15 Mart 2009

Olsun!

Maçı vermiş olabiliriz. 2 puanı çöpe atmış olabiliriz, 1 de Trabzon'a verdik; etti 3. Bizi şampiyon yapacak maçta, bu unvanı elimizin tersiyle itmiş olabiliriz. Ama olsun. Üzülmeyelim. Disiplin kazandı. Otorite kazandı. Sen misin oyundan çıkışını sorgulayan? Çekil bakalım kenara. Sağ bekte Galatasaray'a küfretmiş futbolcu var. Ama olsun. O sayılmaz, Galatasaraylı!

Lincoln yedek beklesin de, şampiyon olmasak da olur. Maç boyunca hiçbir şey yapmayan Ümit Karan oyunda, Baros kenara alınıyor. İyi, peki, öndeyiz; forveti teke düşürelim. Lincoln girsin gol için yüklenecek Trabzonspor savunmasının boşluklarını değerlendirsin. Yok. Kim giriyor? Yaser. O kim? Dünkü çocuk. Olsun. Kaç haftadır oynamıyor ama olsun, şampiyonluk maçında; tataam, oyunda! Ama olsun. Lincoln yedek beklesin, otorite kazansın da ne olursa olsun. Arda sakatlık geçiriyor, Lincoln girsin de boşluğunu doldursun. Yok. Kim giriyor? Serkan. O kim? Hâlâ çocuk. Olsun. Lincoln girmesin de ne olursa olsun. Serkan girmeden gol yiyoruz. Bari Serkan yerine Lincoln girsin de alalım şu maçı. Yok. Kim giriyor? Yine Serkan. Olsun. Lincoln oynamasın da ne olursa olsun. Çünkü o oyundan çıkmak istemedi. Hocasına karşı geldi. Yazıklar olsun.

21 ekleme:

Kurt dedi ki...

Dursun. yırtık kanlar akan bacağıyla Arda biraz daha koşsun. Canımı veririm dememiş miydi bu takım için. biraz daha koşsun kanlar içindeki bacağıyla...

apaç dedi ki...

ilk defa böylesine bitmek tükenmek bilmeyen bir krediyle karşı karşıya geliyorum ve çok şaşkınım.

hakikaten çok başka içimizdeki lincoln aşkı.

sen kim oluyorsun da lincoln paşa'ya disiplin gösterisi yapıyorsun!?

çapın kaç senin? 20 yıllık futbolculuk hayatında kaç no look pass verdin? kaç kere sezon başı idmanına 1 hafta geç katıldın?

cesur yürekmiş..

hadi ordan densiz herif!!

SideWindeR dedi ki...

Kaç aydır doğru düzgün maç yapmamış Hasan Şaş mı giriyor orta sahanın dinamizme ihtiyacı olduğu anda? Olsun be yeter ki gönlü olsun...

Bülent Korkmaz'ı sevmediğimiz çekemediğimiz için eleştirdiğimizi düşünen futbol uleması arkadaşlar var aramızda onlara da ayrıca selam ediyorum buradan.

alessandro del piero dedi ki...

skibbe'yi koruyamazken düşünücektik abi biz bunları, onu tüm ülkeye el birliğiyle harcatmadan önce..

bize tekrar büyük takım olduğumuzu hatırlatan hocamızı harcattık biz, oyuncumuza mı sahip çıkabilelim?

galatasaray taraftarının büyüklüğünün bir kez olsun sözde değil özde olduğunu gösteren bir örnekle karşılaşmadım ömrüm boyunca, o yüzden hak etmiyoruz bence ne skibbe'yi ne de lincoln'ü.. avatarında sabri gibi bir dahi futbolcuya sahip olup disiplin gösterisi yapmayı mühim bir şey zanneden bir zihniyettir galatasaray taraftarının ortalaması.. bizim gibilere de kurduğu hayallerin tam ortasından çatırdıyor oluşunun üzüntüsüyle baş başa kalmak düşer..

Ugur Ugurlu dedi ki...

Hamburg maçında kaybetmiştim umudumum çoğunu, bugün hiç kalmadı geleceğe dair...

Hoşgeldin 4-4-2
Hoşgeldin doldur boşalt

finrod dedi ki...

