Bazen, hiç beklemediğimiz anlarda hiç beklemediğimiz bir futbolcu alır ayağına topu, bakar kaleye. Tribünde binler, ekran başında milyonlar hazırlar küfürlerini. "Kaç tane gol attın sanki oradan"la başlayıp sinkafla biten cümlelere saniyeler kalmıştır. Ama inanılmaz bir şey olur; gol! Herkes şaşkındır. Dillerin ucuna kadar gelen küfürler, yerini "aslanım benim"lere bırakır. Sevinilir doyasıya. Bu gollerdir çoğu zaman Galatasaray'ı şampiyon yapan. Ekstra puanlardır çünkü bu gollerle alınan.

2001-02 sezonunda en önemli 4 oyuncusunu kaybeden ve yerlerini kiralık oyuncularla doldurma yoluna giden Galatasaray, bu gollerle kucaklamıştır şampiyonluğu. 2. haftada Denizlispor karşısında Ergün'ün uzaktan attığı golü, 5. haftada Suat ve Bülent'in golleriyle gelen Malatyaspor galibiyeti, 6. haftada Bülent Akın'la gelen derbi sevinci, 8. haftada Vedat'ın, 12. haftada yine Bülent Korkmaz'ın akıl almaz golleri, 17. haftada Victoria'nın Yozgat filelerine yolladığı füze izlemiştir. Son düzlükte de Radu Niculescu kalibresinde bir oyuncunun en kritik anlarda attığı goller Kupa'nın Bülent Korkmaz'ın ellerinde yükselmesini sağlamıştır. Bu goller; Niculescu'nun, Bülent'in, Vedat'ın yahut Victoria'nın attığı goller değildir. Galatasaray forması atmıştır bu golleri. Victoria senelerce Çaykur Rizespor forması giydi ama acaba hiç Yozgat maçında gol attığı yerden kaleyi tutturabildi mi? Üzerinizdeki forma güç verir sizlere, denir ya, o hesap...

Ya 2005-06 yılında gelen son dakika gollerine ne demeli? Galatasaray formasını resmi bir karşılaşmada ilk kez giyen Aydın Yılmaz'ın Konya'daki inanılmaz golünü hangi mantıklı bakış açısı açıklayabilir? Türkiye'deki beşinci senesini geçiren Song'un Manisa'ya attığı golün bir benzerini gördük mü, görebilir miyiz? Hasan Kabze ömründe kaç kapak takabilir böyle? 2007-08 sezonunun son iki haftasında önce Ayhan'ın Sivas'a, sonra Hakan Balta'nın Gençlerbirliği Oftaş'a attığı goller, bu oyunculardan görmeye alışık olduğumuz goller mi? Serkan Çalık, Trabzonspor maçının son dakikasında attığı golü başka hangi maçın hangi dakikasında atabilir? Top, Denizlispor maçının 88. dakikasında Souleymanou'nun elleri ve üst direkten sekip Servet'in önüne kaç kez düşebilir o şekilde?

Bu sezonun başından beri attığımız gollerin çoğu aynı felsefenin ürünü. Beklenen isimlerden harika goller izledik Skibbe'nin gittiği güne kadar ve ben kendi adıma bundan çok memnundum. Bülent Korkmaz'ın gelişiyle birlikte ise alışık olduğumuz manzaraya döndük. Sabri'nin 90. dakika golü "Tamam, ben bu takımı tanıyorum." dedirtti hepimize. Ancak maalesef gerisi gelmedi. Madem ki tekrar hadi oğlum hadi aslanım takımına döndük, benim tek umudum bu goller, kaç maçtır onları bekliyorum ama yoklar. Bu da sanki yitirilen umudun habercisi. Oyuncular birer birer tüm güçlerini sahaya yansıtsa da, Bülent Korkmaz ruhunu takım olarak göremiyoruz sahada. İsyan etmiyoruz. Kazanacağız, başka bir yol yok ki; demiyoruz. Dolayısıyla beklemekle kalıyoruz bu golleri.

