21 Mart 2009

Hasan Şaş'ım


Bir kez daha söylüyorum. Hasan'ı yuhalayanlar gitsin televizyon yarışmalarını falan izlesin, gelmesin Ali Sami Yen'e.

Hasan da gittikten sonra kim kalacak? Emre Aşık da bırakacak futbolu... Arda, Uğur gibi çocuklar bu formayla yapsa jübilelerini de bir 15 seneyi daha kurtarsak; bir süre daha futboldan zevk alsak... Sonra iki tane daha çıksa zaten ömür boyu bizi götürür... Lincoln diyoruz, haksızlık yapıldı diyoruz, küçük düşünüyoruz diyoruz ama şu da var ki 11 tane Lincoln'ü olsa bu kadar sevmem ben takımımı. Futbolu da. Bir sürü şeye kızıyoruz bu ülke futbolunda, amatörce davranışlar tahammül sınırlarımızı zorluyor ama bunca yanlışa katlanmamızda bu yanlışların çekici bir yanının olması da yatıyor aslında. Hâlâ tam endüstriyelleşmedik, hâlâ tam profesyonelleşemedik biz; hâlâ Hasan Şaş gibi, Arda Turan gibi, Uğur Uçar gibi, Emre Aşık gibi oyuncularımız var. Liverpool'da bir Gerrard var ama Galatasaray'da bir sürüsü... Hâlâ farklı bir yanımız var bizim, hâlâ ruhumuz var.

Hasan Şaş'ım, umarım biliyorsundur o yakışıksız sesin sahipleri üzülmene değecek kadar değerli değiller. Hiçbiri. Yarınki maçta gönlün alınacaktır, uzatma bu dargınlığı. Ne yapalım, bizim tribünümüz de böyle. Biz de sevmiyoruz ama gidiyoruz maçlara; sen de sevme ama gel tribüne. Kabul et özrümüzü...

11 ekleme:

Walentino dedi ki...

hasan'ı sergen görüntüsüyle umut olarak sahaya sürmek hataydı.

bizim memleketimizde sevgi ifadesi bile küfür olabiliyor.iyi top oynayan bir adamı ekran başında izlerken 'ulan ne o.çocuğu herif yaa' diye beğenisini ifade eden bir milletiz.

maalesef ki durum budur.

benjcev dedi ki...

yuhalayanların çoğu zaten eskişehir maçına gelmeyecektir. fener maçına saklıyorlar kendilerini. ondan sonra da gelmezler sivas maçına kadar.

hatta bu iyi havada yalvarıyorum ilk defa, yarın hava kötü olsun istiyorum. gerçekten sevenler gelsin. ilk defa bu kadar elitist davranıyorum ama yarın futbolcuların sadece "gerçekten sevenler"e ihtiyacı var.

scapula dedi ki...

Benjcev,

Bilmiyorum ne dersin ama hepimizden önce değil sevmek, Galatasaray üzerinden rant elde edenlerin yerleri var o tribünde... Hagi'yi yuhalayanların, yuhalamayanları dövenlerin yerleri var. Onlar abi, onlar reis, onlar en sözü geçenlerimiz! En Galatasaraylı onlar, bizlerden önce. Hakem kötü niyetiyle verdiğimiz Fenerbahçe maçından sonra, Kupa'daki Kayserispor maçında onlar değil miydi protesto organize eden? Sanki akılları yetiyormuş da hepimiz adına karar verme yetkileri varmış gibi. Ha herkes sanıyor ki o protesto Fener maçı içindi, o bile değil, neyse... Galatasaray tribünü, faşist ve mide bulandırıcı bir tribündür, senelerdir de öyledir. Bu yüzden boş hayallere kapılmayalım derim, naçizane.

Tüm bunlardan bağımsız, Eskişehir maçına "Yenilsen de yensen de" diye başlanır, yenilirsek "Taçsız Kral Metin Oktay" duygu sömürüsü başlar, "Forma kutsaldır" denir, "Sabrımız taşıyor" denir... Denir.

Kapali Ust dedi ki...

Hasan Şaş'ı yuhlayan kitle armadan çok başarı peşinde olduğu için Eskişehir maçında yerini almayacak ama sezonun en sonunda Sivasspor maçında utanmadan şampiyonluğu kutlamaya gelecektir, çünkü onlar bu renkleri başarı için sevmiştir. Bu renkleri karşılıksız seven bizler de Eskişehir maçında tribünde yerimizi alır, Hasan Şaş'ın gönlünü almaya çalışır takımı tekrar şampiyonluk yarışına sokarız, ha maç kaybedilirse dudaklarımızdan sabrımız taşıyor dizeleri değil ancak "bu sendeki büyük taraftar bir gün ağlar, bir gün coşar, seni bu sesler oyalar, aldırma cimbom aldırma" dizeleri dökülebilir.. Yense de büyük yenilse de. Yarın maçta görüşmek üzere.

scapula dedi ki...

İsmail Abi,

İlk görüşmemiz çok ama çok talihsiz oldu. Maç çıkışı görüşmek üzere derken hangimiz bilebilirdik ki o maç Galatasaray'ın karanlık geleceğinin miladı olacak... Sadece 5 yemedik o gün, umutlarımızı birkaç sene daha erteledik.

Müsait olursan, bu kez nispeten daha keyifli bir maç çıkışında görüşmek memnun eder beni...

benjcev dedi ki...

tekrardan merhaba,

haklısın, galatasaray özelinde çoğu tribün rantın, emek hırsızlığının, şoven söylemlerin yeri olmuştur. ama bu adamların futbolla, takımıyla, hasan'la çok alakasının olduğunu düşünmüyorum.