Mükemmel Skibbe sonrası postunu hatırladım istemdışı olarak.Tekrar ellerine sağlık o post için çok büyük oranda hislerime tercüman olmuştun ve 6-7 aylık blog takipçiliğimde attığım ilk yorumdur o posta yaptığım yorum.

O postta bazı Galatasaraylı davranışları ele alınmıştı.Bazı adamlar öyle Galatasaraylı idi ki,ilgi arsızlığı sebebi ile takımda bir nevi kamplaşma yaratıyor,kendi bireysel tatminleri için takımsal bütünlüğü yerle bir etme çapsızlığına başvurabiliyorlardı.Ben de Büyük Kaptan'ın gelişi sonrası bu arkadaşların kulağını çeker temennimi yazmıştım.Bugüne gelindi.

Skor üstünlüğü var iken top saklamayı yapacak formda bir adam alınmadı.Süreç içerisinde forvet tazelenmesi yapılırken hazır ve düzenli süre alan adam alınmadı.Skor avantajı kaybolunca da en kolay skor bulabilecek adam alınmadı.Saydıklarımın 3'ü de aynı adamdı ve yerine Hasan-Yaser-Serkan tercih edildi.Sanmıyorum bu 3 adam 500 dk. süre almış olsun.

Gelinen noktada en azından bugünlük Büyük Kaptan kötü bir sınav vermiştir.Ama en azından daha çokça kredisi olması gerekir yaşattıkları için.Çıkışını o yüzden biraz "maç sonu canı yanmış taraftar" çıkışına benzettim.Sanırım sinirin yatışınca sen de bu noktaya gelirsin.

Bence bundan sonra asıl mühim davranış Lincoln de olacak.Eğer geçen yılki gibi küser hatta neredeyse takımı satarcasına bir performans ortaya koyarsa “sen de herkes gibiymişsin” der,bundan sonrasını da önemsemem açıkcası.Bu kadar kendini seven insana sorumluluğu yedek olsa da olmasa da çıkıp sahada bizi kendine aşık eden oyununu oynaması ve Galatasaraylılara gerçek Galatasaraylıyı göstermesidir.Umarım Hamburg maçında bu dediğim gerçek olur.

Bunlardan bağımsız olarak takımın bütün zorluklara rağmen hemen her maç kahramanca çarpışması gerçekten gurur veriyor bana.Şampiyon olsalar da olmasalar da denediklerini görüyor,ve Allah'a şükrediyorum bu takımı tuttuğum için.

scapula dedi ki...

Finrod,

Sabah 7'de kalkmam gerektiği için şimdi yatacağım. Yarın gece geç saatlere kadar da eve gelemeyeceğim muhtemelen. O yüzden şimdilik cevap yazamıyorum, vakit bulup yazarsam da biraz gecikmeli olacaktır. Ama şunu söylemem lazım. Umarım buradan ayağını kesmezsin, keyifle okuyorum yorumlarını. "Maç sonu canı yanmış taraftar" çıkışı benzetmesi çok doğru. Ama böyle olması, bir tercih meselesi. Vakit bulursam, anlatacağım umarım. Kısa kısa da geçmek istemiyorum.

Sevgiler;

Genç dedi ki...

harfiyen katılıyorum dediklerine Ata..

yazınca böyle yaz abi işte, içinden gelerek..

@apaç,

Bu adam(Ata) gördüğüm en büyük Bülent Korkmaz hayranlarındandır. Ancak hayranı olması yaptığı hatayı meşrulaştırmıyor. Ama senin gibi düşünenler sağolsun, Galatasaray'ın başarısı önemli değil, Bülent'in haklı-haksız olma mevzusu önemli.. Bülent dünyanın en haklı mevzusunda olsun Lincoln'e karşı ve ona ceza versin, kime ne faydası var? Kendisine ne faydası var? Ben söyleyeyim, bu işin bir tek Hakan Ünsal'a faydası var, yavşak yavşak gülüyor işte böyle..

Aslında sizin gibi düşünen insanlarla lisecilerin ortak yönü var. Liseci "Galatasaraylı"lara sorun, takımdaki herkes liseli olsun, Galatasaray amatör kümede oynasın Avrupa'da final oynasın farketmez derler. Sizinki de o hesap. Bülent büyük kaptandır, lincoln daha nedir ki, sürünsün çeksin cezasını. Büyük Kaptan haklı mevzusunda ağzına sıçsın Lincoln'ün..

aksilaz dedi ki...