Ben de bari beklemekle kalmayayım dedim, bu gollerin bir listesini yaptım. Hiçbir takımda eşi benzeri görülemeyecek biçimde çok gol var böyle Galatasaray tarihinde. Hagi'nin atmadığı Hagi golleri, Hakan'ın atmadığı Hakan golleri, Jardel'in atmadığı Jardel golleri... O kadar çok var ki, açıkçası ilk 10 oluşturmakta çok zorlandım. Önemine göre sıralayayım dedim, olmadı; güzelliğe göre sıralayayım dedim, olmadı. Ana kıstas olarak güzelliği alıp, işin içine biraz önem, biraz da beklenmezlik derecesi katıp öyle sıralamaya karar verdim sonunda. Değerlendirmede, 2000 yılını başlangıç olarak aldım. Daha fazla uzatmayayım sözü, alt tarafı liste yapacağız...


10. Ovidiu Petre - Malatyaspor

2003-04 sezonu. Murat - Ömer Erdoğanlı efsane kadro. Bu kadronun bir diğer unutulmaz ismi de Ovidiu Petre. Gariplik bu ya, o Petre, ikinci yarının ortalarında kendisinin ve takımının inanamayacağı golü atıyor işte. Atanı asla unutmayacağımız derecede seyrek görebildiğimiz frikik gollerinden biriyle Galatasaray'ı 1-0 öne geçiren Prates taç kullanıyor, Hakan Şükür kafayla ceza sahasının dışına aşırtıyor, yerde seken topu ceza alanının dışından inanılmaz bir sağ ayak voleyle filelere gönderiyor ve skor 2-0 oluyor. Fevzi çaresiz, diyemiyorum, zira o Fevzi o dakikadan sonra yaptığı kurtarışlarla canımıza okuyor. Olimpiyat Stadı'ndaki maç 2-2 sonuçlanıyor. Ama o gol var ya...

9. Okan Buruk - Liverpool

2006-07 sezonunda, Avrupa'da yine hayal kırıklığı yaratmışız. 5 maçta alabildiğimiz puan, 1. Son maçımızı oynuyoruz, Olimpiyat Stadı'nda Liverpool'la. Hiçbir iddiamız kalmamış, Liverpool'un da öyle. Fowler'ın golüyle yenik duruma düşüyoruz, iki dakika sonra Necati durumu eşitliyor. Derken, acayip bir şey oluyor. Carrusca'nın korneri savunmadan sekiyor, "gerilerden gelen" Okan Buruk, top yere inmeden gelişine öyle bir vuruş yapıyor ki sağ ayağıyla, hiçbir değeri olmayan bu gol Galatasaray'ın Avrupa kupalarında attığı en güzel gollerden biri oluyor. O topun Okan'ın ayağına oturmasını, aldığı falsoyu ve Olimpiyat Stadı hatırası yaşaması için oynatılan Dudek'in çaresizliğini unutmak mümkün değil. Güzel goldü vesselam.

8. Sabri Sarıoğlu - Bursaspor

Aynı sezonun 17. haftası. Liverpool maçından 5 gün sonra. Aynı Okan, aynı klasmana girebilecek harika bir gol gönderiyor 85. dakikada Bursaspor kalesine. Bu, çocukluk kahramanlarımdan birinin taraftarla barışması anlamına geliyor. Çok hatalıdır, o ayrı. Neyse Okan konusuna girersek çıkamayız şimdi, çok şey var. Dakikalar 90'ı gösterdiğinde, tüm hatlarıyla Galatasaray kalesine yüklenen Bursaspor korner kullanıyor. Arka direğe düşen topu kontrol edip tek başına kontratağa çıkan Sabri, ömrühayatında atabileceği en güzel golün 8 katı güzelliğinde bir gol gönderiyor Bursaspor kalesine. Sen 80 metre top sür, sonunda da Ömer'in üzerinden topu elinle koymuş gibi aşırt. Harika, harika! Hiçbir değeri yok, ama harika...

