarının tek anahtarı olmadığını görmüş olduk.Şampiyonlar Ligi gibi bir gelir kaleminden mahrum kaldık.Ama harcanacak efsane bol bizde.Bülent Korkmaz gider "bakın suçlu gitti dertler bitti" olur,devam edilir...

bilog dedi ki...

Kaptan bu takıma yenilmemeyi öğretti. Kazanmayı değil. Eskişehir yenilgisi dışında yenilgi alacağını da sanmıyorum. Ama bütün maçları berabere de bitirebilir. Atıp yatmaya çalışan bir takım olduk çünkü. Onu da beceremiyoruz gerçi.

apaç dedi ki...

sivasspor'un 3 puan önde girmesi gayet muhtemel de, dileğinin gerçekleşmesi çok zor be ata..

altın adam bülent uygun ve askerleri orda da gerekeni yapacaklardır.

ceddin dedeeen, neeeslin baban :55

mondo trasho dedi ki...

kombinemi yenilemiyorum bu yıl sonu.
bülent korkmaz fobim var artık.
onun başında olduğu takımın maçına gitmem. zaten kanserojen madde var yeterince hayatta. bir yenisini de eklemeyelim.

scapula dedi ki...

Mondo Trasho,

Ben yeniliyorum, sana da yenilemeni tavsiye ederim naçizane. İyi futbol oynasın, şampiyon olsun diye sevmedik ki bu takımı biz... En kötü gününde de gidip destek olmak gerek. Futbolcusu adam olmasa, teknik direktörü yetersiz, yöneticileri üçkağıtçı, taraftarı rantçı olsa da hepsinden çok bizim bu takım ve biz orada olmalıyız.

Kapali Ust dedi ki...

Herkes yolcu, biz hancı.. Alırız kombinemizi son düdük çalana kadar armanın peşinde olur, desteğimizi iletiriz..

Adsız dedi ki...

Bir şey diyeyim mi çocuklar;

Attila İlhan o güzel dizelerinde,

Şenlik dağıldı bir acı,bir yel kaldı bahçede yalnız,
O mahur beste çalar müjganla ben ağlaşırız.
Gitti dostlar şölen bitti ne eski heyecan,ne hız
Yalnız kederli yalnızlığımda sıralı sırasız,
O mahur beste çalar müjganla ben ağlaşırız.

der...

Ama çoğu kişi, müjganı hatun sanar, değildir...

Müjgan "kirpik" tir...

Bazen sadece sen ve "müjgan"ın kalır. Ne gam?

Anlamak yeterlidir...

Ve bilmek her şeydir. Bilmeyenden bir bok olmaz. Bilmeyenin tek şansı vardır o da "öğrenmek". Öğrenmek içinde tek bir şey gerek "korteks" yani "üst beyin".

Yıllardır dolmalar yutturulur benim insanıma her alanda. İyi icracı iyi hoca olacak diye bir kural yoktur deyi.

İyi icracıda anlaşırsak, iyi hoca olduğunu görürüz. Körün fili tarifi gibi ise "iyi icracı" tarifimiz, olmaz tabi.

Verilen görevi iyi ezberlemek ayrı, kafayı kullanmak ayrı.

Bülent'e bir de buradan bakın...

Sadece Bülent'e değil, başarı umulan ama beceremeyen hayatın her alanında herkese bakın...

Neyini kullanıyor?

Sonuç "Anlamak, o bir müthiş bahtiyarlık, bilmek ise her şeydir!"

Çetin

scapula dedi ki...

Çetin Abi, İsmail Abi, diğer postlarda Sinem, Orçun, Veysel...

Pazartesi gününden bu yana sayfaya uğrayamadım, buna nedenle yorumlarınızı da ancak şimdi yayımlayabildim... Kusuruma bakmamanızı rica edeceğim.

Sevgiler, saygılar;
Ata