Lincoln hata yaptı doğru ancak bu maçta oynatılmaması ve oyuna bile alınmaması Galatasaraya ihanett.r Kolayca alınacak 3 puan vardı ancak bunu istemedi Korkmaz efendi. Yazıklar olsun... Klüp çapsızların elinde

KANDIRALI dedi ki...

bülentler, fatih terimler bitsin! yeter hakkaten. futbolu katletmesinler kendi egoları için. bülen erciyesi sattığından beri adam değildir zaten benim için. topçuken sevmesemde saygı duyardım kendisine ama yeter herkes hoca olmasın.

Chao Grey dedi ki...

Bülent Korkmaz kendisine ismiyle hitap eden, üstüne bir de kulübede oturmayan, bir de küfreden adama ne yapacaktı başka? Yapmayın etmeyin hırsızın hiç mi suçu yok? Sabri'ye verilmeyen cezaya ne kadar kızgınsam Lincoln'ün yaptıklarına da o kadar kızgınım ben. Şunu unutmayalım kim olursa olsun bu formadan büyük değildir. Ne hakkı var hocasına ismiyle hitap etmeye? Kararına saygı gösterecek; dahası sahadaki arkadaşlarına saygı gösterecek, oturup izleyecek maçı paşa paşa. Lincoln duygusal diyoruz başka bir dayanağımız yok. Arda'nın hiç mi duygusu yok bacağı delik deşik olmuş şekilde sahada sekerken? Fatih Terim Hagi'ye gereken şekilde davranıyoru ama o Hagi Emre'nin ayağına kramponu eliyle giydiren adamdı. Hangi oyuncu olursa olsun sakatlanmadıkça sahada kalmak ister. Tepkisi normal olabilir, ama Juninho da oyundan alınınca öyle tepki gösterir, sonra maçı ayakta izler, bizzat şahit oldum kaç kez. Lincoln'ü yedirmeyelim diyoruz, tamam yedirmeyelim ama bu kadar da göz yumamam ben kimse kusura bakmasın. Seni oyundan çıkaran Galatasaray'ın hocası, saygı göstereceksin, nokta.

scapula dedi ki...

Çok kısa zamanım var, birkaç noktaya temas edeyim.

Bazı yorumları içime sinmeden yayımladım, bazılarını ise yayımlamadım. Bülent Korkmaz kutsal bir insandır ve ona saygısızlık etme hakkını kimseye vermem bu sayfada. Kimse kusura bakmasın; anneme, Bülent'e ve Hagi'ye laf söyletmem. Bu bir.

İkincisi şu. Bülent Korkmaz'ın başarılı olamayacağını düşünüyorum, Bülent Korkmaz'ı eleştiriyorum, Bülent Korkmaz'a kızıyorum. Ama bunu insanın babasına kızması gibi bir şey. Bülent Korkmaz yüzünden verelim şampiyonluğu, mühim değil; o şampiyonlukların en büyüğünü kazanan takımın kalbiydi Kaptan. Hiçbir şey ona olan sevgimi azaltamaz.

Üç.

Çağrı, tabii ki suçlu, Lincoln. Ama cezasını kim çekti, söyler misin bir? En başta Bülent Hoca çekmedi mi? Biz çekmedik mi? Bir yolu yok muydu bu cezayı suçun sahibine kesmenin? Kendisine ismiyle hitap etmesinin de sakıncası yoktur kanımca, Kewell da Bülent diyordur herhalde hocamıza; yabancıların Türkiyelilere hitap etme şekli çoğu zaman böyle olur benim bildiğim.

Sene '99. Galatasaray - Milan maçı. Dakika 60-70. Hasan Şaş ısınıyor kenarda. Oyuna girecekken kalkan tabelada gözüken numara 10. Ve o 10 numara, bir türlü terk etmiyor sahayı. Hocasına el kol yapıyor, hadi oradan çekiyor, "Ben mi?" diyor, inanamıyor ve nihayet yavaş adımları saha çizgisinin dışında son bulduğunda 1 dakikadan fazla zaman çöpe gitmiş oluyor. Dakikaların değil, saniyelerin hayati öneme sahip olduğu maçta galibiyeti 90+2. dakikadaki penaltı golüyle kazanıyor, 1999-2000 sezonunda UEFA Kupası'nda devam etme hakkı kazanıyoruz. Sonu malum.