7. Hakan Balta - Gençlerbirliği Oftaş

Son şampiyonluk, son maç. Berabere kalırsak şampiyonuz. Şölen olacak Ali Sami Yen'de, şölen... Karaborsacı Biletix'in internet sitesinde ter içinde geçen iki saatten, şükürler olsun ki iki biletle çıkıyorum. Maça girmeden stad önündeki gişeden kimlik göstererek alıyorum biletlerimi, tüm gözler üzerime çevriliyor. Biri geliyor, yalvarıyor. Cebinden 8 tane 50'lik çıkarıp tek tek sayıyor gözümün önünde, "Param var, niye giremiyorum yahu, ne olur sat şu bileti bana." diyor. 400 lira keşi görünce içim gidiyor, ulan satsa mıydık diye huzursuz huzursuz içeri giriyorum. Bu huzursuzluğum, Galatasaray'ın ilk, Hakan Şükür'in son golüne kadar sürüyor. Sonra korner atıyoruz. Hakan Balta... O nasıl goldür öyle yahu?

6. Emre Belözoğlu - Mallorca

Galatasaray, UEFA Kupası çeyrek final maçına çıkıyor. Rakip Mallorca, ilk maç orada. Bayramdı o gün zannedersem, akraba ziyaretine gideceğiz diye maçı izleyememiştim. Gittiğimiz evlerden birinde Cine 5 dekoderi de vardı, yalvardım pedere ben burada kalayım diye ama yok... Ne olacak, Fenerli işte. Biraz geç bir saatte eve geldik. O zamanlar bilgisayarım da yok. Maçın sonucunu öğrenmek için tek yol teletext. Trt 1'inkiydi yanlış hatırlamıyorsam, açıp bakıyorum; 4-1. Başımdan aşağı kaynar sular dökülüyor sanki. Buraya kadarmış, diyorum. Gece yattığım anda kafamda binbir türlü düşünce, çok ama çok mutsuz bir gece geçiriyorum. Ertesi gün okul servisinde Hürriyet gazetesi çıkıyor karşıma. İlk sayfa sırf Galatasaray. "Teşekkürler Aslanlar" mı ne, öyle bir şey. Lan! Lan, lan! 90 dakikalık sevinci bir saniyeye sığdırıyorum.

Ha tabii golden bahsetmek lazım, ben gidip ne anlatıyorum. Ama golü bilmeyen mi var yahu? Hagi'nin maçtan önce Leo Franco hakkında yaptığı uyarılar ve 3'ü aşırtmayla gelen 4 güzel Galatasaray golü. En güzeli Emre'ninki. Ne umutluyduk senden be çocuk.


5. Hakan Ünsal - Glasgow Rangers


Emre'yle birlikte Küçük'ü de çıkaralım aradan. TSYD Kupası'nda Beşiktaş'a attığı gol, inanılmaz bir goldü. Glasgow Rangers'a attığı ise, onun da ötesinde. Daha da ötesini Jardel attı aynı maçta da, o şimdi bizim konumuz değil. Bu küçük adam, maalesef ki Galatasaray tarihinin en iyi sol bekiydi. Çok güzel gollerini, müthiş işler yaptığı maçları bilirim ama bu ondan böyle bir gol beklediğim anlamına gelmez. Bu golü bir Hagi atardı, bir de Hakan Ünsal; demeyeceğim, çünkü bu golü normal şartlarda o da atamaz. Bir an için Hagi kaçmış işte içine. Geriye de bu unutulmaz gol kalmış.

4. Aydın Yılmaz - Konyaspor

Aydın Yılmaz ya da Figo Aydın. Yıllarca söyleneduran "Arda'dan da iyisi geliyor." cümlesinin gizli öznesi. Ben de kurdum aynı cümleleri, sonuç hayal kırıklığı. Kötü futbolcu, bunun yanında bir de sevmiyorum. Hâlâ o beklenen atılımı gerçekleştirebileceğine dair çok ama çok küçük bir umut var içimde, ama o umut benim umudum değil Galatasaray'ın umudu. Ben isterim ki önümüzdeki sezon Sercan Yıldırım ya da Özer Hurmacı'ya karşılık takasta kullanılsın Ümit Karan'la beraber. Bol bol İstanbul gecelerine akar, özletmezler kendilerini. Neyse. Aydın'ın gerçekten umudumuz olduğu zamanlarda, diğer bir umudumuz olan şampiyonluk umudumuzu taze tutmamızı sağlayan bir enfes gol atılmıştı. Golün sahibi Aydın'dı. Sağ taraftan atılan uzun mesafeli pası göğsüyle indirip, kendi ekseni etrafında dönmüş ve Konyaspor filelerine golü yazdırmıştı son dakikalarda. O günden beri başka bir şey yaptığı yok zaten.

