03 Nisan 2009

"Bak Şu Konuşana"

Sabah kahvaltı edip televizyona bakayım derken, Maç Toplantısı'nın sonuna rastladım. Ercan Taner programın sonuna geldiklerini söylüyor, Sergen Yalçın ise ısrarla Lincoln hakkında konuşmakta diretiyordu. "Anlamıyorum Galatasaray takımı nasıl tahammül ediyor bu oyuncuya, nasıl kabul ediyor yaptıklarını..." Vesaire. Sergen konuştukça, benim de Deniz Gökçe'nin yıllar önceki bu köşe yazısı geliyor aklıma. İnsan her şeyi unutur, anlaşılabilir; ama kendisini unuttuğu yerde problem başlar.

(Resim, üzerine tıklayınca epey büyüyen cinsten.)

4 ekleme:

SideWindeR dedi ki...

Okula gitmediğim için mutlu olduğum bir sabahı Hakan Ünsal ile beraber zehir etmeyi başardı kendisi. İkisine de teşekkürler.

gltsry dedi ki...

ben de maalesef sabaha bu muhteşem(!) ikili ile başlama gafletinde bulundum.hayır söz veriyorum kendime ama yine de iki saniyede olsa bakıyor sonra direk miğde ağrısına kalıyorum.suç bende tabii.
ha birde ntvspor da suç.bu ikiliyi bir ikili haline getirdiği için.onları ntvspor'da barındıran iki saniyede bile bu derece hızlı sinirleri harap edebilme yetenekleri olsa gerek.

sergen yalçın tahammül konusunu bu kadar merak ediyorsa kendisinin lucescu'ya beslediği sevginin nedenleri arasında bulabilir belki cevabını.konuştukça batmak bu olsa gerek.

ayrıca bu süper ikilinin lincoln'e karşı güttükleri kan davasının sebebine cidden merak ediyorum.böyle planlı programlı ısrarcı bir şekilde bir oyuncuyu karalama kampanyasına girişmek,karakterni sorgulama cürretinde bulunmak neyin hazımsızlığı? cevabı olmayan soruları merak etmemeyi öğrenmem gerek galiba.

apaç dedi ki...

fena halde kızsız adamın alper'i hayrettin karaoğuz'u andırıyor sergen bu resimde.

yorumculuğunu 3 para bulmasam da lincoln hususunda sonuna kadar katılıyorum. direkt paketlenmeli bu kenar brezilyalı.

hatta önce, idmanda sabri ya da hasan şaş'la girdiği hunhar bir ikili mücadele sonrası sakat bırakılıp, sonra kıçına tekme vurulmalı.

evet evet, en iyisi bu. koltuk değnekleri, defoooll defooolll eşliğinde olsun havalimanındaki veda karesi.

aşkın dedi ki...

Kendince haklı; zamanında kovulmuştu, geri döndüğünde krallar gibi muamele gördü.Böyle olunca da hatayı kendisinde değil zamanında kendisini kovanlarda buldu.
''Büyük yetenek, koşmasına gerek yok''muş, ulan bu gözler hem de bu ülkede yürüyerek takımı şahlandıran Hagi'yi gördü be.
1-2 çalım atsın, gözlerini boyasın.
Bu ülkede üzülmesinler diye fazla özellik atfedildi bunun oynadığı kulübe.