Karşılaştırma değil, deli değilim. Sadece bir örnek. Anlatmak istediği şu; olur böyle şeyler, hoşgörmek lazım. Hele ki yapan, toleransı bu denli hak ediyorsa...

Chao Grey dedi ki...

Ata,

İkimiz de aynı fikirdeyiz aslında, bunu şu sözlerinden anladım: "Olur böyle şeyler, hoşgörmek lazım. Hele ki yapan, toleransı bu denli hak ediyorsa..."

Lincoln'ün toleransı bu kadar hakettiğini düşünmüyorum kesinlikle. O yüzden blogda da dedim ki: "Ben Lincoln'de Hagi ruhunun zerresini göremedim". Maalesef durum böyle, bir durup düşün; Lincoln Almanya motivasyonundan dolayı mı çok sinirlendi çıkarılışına, yoksa sahada vereceği çok şey olduğunu mu düşünüyordu? İkinci ihtimalin gerçekliğine inanıyorsan görüşlerimiz burada ayrılır maalesef, ben de çok üzülürüm senin gibi bir Galatasaraylı ile fikir ayrılığına düşmekten dolayı.

Saygılar,

Çağrı...

gltsry dedi ki...

her platformda burda olduğu gibi kaptanı eleştirmek lincoln'ü ölesiye savunmak gibi algılanıyor.lincoln oynamalıydı diyorsan hocaya haksızlık etmiş gibi algılanıyorsun.ben anlamıyorum dün hangimiz şaşırmadı lincolnsüz oyuna başlamamıza.ve hangimiz lincoln ile başlasak farklı olabilirdi demez.trabzon deplasmanında lincolnsüz oynamamızın ben hiç bir mantıklı tarafını göremiyorum.maçı çok rahat alabilirdik ki bu dizilişlede nerdeyse kazanıyorduk.ama biz kendi gözümüzü oymaya kalktık.kime faydası oldu lincoln'nü cezalandırmanın.hemde son 20 dakika bile oynatmayacak kadar cezalandırmanın.
lincoln olayına değinmek istiyorum birazda.neden bu tür sorunlar olduğunda adı lincoln olunca ülke olarak idam sehpaları hazırlanıyor.hakan ünsal, erman toroğlu ve dahası sanki bekliyorlar birşey yapsada saydırsak diye.neden söz konusu lincoln olunca sakatlandığına inanılmıyor,onun yaptığını başkaları yapınca gördüğü tepkinin milyonda birini görmüyor diğerleri.ben artık çözemiyorum bu işi.hala bu adam bize ne fayda sağladı deniyor.8 gol bilmem kaç tane asist yapmış ama yok hala faydasız,sorumsuz,kötü.avrupa maçlarında iyi oynasa orası vitrin onun için oynuyor ligde oynasa malumunuz saygısız bile oluyor.ekstra çalışsa fizyoterapisti sorun oluyor falan filan. ben de lincoln'nün yanlış yaptığını kabul ediyorum hamburg maçında.ama kızdığım nokta bunu kendi içimizde halledememiz.çıkıp şu kadar ceza verdik bir daha yaparsa şu kadar daha vereceğiz diye medyaya açıklama yapmakta neyin nesi? ver cezayı ama millete ne? dedim ya olay lincoln olunca tüm ülke toplu açıklama ve okkalı bir ceza bekleyişine geçiyor.sıkıldım artık bu durumdan.sinan engin çıkıp bir gün bu adamı arkadaşları soyunma odasında döver diyorsa,erman toroğlu sürekli kılının döndüğünden bahsediyorsa,sergen yalçın bu adam karaktersiz diyorsa,hakan ünsal sürekli küçültüyorsa sözleriyle ben bu ülkeden kaçmak istiyorum.nedir bu lincoln düşmenlığı? tamam hata yapınca cezasını alsın bilmem ne ama nedir her seferinde linç girişimleri?

finrod dedi ki...

Blog sahibinin kanaati(tez),yorumlardaki aksi görüşler(antitez) sonucu mantıklı bir senteze vardık sanki.Öncelikle net olarak şunu sormak lazım:şu an Bülent Korkmaz ile Lincoln arasındaki ilişki nedir? ve bu adamlar Hamburg maçı sonrası ne konuştular ya da konuştular mı?bunun haricinde her 2 tarafta da sıkıntılı tavırlar var.