3. Volkan Arslan - Diyarbakırspor

Türkiye'de Şenol Karagöl diye bir kaleci forma giydi senelerce. Renk getirdi denir böyle durumlarda, ben de pardon derim, ne rengi? Kâh tribünlerle kavga etti, kâh birilerine küfür etti, kâh rakip oyuncu penaltı atarken kale direğine tırmanıp poposunu döndü, kâh hakeme ve rakibe dayılandı, vesaire... Ülke futbolunun en renkli siması İsmail Güldüren ise, tamam kabul I Love You Şenol da renkli adamdır. Herneyse, bu Şenol 2002-03 sezonunda Diyarbakırspor kalesini korumaktaydı. Ve her İstanbul takımıyla oynadıklarında olduğu gibi, bir Galatasaray maçında daha şov yapmaya kalkıştı. Çalım atacaktı hesapta Volkan'a. Volkan ne yaptı, kaptı topu. Şenol ne yaptı, kalesine dönecek vakti varken gidip Volkan'ı kovaladı. Hooop, bir çalım çizgi üzerinde. Hoop, Şenol pazarda. Sıfırdan kaleyi gördü Volkan; gol! Bu golün bir benzeri, 2005-06 sezonunda Ali Sami Yen'de Hasan Şaş tarafından Malatyaspor'a atıldı.

Volkan da o günlerde ne top oynardı be. 8 Mart 2003 Fenerbahçe maçında formayı bir giydi, sezon sonunda Milli Takım'la Konfederasyon Kupası'na gidene kadar çıkarmadı. Bu gol de tam Fenerbahçe maçından üç hafta sonrasına rastlar. Gerçi Volkan'ın beklenmeyen golleri az değil. Song'un Manisaspor'a gol atıp aslan dansı icra ettiği maçı ilk çeviren, erken bir değişiklik sonucunda oyuna girip harika bir gol atan Volkan'dı mesela. Yine ceza sahası dışından iki golü var Malatyaspor'a. Kötü adam değildi Volkan, kendisini futbola verse jübilesini Galatasaray'da yapardı. Jübile yapılmazdı tabii, o da ayrı konu.

2. Bülent Korkmaz - Diyarbakırspor

Rakip yine Diyarbakırspor ama bu kez Şenol yok kalede. Dakikalar 55'i gösterirken, 4-0 önde olan Galatasaray tam orta saha çizgisinin üzerinden bir faul atışı kazanıyor. Ve ardından Galatasaray tarihinin en uzun mesafeli golünü izliyoruz Kaptan'dan. Ali Sami Yen Stadyumu, I Love You Hagi sesleriyle inliyor. O dakikadan sonra maç bitiyor, sahada futbol adına hiçbir şey kalmıyor. 82. dakikada gelen Kona markalı gol, skoru tayin ediyor: 5-1. Herkesin hafızasına kazınan ise tabii ki Bülent Korkmaz'ın golü oluyor. Beklenmedik bir ismin, beklenmedik bir yerden attığı gol...

1. Vedat İnceefe - Göztepe

Var mı arttıran? Var, Vedat. Gerçi bu gol, diğerinden 1 ay önce atıldı ama olsun. Beklenmedik bir ismin, beklenmedik bir yerden, hiç beklenmedik bir anda attığı gol diyebiliriz bu inanılmaz gol için de. Maç başlıyor, üçlü yapılıyor, santradan geriye doğru başlatılan oyunda top Vedat'ın ayaklarına geliyor. Gol! Vedat topu sürüyor, 30 metreden vuruyor ve gol! 18. saniye. Bir ay arayla önce Galatasaray tarihinin en erken golü, sonra en uzun mesafelisini izliyoruz. Vedat atıyor, kimse gözlerine inanamıyor. 2 dakika sonra skoru 2-0 yapıyoruz, maç farka gidiyor. Benimse aklımda Vedat'ın maç sonundaki sözleri kalıyor;

"Valla top ayağıma geldiğinde gol atacağımı hissetmiştim."

