23 Şubat 2009

Radikal Nasıl Olunur?

Galatasaray'ın olduğu yerde umut bitti. En azından bir süreliğine.

Bu Galatasaray'dan, hiçbir şey olmaz. Hiçbir şey hem de.

Teşekkürler Sayın Başkan Adnan Polat. Doğru adımlar atılıyor derken bir 5 senesini daha heba ettiniz Galatasaray'ın. Sizden öncekinin yaptığını tekrarlayarak, bir büyük Galatasaray efsanesini daha yok etme yoluna gittiniz. Galatasaray'ı, yerel bir kulübe çevirdiniz. 2002'den bu yana devam eden Fenerbahçeleşme sürecine katkıda bulundunuz.

Yazık ki, üç gün önce çok büyük umutlarım varken artık diyorum ki, gelebileceğimiz en iyi nokta Türkiye'de şampiyonluktur. Ötesi de olmaz, olamaz.

Bugün, Türkiye'deki futboldan bir kez daha nefret ettim. Ağlıyorum sinirimden. Yazık, çok yazık.

Tamam... Diyelim ki Michael Skibbe'nin görevine son verme kararı alındı, ki yanlış. Radikal olunacağız dendi, böyle mi olmalıydı? O zaman ligin en radikal takımı Kocaelispor, zira kaç hoca değiştirdiklerini hatırlamıyorum. Şu anda, 2. Fatih Terim döneminden sonraki en umutsuz dönemin içindeyiz bana göre. Ama gerçekten radikal olunsaydı, Skibbe gönderilse dahi umutlu olabilirdim. Nasıl olurdu bu? Söyleyeyim.

Michael Skibbe değil, Adnan Polat saat 12:30'da basın toplantısı yapardı. Ve ana başlıklara indirgersek, şunları söylerdi:

  • Teknik direktörümüz Michael Skibbe'yle anlaşarak yollarımızı ayırdık. Kendisine bugüne kadarki emekleri için teşekkür eder, bundan sonraki hayatında başarılar dileriz.

  • Adnan Sezgin'le de yollarımızı ayırdık. Haldun Üstünel ve Murat Yalçındağ'ı da farklı görevlerde göreceksiniz bundan sonra. Futbol Şubesi'nde yeniden yapılanmaya gideceğiz

  • Sabri ve Ümit Karan, süresiz kadro dışı bırakılmıştır. Sezon sonuna kadar kendilerine takım aramakta serbestler. Uygun teklif gelmesi hâlinde satabiliriz.

  • Arda'ya 100.000 euro'luk bir para cezası verdik. Bu oyuncumuzun ikinci bir şansı hak ettiğini düşünüyoruz, ama bu son şansı. Galatasaray'da oynamanın değerini anlayacağını umuyoruz.

  • Teknik direktörümüz Bülent Korkmaz. Kendisiyle sezon sonuna kadar bir birlikteliğimiz olacak. Daha sonra oturup durum değerlendirmesi yapacağız ve gelecek sezondaki rotamızı çizeceğiz. Bülent Korkmaz'a, Galatasaray'ın bu zor gününde yaptığı fedakarlıktan ötürü teşekkür ederiz. Kendisi, gelecekteki planlarımız arasında önemli yere sahip bir isim. Onun için de faydalı bir süreç olacaktır.

  • Perşembe günkü maçın favorisi biziz. Çocuklarımız aslanlar gibi sahaya çıkıp mücadele edeceklerdir, ben son 16'ya kalacağımızı düşünüyorum. Büyük Galatasaray Taraftarı'nın o karşılaşmada da takımımızı yürekten destekleyeceklerine olan inancım da tam.

    Ve sonra, basın mensuplarından soru moru almaz, giderdi...
Basın toplantısı bu şekilde gerçekleşseydi, yukarıdaki cümlelerde katılmadığım çok önemli noktalar olacaktı, ama "bir bildikleri var" diye düşünecektim, umut dolu olacaktım. Şu anda ise tek düşündüğüm Adnan Polat'ın içine Yıldırım Demirören'in kaçmış olabileceği. Tamamen günü kurtarma, tribünün gazını alma adına yapılmış çakma bir operasyon. Günah keçisi bulundu, bulundu bile değil üretildi, sonra da görevine son verildi. Bunun neden yanlış olduğunu, Skibbe'nin neden takımın başında kalması gerektiğini ve yanlışları düzeltmek için nasıl bir yol izlenmesi gerektiğini daha detaylı konuşacağız elbet; ama yanlış yapmanın bile bir adabı var ve bu kadar yanlışın iç içe geçmesini aklım almadığımdan doğru düzgün bir konu üzerine yoğunlaşamıyorum bile.

Bülent Korkmaz yahu, 21 senesini Galatasaray'a vermiş, Galatasaray ve Türkiye futbol tarihinin en kariyerli futbolcusu. Sonunda ışık olmayan 13 maçlık bir yol için 21 senelik emek heba edilecek. Vefa değil bu yapılan, çıkar ilişkisi, ve hatta sevgiyi kötüye kullanmak. Bülent'e üzülüyorum, Skibbe'ye üzülüyorum, Galatasaray'a üzülüyorum... Sadece her sene 34 tane benzeri oynanan Kocaelispor maçı kaybedilmişken, anlık bir kararla her şeyi kaybettik. Galatasaray'ın önümüzdeki yıllarını, Avrupa'da gelmesi muhtemel başarıları, gelecekteki hocamızı, mevcut hocamızı...

Yazıyı biri olumsuz, diğeri çok olumsuz iki notla bitireyim, ikisinin de haberini şu anda aldım.

Bülent Korkmaz'ın başyardımcılığına Cevat Güler getirilmiş, ki bunu neden olumsuz olarak nitelendirdiğime ayrıca değineyim.

Emre Güngör, lifini koparmış, en az sekiz hafta yok. Meira satılacaktı Rusya'ya, büyük ihtimalle Bordeaux maçında son kez çıkacaktı Ali Sami Yen'e. Servet ve Emre aynı anda ikişer aylık sakatlıklar geçirince nakit sıkıntısı çeken yönetimin de eli kolu bağlanmış oldu. Yine de satılabilir Meira diye de belirteyim.

1 ekleme:

aksilaz dedi ki...

meira benced satılabilir.mehmet topal, hakan balta, murat akça, emre aşık ve semih gibi alternatiflerimiz mevcut