Öncelikle kaptana gelelim.Yazdım da daha önceden Bülent Korkmaz "galatasaraylı" değil "galatasaray"dır.En azından bir kişi bu sıfata layık olacaksa bence odur.İzlemedik oyununu ve ancak okuyabiliyoruz hakkındakileri ama galatasarayı lise takımı halinden alıp geniş kitlelere sevdiren Metin Oktay belki onunla bu konuda aşık atabilir.Evet kutsal olmalıdır Ata'nın-sıkıntı olmaz sanırım isimle hitapta- dediği gibi ama dogma ya da tabu değildir.Dokunulmaz olamaz ve hatta dokunulmalıdır.Kaptan hiç götürmese Linc'i Trabzon'a ya da "disiplin gerekçesi ile kadro dışıdır" dese bence sıkıntı olmazdı ya da en azından yanlış ve tutarlı bir tavır olurdu.Şimdi saçma bir durumla karşı karşıya bıraktı bizi çünkü cevabının saçma olduğunu o da biliyor yani kararı mantıklı değil fevri bir davranış.Bunun haricinde taktiksel bir eleştirim olsa da genele vuramam bunu çünkü adam kendi sahasında lig sonuncusundan 5 yemiş bir takımda "uefa ve lig şampiyonu olmalısın" diye göreve geliyor ki,bu kadar saçmalığın ortasında hatalar yapması kadar doğal birşey yok.

Geçelim 10'a.Tardini'de saçma ifade etmişim biraz ama kardeşim adam 10 kişi kalmış bir takımda oyundan çıkacak ilk ve en mantıklı kişiydi nedir buna itiraz? Tamam Almanya'ya ispatlayacaksın kendini de senin bireysel tatminin için skor 4-1 olaydı ne yapacaktık?Ben de Nasreddin Hoca'dan girecektim zaten Chao Grey'in dediği gibi "hırsızın hiç mi suçu yok?".Bundan sonrası için de göstereceği tavır onun herhangi bir oyun kurucu ya da gönüllerin 10 numarası arasındaki yerini belirler.Olumsuz gelişmeler olması halinde "giden her sevgilinin ardından hep biz olduk el sallayan" deriz geçeriz nedir yani.

Ama asıl sıkıntı bizim yapımızda bence.Nazmi abiyi bazen isim verdiği için eleştiriyorum ama haksız da değil sanki.Kardeşim niye .... basının gazına gelip ona buna giydiriyoruz?Kimisi kaptanı kimisi lincoln'u tutmuş.Var mı böyle bir yaklaşım ya?Bu basının bizim iyiliğimizi istediği nerede görülmüş?"Basın yalan yazıyor şampiyon olmayınca" demek nedir?Kaptanın erciyes-bursa-g.birliği ekseninde yaşadıkları zerre enterese etmesin bizi,adamın evi burasıdır ve burada 25 yıl boyunca dimdik bir duruşu vardır.KÜÇÜK leri sevindirme işi bayramlarda olsun gerisi lazım değil.Saygılar.

finrod dedi ki...

@Scapula

Diğer postun bütünlüğü bozulmasın diye ayrıca yazdım.Kovmadığın sürece el ayak çekmeyiz buradan,pcliondan,mahalle takımından acetodan ondan bundan.

"İlerde Mayıslar Bizim'de altyapı sorumlusu olmak istiyorum" Finrod Turan :)

scapula dedi ki...

Nazmi Abi'nin yorumunu yanlışlıkla kaybettim. Aşağıya kopyalıyorum.

"bülent korkmaz aslında benim için, futbolu bıraktıktıktan sonra Gerets'in yardımcısı olmak istememesiyle, gençlerbirliği maçındaki hareketiyle , sonrasında fener'e lucescu gelme ihtimali varken yardımcısı olma olasılığı'yla ve en son gelmeden Lincoln'ün kaptanlığına takmasıyla bitmişti. Skibbe'nin kovulmasıyla gelişiyle bitişi ertelemiştim. Lincoln'ü oynatmama adına, galatasaray'ın ve taraftarlarının kaderiyle oynama acemiliğinden sonra sildim kafamdan. Bundan sonra bi şey olmaz, galatasaray'dan kovulduğu gün yazın bir tarafa Hakan Ünsal'dan beter olacak."