0. Hasan Şaş - Milan

Şimdi çaktırmıyoruz. Listeyi 10'a indiremedim, üstüne bir de yanlış hesap yaptım ama yukarıdaki gollerin herhangi birini silmeye de kıyamadım. Çare nedir? Hasan'ın golüne klasman üstü bir gol süsü vermek. 1 numara bu goldü aslında ama işte 0 oluverdi bir anda. Bu gol, benim hayatımda gördüğüm en güzel goldür. Çünkü bu gol gibi bir gol daha yok. Bu golün bir benzeri hiçbir zaman atılmadı, atılmayacak da. Bülent Korkmaz 867 metreden gol atar, yarın bir gün bir Xabi Alonso'nun kafası bozulur 868 metreden atar. Ama Hagi'nin Hasan Şaş'a attırdığı bu gole benzeyen bir gol bile asla karşımıza çıkamaz. Hoş, Iniesta - Dani Alves ikilisinin bu hafta takımlarına kazandırdıkları gol, Hasan Şaş'ın bu golünü anımsatmadı değil ama tabii ki gerek mesafe, gerek düşünce, gerekse yetenek bakımından mukayese kabul etmez.

Bülent Korkmaz'ın fileleri havalandırdığı noktadan serbest atış kazanmışız. Commandante ayakkabısını bağlamış, arkasını dönmüş ters tarafa gidiyor. Bir an için Hasan Şaş'la göz göze geliyorlar ve hemen geriye koşup hiç duraksama yaşamadan Popescu'nun vurmaya hazırlandığı topu Hasan'a doğru gönderiyor. Kimse hiçbir şey anlamıyor, Milanlı oyuncuların hepsi durmuş bekliyor. Ama pozisyon önceden çalışılmış; Popescu hemen anlayıp geri gidiyor, Hasan aynı şekilde koşmaya başlıyor. Ve bu inanılmaz maharete ne mutlu ki yazık olmuyor; bu müthiş pas, müthiş de bir kafa vuruşuyla Milan ağlarında gol değeri kazanıyor.

Yine Hasan'ın maç sonu açıklaması kalmış aklımda. Bu müthiş golün sevincini yaşayacağına, "Saçımı uğur olsun diye kestirdiğimi söylüyorlar. Nereden çıkarıyorlar bunu bilmiyorum, alakası yok. Saçlarım döküldüğü için kestirdim." diyor Hasan. Gereksiz ayrıntılar tabii bunlar. Öyle...

25 ekleme:

Alfredo Di Stéfano dedi ki...

harika bi çalışma olmuş ellerine sağlık :D

Walentino dedi ki...

güzel liste olmuş tebrikler.hagi'nin gollerini özellikle almadın sanırım ayrı bir yazı konusu ve liste çıkar çünkü :)

extensor dedi ki...

Beklenmeyen golleri bilmem ama benim haftalarca beklediğim bir gol vardı... Aklıma geldi şimdi.
100. yıl ilk devre. Hagi sol kanadı Baliç'e emenat etmiş.
Bende çok severim Baliç'i.
Her geçen gün güçlenmiş, fiziğini toparlamış.
Her hafta bekliyorum abi raket gibi ayağın var çaksana bir tane diye...
Neyse sanırım 16 yada 17. hafta. O zamanların fırtına gibi takımı Trabzonspor'la içerde maçımız var.
Baliç sol çaprazdan vuruyor ve gol. Maçı da sanırım 1-0 almıştık.
O golü çok bekledim. Ama devre arası Baliç'i gönderdik :)
Bu da bir o kadar tuhaftır...

kutay dedi ki...

ya bilmiyorum ben mi cok duygusalım ama hasan kabze'nin beşiktaş golü de bu listede olmalıydı bence)

aykan dedi ki...

erkeklerin maç hafızası diye bakınız vermek istiyorum. helal walla.