Kapalı Üst'ün de dediği gibi, sadece derbi ve şampiyonluk maçlarına gelen tayfayla sorunum var. ekonomik sebeplerle gelemeyenleri saymıyorum, gerçi onlar derbi maçlarına da gelemiyorlar ama neyse.


adamlar, ayda yılda bir para vermeyi bir halt zannedip, o maçta da iyi futbol, galibiyet, şov vs istiyorlar. şımarıklı veya değil bilmiyorum ama bir sonraki maçın tarihini sorsan çoğu bilmez. yarın eskişehir maçını bile çoğu izlemeyecektir, umrunda olmayacaktır. çünkü para vermediler. özelte, derdim galatasaraylı futbolculardan restoran şefinden bekledikleri gibi müşteri memnuniyeti bekleyen tayfaya gıcığım.

ayrıca, hava da kapandı hafız. korktum yeminle.

aşkın dedi ki...

Sevgili kardeşim hangi maç bu çıkartamadım..
Ben kendimi üzmüyorum, ''bu topraklar''ın kaderi budur.Tek bir kupa ve sonrasında birbirimizi yiyip bitiririz.
89'da yarı final oynayan kadroya resmen taparım ben, tarikatçısı - hırçını - görmemişi yoktu.
Sevmiyorum; Hakancan'ı, (artık) Bülent'i, Hasan'ı, Emre efendiyi, Okan abisini, başlarındaki Sinyor'u.Benim için Uefa şampiyonu Hagi - Taffarel - Popescu - Ergün'dür.Hagi ne yaparsa yapsın özeldi.
Bir kupa, başta saydıklarımı bu hale getirdi.O kadronun parçası olmaları beni bağlamaz, o halde mevki - servet sahibi diye bu ülkedeki bir çok hazrete saygı duymam lazım.
Farklı bir profil çizdiğimin farkındayım ama ben buyum, değişemiyorum.Yerden yere vurulan, gitmek isteyen C.Ronaldo bugün takımıyla kaldığı yerden devam ediyor.Gitse hayal edemeyeceği paraya kavuşacaktı, hala cüzi bir rakama oynuyor ama sonuç ortada.
Şimdi soruyorum, haksız mıyım?

scapula dedi ki...

Aşkın Bey,

Forma 2002-2003 senesinin forması. Rakibinse sarı-siyah Umbro forması var, kameralar Hasan'a odaklandığında arka planda kalan futbolcunun çorabından gördüğümüz üzere. Demek ki o sezonki İstanbulspor maçı bu maç.

http://www.tff.org.tr/Default.aspx?pageId=29&macId=14352

Kim 100 tane vurdu, onu anlamadım ama...

***

Haksızsınız diyemem. Ama değerlendirme kriterlerimiz farklı. Galatasaray'dan bağımsız, insan olarak bakarsak söz konusu isimlere, çok daha seçici olurum "Bunu seviyorum, bunu sevmiyorum." derken. Hayatımdaki insanları düşünüyorum, "Severim, harika insandır, her konuda kefilim." diyebileceğim kişi sayısı hayli sınırlı, Galatasaray'da da mutlaka böyle olacaktır. Ki, gerçek anlamda tanımıyoruz da hiçbirini.

Futbolcu olarak değerlendirdiğimizde ise değişiyor iş. Yine Hasan Şaş üzerinden gidelim. Ben Hasan'ı seviyorum. Komşumuz olsa sevmem belki, ama televizyonda sarı kırmızılı formayla gördüğüm adam benim için çok özel. Çünkü Galatasaray'ın kazanmasını benim kadar istediğini görüyorum. Ha sadece bu mu? Değil. Öyle olsa Hakan Şükür'ü de severdim ama çok nadirdir tribünde adını haykırdığım. Hasan'ı daha saf, daha hesapsız, daha delikanlı buluyorum. Pirüpak mıdır Hasan? Asla, bilakis bir sürü günahı vardır. Ama işte ne bileyim, seviyorum. Bir yerden sonra mantığı yok bu işin, en azından bende böyle. Daha önce benzer bir konuyu tartışırken söylemiştim, mantıklı davranacak olsam sevmem futbolu.

Yine de tekrar söylüyorum; asla haksızsınız demiyorum.

Adsız dedi ki...

100 tane vuran hagi, hasanın dediğine göre.

Kapali Ust dedi ki...

Atahan,

Bu sefer maç öncesi görüşelim, maç sonraları ne olacağı belli olmuyor:) Sokakta telefon klubesinin oralarda seni bulacağımı umuyorum maç öncesi bulamazsam maç çıkışı oralarda olurum. Sevgiler, saygılar.

scapula dedi ki...

Ben de Hagi diye algılıyorum Hasan'ın söylediklerini, ama o sezon Hagi yok. İki görüntü farklı maçlardan da olabilir tabii, ama Hasan'ın Hagili Galatasaray'da dazlak olduğu bir buçuk sezonda harika futbol oynadığını ve taraftar nezdinde çok fazla kredisi olduğunu da düşünerek "Yok, Hagi değildir." dedim. Hagi'yse zaten saçma konuşmuş Hasan, Hagi tabii ki 100 tane vuracak!

***

İsmail Abi,

Maç öncesi arkadaşımlayım, bırakırsa gelebilirim. Yetişirim diye tahmin ediyorum.