***

(Şimdi geldim eve, gözlerim kapanıyor. Cevap yazamadım yine; yarına artık...)

scapula dedi ki...

"Teknik direktörlerin bilecekleri meseleler tabii bunlar. Bizimkiler, yalnızca birer taraftar görüşü; fakat Bülent Korkmaz'ınkiler, maalesef, ülkemizin genel reaksiyonu. Beni kişisel olarak korkutan bu."

Maç bittiğinden beri aklımın bir köşesini kurcalayan konu bu işte, Eray (Sözen) da böyle ifade etmiş. Burada 15 kişi varız, hepimiz toplanıp Galatasaray'ın başına geçsek Bülent Korkmaz kadar başarılı olamayız. Tabii ki bizim bildiğimizden daha fazlasını biliyor; ama diğer yandan görüyoruz ki bu ülkede yıllardır gördüklerimizden farklı değil Kaptan'ın yaptıkları. Bu mantalite bugüne kadar ülke futboluna pek olumlu etki etmedi; defalarca görüp yaşadık. Yine göreceğiz, ne olacağını.

Kısa vadedeki umudum, uzun vadedekinin yarısıydı; bundan iki ay önce. Şimdi Bülent Korkmaz'ın gelişiyle bu sezonki şansımızın arttığını düşünüyorum, tabii ki çok zor ama UEFA Kupası'nı alabileceğimizi... Ama tut ki aldık Kupa'yı, ben 10 sene daha beklemek istemiyorum. İşte kritik nokta bu; geleceğe dair fazlaca bir ışık yok içimde artık. İki ay önce güneş vardı, söndürdüler. Sezon başında değişik bir metot denedi Galatasaray yönetimi. Bir Avrupa kulübü yönetimi gibi davranarak takımı uzun vadeli yapılanmata götürecek bir hocayla anlaştılar. Bu hoca, bir teknik adam ilk sezonunda ne kadar ışık verebilirse o kadar verdi. Maksimumunu yani. Ama bir fırtına koptu, elektrikler bir anlığına kesildi ve Michael Skibbe yolcu edildi. Halbuki fırtınanın kopup kopmaması, onun elinde olan bir şey değildi. Neyse, artık ne kadar konuşsak bir işe yaramayacak. Umudumu kaybettiren, ilk defa farklı bir takım olma yoluna giren Galatasaray'ın, bu düşüncesinden bu kadar kolay vazgeçmesi. İlk denemeler zordur, hep zor olmuştur; belki ikincisini yine biz dener, yine biz başarırız gibi bir düşünce yok içimde. Çünkü olabilecek en hasarsız, en başarılı şekilde ilerlerken plan, yine de vazgeçildi. Hâlâ kabullenemiyorum.

Bülent Korkmaz, o sözünü ettiğimiz uzun vadeli yapılanma meyvesini vermeye başladığı zaman takımın başına geçebilecek isimlerden biriydi. Sistem yaratacak bir hoca değil, kurulu sistemi hakkıyla işletecek biriydi. Yine söylüyorum. Yanlış zaman, doğru insan. Bu bileşimden bir şey çıkmaz. Çıkmayacak. Çok zor...

Lincoln mevzuu... 26 Mayıs 2001'di Hagi'nin jübile yaptığı tarih. O günden beri Lincoln'ü bekliyordum ben. Belli ki sene sonunda gidecek ve biz bir 8 sene daha bekleyeceğiz bu tarz bir oyuncuyu izleyebilmek için. Aslında sadece Skibbe'nin gönderilmesi değil, tüm yaşananlar birer vazgeçiştir. Cassio Lincoln'ü alırken bilmiyor muydu Galatasaray, nasıl bir oyuncu aldığını? Lincoln eğer Hagi karakterinde bir adam olsaydı Hamit'le birlikte onun da ancak formasını alırdı. Şimdi aldık, beğenmiyoruz. Bir kızın peşinde senelerce koşan, elde ettikten sonra kızın her şeyi kendisine batan gerizekalı adamlar gibiyiz. Yarın bir gün Kewell'ı da "Kondisyonu yok." diye gönderirlerse şaşırmam mesela.