MOURINHO dedi ki...

bulent akın'ın rangerse attıgı golde pek beklenmıyordu dogrusu:D

bilog dedi ki...

Radu Niculescu vs. Liverpool ?

pclion dedi ki...

Keşke Petre'yi dışarda bırakıp yerli ilk 10'u deseydin, çok sayıda itiraz gelebilir çünkü. :) Petre'nin golü ise olmazsa olmazdır gerçi, ben olsam 10'dan yüksek bir yere koyardım...

benjcev dedi ki...

norman mapeza'nın bir maçta iki golü vardı. hey gidilerin mapeza'sı. jardel'in yerine gelen bir takım oyuncudan biri zannetmiştim. ne ara porto'ya gitti la bu diye düşünüyordum. sonra mpenza çıkmıştı. emilie mpenza diye sevinmiştim. mbo diye kardeşi çıktı sonra, üzüldüm. ne olaylı transfermiş ha.

ayrıca kuzmanovski, bir maçta "oktay derelioğlu vs belçika" misali çalımlarla gitmiş, kaleciyi de geçmiş, ama topu ayağından fazla açtığı için golü atamamıştır. eğer atsaydı, burada bambaşka şeyler konuşuyor olmayacaktık gerçi. sanki oktay derelioğlu, maradona muamalesi gördü de.

ayrıca, suat'ın konyaspor'dan ilk geldiği zamanlarda uzun bursaspor defansının arasından kafayla gol atmışlığı vardır. o zamanın bursasıyla şimdi 3 tane hacettepe eder. baliçler, ercümentler efendime söylim "demarke pozisyonda ali nail"ler.

yeminle baktım da şimdi, beynimde ne gereksiz yer işgal etmiş bu futbol. bana ne olm kuzmanovski'den. yok mu bir itörnıl şanşaynd of mayn gibi bir olay, sildirsem bunları aklımdan.

ya olm okumayın bu yorumu. valla zaman israfı. abi sen de kusura bakma, gereksiz bilgilerle doldurdum.

ha suat kaya demişken, suat kaya sanırsam bir denizli maçında hat-trick yapmıştı. bence alpay'ın hat-trick'inden çok daha önemli bir olay.

adrian knup'un constructorul maçında attığı golün ne sen farkındasındır, ne de polis.

iyi akşamlar. başka bir can sıkıntısında buluşmak üzere.

Kapali Ust dedi ki...

Çok güzel bir çalışma olmuş, müthiş keyif aldım okurken.. Bende nacizane listeye bir tane ekleme yapmak istiyorum.. Şu anda adını anmaktan hazzetmediğim Fatih Akyel'in topu uzun süre sürdükten sonra yaklaşık 35 metreden sol ayağı ile Şekerspor ağlarına bıraktığı gol de beklenmedik bir goldü benim açımdan. O maç tribünler açısından Fatih Akyel'in çıkış maçıydı, müthiş bir futbol oynamış çok da güzel bir gol atmıştı, herkesin yüzünde alt yapıdan müthiş bir oyuncu kazanmanın mutluluğu vardı. Hikayenin sonrasını herkes biliyor yalnızlık Fatih Akyel'in gittiği yoldan geldi.. Bir zamanlar umudumuz olan Fatih Akyel şimdi Kocaelispor'da ilk 18'e girmeye çalışıyor.. Bu arada Ata sana mail attım ulaştı mı?

scapula dedi ki...

İtirazların hiçbirini kabul etmiyorum. :)

"Beklenmeyen"den kastım, öncelikle golü Hagi atmayacak. Hagi'nin bir golü yoktur "oha adam nasıl attı bunu" dediğimiz. Ya da 30 tane golü vardır aşağı yukarı; bakış açısına göre değişir. Ama bu listede Hagi, Hakan, Jardel gibi isimler yahut forvet oyuncuları kategori dışı. Sadece golün beklenmedik zamanda yahut beklenmedik şekilde gelmesi değil, evvela golü atanın beklenmedik bir isim olması gerekiyor. Yoksa ne bileyim, Hakan'ın Leeds'e attığı gol de ondan bekleyeceğimiz bir gol değil mesela, bir numarada o olurdu.

Tek tek örneklerden gidelim... Radu Niculescu. Tamam sen ben gol beklemiyor olabiliriz Niculescu'dan, Bilog. Ama Lucescu gol bekliyor ki forvete koymuş. Forvet oyuncuları kategori dışı.

Aynı şekilde, Kutay'ın önerdiği Hasan Kabze'nin golünü "Kapak goller" listesinin bir numarasına koyabilirim, ya da "Mucize goller"in; ama burada konu farklı.

Mourinho, Bülent Akın'ın ne Rangers'a, ne de Fener'e attığı golleri bekledik doğal olarak. Ama her iki golün de en güzel 10 gol arasına girmesi mümkün değildi. Tıpkı Perez'in Roma'ya, Fleurquin'in sezonun her iki maçında Beşiktaş'a, Servet'in Denizli'ye attığı goller gibi.

Sinan, Baliç'in golünü de anımsayıp not aldım önceden, ama ona da ilk 10'da yer bulamadım. Hem Baliç gole yakın da bir isim, çok beklenmedik bir oyuncu değil, oradan kaybediyor. Ha dersin ki Hasan da çok beklenmedik bir oyuncu değil, doğru ama o gol çok ama çok farklı bir gol derim.

Uğur, Petre'nin golü belki şuradaki en güzel 3-4 golden biri. Pekâlâ Aydın'ın golüyle sıralamada yer değiştirebilir. Ama o golün hiçbir değeri yoktu, tıpkı yine harika bir gol olan Okan'ınki gibi. 9 ve 10. sırada yer bulduklarına şükret.

Haksızlık yaptığım tek gol var, o da Ayhan'ın Sivas filelerine yolladığı müthiş füze. Ama o gole de Hakan Balta'nınkini anlatırken değindiğim için kendimi çok suçlu bulmuyorum. :)

Böyle.

scapula dedi ki...

Ben cevap yazdığım sırada iki ekleme daha gelmiş. Aynı halk mahkemesinin karşısına çıkıyor ve savunmamı yapıyorum.

Benjcev helal olsun! Benim senin kadar yaşım yok, anlattıklarının bir kısmını hatırlayamadım ama yine de keyifli oluyor tabii. Bu gereksiz bilgiler renk katmıyor mu bizim hayatımıza? Boşverelim gerisini. Gel gör ki o gollerin hiçbiri 21. yüzyıl golleri değil. Eğer bunlar niye yok diyorsan, ki demiyorsun ama olsun ben hızımı almışken devam edeyim, kabul edemiyorum bu itirazı da.

Fatih Akyel'in golünü hayal meyal hatırladım İsmail Abi. O günlerde bir de Fenerbahçe maçı vardı; genç Fatih maçın adamı olmuş ancak sonrasında oyundan atılmıştı. Keşke olaylar bu şekilde gelişmeseydi, hem Galatasaray Fatih'i kaybetti, hem de Fatih Galatasaray'ı. Yazık... Neyse işte, o gol de 1998 yılında olacak yanlışım yoksa, o da bizim listemizde yer bulamaz.

İsmail Abi, o mail adresine ara sıra bakıyorum, senin maili de 10 dakika kadar önce gördüm. Mesaj atacağım şimdi.

benjcev dedi ki...

scapula,

maçları çok saçma izliyorum galiba. hagi'nin bir çok golünü unutmuşken, bülent korkmaz'ın leeds maçında topu uzaklaştıracağım derken, kaval kemiğiyle topu kendi kalesine az kalsın sokacak olmasını hala rüyalarımda görürüm.

haklısın abi, 21. yy golü değil söylediklerim. çatalhöyük'teki bir kazıda kuzmanovski'nin golü bulunmuş.

bu sefer, bir gol değil de bir asist söyleyip, kısa keseceğim. faruk atalay'ın jardel'e st. gallen maçında kestiği orta, 3 gol değerindedir. yine konsepti tutturamadım ama olsun.