Biz çirkin bir ülkeyiz; sadece futbol anlamında söylemiyorum bunu. Bizim ülkemizde hiçbir şey düzgün işlemez. Galatasaray'da da durum farklı olmayacak bu yüzden. Her zaman ülkesinin katbekat önünde giden bu camianın artık bu konu özelinde ayrıştırıcı bir özelliği kalmamış durumda. Galatasaray Spor Kulübü, şu anda Türkiye'deki herhangi bir kulüp; aksini iddia edenle sabahlara kadar tartışırım. Fark, geçmişte kaldı. Gelecekte üzerinde durup yeniden ortaya çıkaracak insanları beklemekte...

Lincoln, az problemli bir oyuncu. Ama yerli oyuncuların kıskançlığı pireyi deve yaptı. Çünkü biz çirkin bir ülkeyiz. İnsanlarımızın, çirkin birçoğu. Medya ise dünyanın her yerinde çirkin. (Yazık ki gelecekte o sektörde çalışacağım; ne diyelim, tercih hatası...) Spor programları (ben bir tanesini dahi izlemiyorum ama geliyor tabii kulağımıza), Lincoln gibi yıldızları yüceltmeleri, o yıldızlar sayesinde futbolun ilgi görüp kendilerinin bu pastadan ekmek yediğinin farkında olmaları gerekirken; reyting olsun diye kriz çıkarmakla yükümlü hissediyorlar kendilerini. Onlar, ortada pire dahi yokken yaratıp, öyle deve yapıyorlar. Melike Hanım, neden diye sormayın; bu işin mantığı bu. Meslek ayaklara düşmüş. Hakan Ünsal gazetecilik yapıyorsa lanet olsun bu ülkedeki gazetelerin hepsine. Spor yorumculuğu yapıyorsa spor diye bir şey yok demektir bu ülkede. Böyle işte. Okumayın, seyretmeyin, sinirlenmeyin. Ben öyle yapıyorum; hem de inanın hiç zor değil. Hiç merak etmiyorum ne konuştuklarını, birçoğu değer verdiğim insanlar değiller zira. Futbol benim için bir hobi değil, daha fazlası. O yüzden futbolla dolacak iki saatten rahatlıkla feragat edebilirim, hele ki sinirlerimi bozup işkenceye dönüşecekse. Geçtiğimiz sezon, Kalli - Lincoln - Hakan üçgeninde yaşanan olayla birlikte spor basınının bir kulüp üzerinde ne derece büyük bir etkiye sahip olduğunu yaşadık, gördük. Alaşağı ettiler Galatasaray'ı, az kalsın şampiyon olamayacaktık. Biz veriyoruz bu gücü bunların eline. Önermiyorum, rica ediyorum; seyretmeyin. Biz seyretmeyelim.

Finrod Turan,

Bırak isimle hitabın sorun olmasını, adaşmışız bir de. Göbek adım; dedemden geliyor.

Söylediğin hemen her şeye katılıyorum. Da... Şu "Lincoln Almanya'da kendini kanıtlayacak" muhabbetine ortak olman şaşırttı beni. Yahu adam neyi kanıtlasın Almanya'da, bir dönem belki de ligin en iyi oyuncusuydu yahu! İlk kim çıkardıysa bu kendini kanıtlama geyiğini, çekip vuracağım yemin ederim. Ben Lincoln'ün oynadığı tüm maçlarda vargücüyle mücadele ettiğini görüyorum. Bazen daha durgun olmuyor mu, oluyor. Peki, Arda olmuyor mu?

Ama bugünden sonra göstereceği tavır, sene sonunda kendisine kapı gösterilmesine kadar giderse; tabii ki el sallayan olacağız ve yine "Bize her sevdadan geriye kalan, sadece Galatasaray" diyeceğiz. Ama Skibbe örneğinde olduğu gibi burada da kaybeden Galatasaray olur. Bir gerçek var. Lincoln için dünyada Galatasaray çok. Ama Galatasaray'da başka Lincoln yok. Dünyada da çok fazla yok, işte düşünelim kaç senede bir geliyor... O yüzden büyük görmeyelim kendimizi haddimizden fazla. Büyüksek, başka özelliklerimizle büyüğüz biz; bu Lincoln'ü ya da Kewell'ı ya da Skibbe'yi çok da fazla ilgilendirmiyor. Biz tutmaya çalışalım bu adamları. Galatasaray'ın adını başarılı insanlarla birlikte yukarıya taşıyabiliriz ancak; kovmayalım onları.