Walentino dedi ki...

haklısın özür dilerim.beklenmeyen goller ibaresini dikkate almamışım

Massimo Orhun dedi ki...

Isin garibi de ne biliyormusun, saydiklarin disinda bir kac tane de icerige gol eklemissin ve yaklasik 15'inde de ben tribundeydim =) Gerek Volkan'in Diyarbakirspor'a attigi gol, gerek Hasan Kabze'nin. Bir tek Vedat'inkini hatirlamiyorum ama Samiyen'deyse onda da varimdir herhalde. :)

Bulent'le ilgili postuma hala cevap vermedin bu arada.

Optum

Genç dedi ki...

Volkan'ın golünde spikerin söyledikleri hala aklımda..

Melih Şendil'di galiba, iğğğğğğğne deliğinden geçiriyor deyişi vardı efsaneydi..

Bu listeye ben de bir ekleme yapmak istiyorum. Lokomotif moskova'ya gol atan Mohammed Adama Sarr.. Bu adamdan değil gol , yürümesini beklemiyorduk... Adam girdi maça ve gol attı..

pclion dedi ki...

Ben de araya bir nifak tohumu atayım. :)

Ömer Erdoğan-Fenerbahçe

scapula dedi ki...

Yahu güzel gol diyoruz ama nafile. Şuracıkta asacaksınız beni.

Genco'm, o "iğğğğne deliği" muhabbetine de değinecektim bak, unutmuşum, iyi oldu hatırlattığın.

Neyse onu bırak da bana Muhammed Adama Sarr'ın ayak içini anlat. :)

hagi dedi ki...

Güzel olmuş,elinize sağlık, hafızayı tazelemiş olduk.Golalrin bir kısmı sarı-kırmızının hazan mevsimine denk geldiği için unutmuşuz, bilinçaltı silmiş o onları, onları da hatırlamış olduk.

Adsız dedi ki...

Arif'in ceza sahası dışından sol kenardan korner direğinin oradan bir yerlerden gelişine vurup yeni açık tarafındaki kaleye attığı bir gol vardır ki 100 kere vursa gol atmayı geçtim kaleyi zor tuttururdu.

Felipeli ikinci Fatih Terim döneminin ilk maçlarındaydı 2003 sonbaharındaydı. Rakibi hatırlayamıyorum pek.

scapula dedi ki...

Rakip Bursaspor.

Bir gün forvetlerimizin kendilerinden beklenmeyecek gollerini de sayarsak, üst sıralarda kendisine yer bulur. O listede iki numara Hakan Şükür'ün Leeds'e attığı gol olur. Birinciyi söylemeyeyim; kimbilir, onu da konuşuruz bir gün belki...

extensor dedi ki...

Liste çok hakkaniyetli birtek şeye karşı çıkarım.
Ayhan'ın Sivas'a attığı golün Hakan Balta ile değiştirilmesi gerekiyor.

Bir kere Ayhan uzun şutu hiç ama hiç olmayan bir adam.
İkincisi Hakan Balta aslında oldukça gol atan ve iyi şut çeken bir adam. Manisa'da böyleydi.

Burada duygusal davranmışsın hocam.

Bu gol versiyonlarının devamını bekliyoruz.
Her ay yap bir tane mesela...
En beklenmedik anda yediğimiz gol,
En çok beklediğimiz anda gelen gol falan falan... :)

C.K dedi ki...

Ellerine saglık

Cok guzel bir yazi olmus !

Senin Sevginle Yaşıyoruz dedi ki...

Çok güzel bir çalışma gerçekten,geçmişe doğru güzel bir yolculuk oldu.

Polis_Tr dedi ki...

Süper bi çalışma olmuş bi çırpıda okudum. Müthiş bir yazı. Herkes gibi benimde eklemek istediğim bi gol var. Arif erdem sol .çaprazdan korner bayrağına yakın bi yerden gelişine bursaspora Ali Sami Yendn attığı gol hala aklımda..