***

"Maç sonu canı yanmış taraftar" tespitine gelince... Dün de söylemiştim; doğru, ama benim için sakıncası yok. Bilmiyorum o zamanlar yolun düşüyor muydu bu sayfaya ama bir dönem içimden gelmiyordu bir şeyler yazmak. Kişisel nedenlerle birlikte, "ulan yüz tane adam aynı şeyleri yazıp duruyoruz, kime ne faydası var" düşüncesi ağır basmıştı. O günlerde birkaç sıradışı gelişme oldu bana burada yazmayı bıraktırmayan. Ama daha farklı bir şey ortaya çıkarmaya çalışacaktım, kararımı vermiştim. Nispeten gölgede kalanlara değinmeye çalıştım daha sonra. Gözden kaçan bir şey olmadığında, yazacak bir şey olmadığında yazmadım. Ama bazı maçlar sonunda daha bir duygu yoğunluğu oluyor; oturup da uzun uzun analizler yapmak gelmiyor insanın içinden. Pazar gecesi öyle bir geceydi. Bir hayal kırıklığı yaşadım. Canım yandı. Hangimizin yanmadı ki? Ben de bu can yanmasını yansıttım. Gelip maçın tekniğini taktiğini konuşsam, samimi olmazdı. Çünkü ben o değilim, ben öyle bir insan değilim. 4-3-3, 5-4-1, 4-3-1-2, 3-5-7-10 diye izlemiyorum ki maçları; 11 sarı kırmızılı forma var sahada diye izliyorum ben. Blog denen mecrayı okutan şey de bana göre samimiyet. Bundan uzaklaşmak istemem. Uzaklaşırsam, okunacak tek bir satırı kalmaz bu sayfanın...

finrod dedi ki...

Yanlış anlaşıldım sanırım "Lincoln Almanya'da kendini kanıtlayacak" konusunda.Lincoln elbette ki uluslararası piyasada ilk maçlarını yapan bir adam değil yani kelime seçimim "ispat" yanlış belki ama onun hem Schalke'deki son yılında sanırım 5 ceza alışı hem de biraz gevşek tavırları sebebiyle orada hakettiğinden az değer görmesi sebebi ile alman takımlarına karşı ekstra bir motivasyonu var.Yoksa elbette kısa süreli de olsa bir dönem orada belki de en önemli oyuncu idi.Hatta Schalke'nin Bayern'i içerde dışarıda yenmesine rağmen şampiyon olamadığı yıl kariyer yılıydı onun.Kısaca "ispat" değil de "eskiden yeterince saygı göstermediğiniz disiplinsiz ama gururlu bir genç vardı" durumu var.Her ne kadar mücadelesi hemen her maç enfes olsa da Almanya'daki maçlarda "beni göndermeyecektiniz oğlum" tavrı bence yadsınamaz.He rahatsız mıyız,elbette hayır.Keşke hep alman takımları ile oynasak.

ps:Finrod Turan'daki kastım Arda "Turan"ın gelecekte altyapıda çalışma açıklamasına ithafendi,yanlış anlaşılma oldu sanırım.Önemli değil gerçi.

Gökhan.

Adsız dedi ki...

Yaser dun ku cocuk, Serkan hala cocuk. Hahahaha.

Goren de biri 12 digeri 13 yasinda sanar. Bulent Monaco da oynadiginda neydi diye soracagim, mevzu uzayacak. Ya da Tugay?

Elestirmek iyidir ama hakkaniyeti de elden birakmamak lazim. Cosarsan Persembe aksami zor durumda kalirsin.

Selamlar.

scapula dedi ki...

Eleştirmek iyidir ama isim yazmayı da ihmal etmemek lazım. Edersen, ayıp olur.

Her post'ta aynı şeyleri tekrar tekrar belirtemem ama maksat sizin gönlünüz olsun. Yaser ve Serkan hakkındaki daha ayrıntılı fikirlerimi şurada belirtmiştim;

http://mayislar.blogspot.com/2009/02/galatasarayn-gencleri-genclerin.html

Selamlar.