Bazen öyle maçlar oluyor ki, üzerine söylenecek çok şey olmasına karşın içinden tek kelime yazmak gelmiyor insanın. En azından bende böyle işliyor. 27. haftada Fenerbahçe'yi farklı mağlup etsek mesela, gelip de buraya tek satır bir şey yazmam o gece. Şampiyon olsak veya, gecesine uzun uzun bir şampiyonluk postu dökünemem. İçimden gelmez. Duygu yoğunluğu meselesi; elim kaleme, klavyeye gitmez. E sinir de bir duygu hâliyle. Fazla bir şey yazmak istemiyorum.

Türkiye'de oynanan futbol bu işte. Şu an canı yanmış bir Galatasaraylı olarak konuşsam da, bugün olanlar sadece sinirlendiriyor beni. Bir de üzüntüm var ki bunun sebebi Galatasaray'ın haksız 2 puan kaybetmesi değil. Bugün Galatasaray'a, yarın Beşiktaş'a, öteki gün Kocaeli'ye, Eskişehir'e, Ankaragücü'ne, Rizespor'a, Erzincanspor'a, Sarıyer'e... Sorun şu ki sahada bitmiyor iş. Başka faktörler hep devrede. Maç alınıp satılmasından, hakemin ayartılmasından bahsetmiyorum. Tamam, birkaç iyi adam dışında hakem yok bu ülkede. Ama bunun tek suçlusu onlar mı acaba? Yoksa yaratılan ortam mı?

Hakemlerin kafası rahat değil ki bir kere, bırakmıyorlar. Yoksa üç kural ezberleyip iki düdük çalacaksın; atla deve değil. Yeterli değillerse sorun yetenek değil psikolojide. Futbolcu değil ki bu, "Brezilya'da çıkıyor, bizden çıkmıyor." diyelim. Koşacaksın, gördüğünü çalacaksın. Hepsi bu. Herkes yapabilir. Yaptırmıyorlar. Para varsa rant var. Rant varsa bir sürü kirli oyun. Bir hakem istediği kadar dürüst ve tarafsız olsun; sırf bunu kanıtlamaya çalışırken bile bir şeylerin etkisinde kalmak durumunda. Sonucunda da akıl almaz hatalar ve her haftasında hakem konuşulan bir lig. Normal hatalar değil çünkü yaptıkları.

Ofsaytı görmezsin, faulü vermezsin, olur; maçın kaderini de etkilese normal şeyler bunlar. Futbolcunun, teknik direktörün hata yaptığı gibi hakem de hata yapacak elbette. Ama bizimkiler sürekli bir şekilde geçiyorlar maçın önüne. Futbolcu da hata yapar diyoruz da ne bileyim futbolcu gidip elle penaltı atmaz ki! Hakemlerimiz buna eşdeğer, mantıkla açıklanamayacak işler yapıyor. Biz de harcadığımız mesai, para, emek ve en sonunda kandırıldığımız ile kalıyoruz. Samimiyetle söylüyorum utanıyorum hakem kararlarıyla ilgili bir şeyler yazarken. İstemiyorum yazmak, çok sevdiğim futbol ile ilgili konuşmak istiyorum. Ama ne mümkün! Biz istediğimiz kadar futbol konuşalım, çok çirkin insanlar var bu işin merkezinde. O çirkin insanların dediği oluyor. Lincoln'ün emeği, Arda'nın gözyaşı, Baros'un kanı yerde kalıyor. Canımız yanıyor.

Selçuk Dereli,

Sen belki çok iyi bir insansındır. Bir yerlere konuştuğunda da görüyorum ki mantıklı bir insan profili çiziyorsun. Hoş, ben pek spor programı seyretmediğimden 2-3 kez anca görmüşümdür, yanılıyor da olabilirim, bilmiyorum. Diyeceğim şu ki... Rica ediyorum, çık; maçı katlettim ben, özür dilerim de. Geçen hafta "Oyuncu bana küfretti, attım. Sonra da geldi özür diledi zaten." dediğin gibi bunu da söyle. Bu kez de sen özür dile. Kuralı unutmuşum, yanlış uygulamışım de. Lütfen konuş, bir pişmanlık göster en azından. İşte o zaman inan saygı duyarım sana. Yazık olmuş der, giden 2 puanımıza yanarım sadece.

Of... Komik oluyor böyle de Selçuk Dereli'ye hitap filan. Da... Ne diyeyim? Maç mı konuşayım? İlk 30 dakika çok iyi oynadı Galatasaray, müthiş alan daralttı, harika yardımlaştı mı diyeyim? "Linderoth döndü ve gayet iyiydi"yi mi anlatayım? En fazla söyleyebileceğim; Ali Sami Yen'de bir kaleciye 85'ten önce sarı kart verildiğini de gördüm ya, daha da şaşırmam hiçbir şeye. Varsın o kaleci De Sanctis olsun. Neyse, yazmak istemiyorum dedim iyi ki. En iyisi baştan planladığım gibi yapayım;

Start -> Shut Down -> Shut down the computer.

4 ekleme:

ultras/Movement dedi ki...

Yeni isim, yeni tasarım hayırlı olsun... Buradan da "hakemin çalan düdüğünü" takip emyeye devam...

Number 7 dedi ki...

Dereli'nin böyle bir şey yapması için öncelikle medyanın tepkisiyle karşı karşıya kalması lazım. Ancak bu da mümkün olmuyor maalesef söz konusu GS olunca... Dün akşam Maraton programında Erman "hoca" iki pozisyonda da hak verdi Dereli'ye.

scapula dedi ki...

Sabri Abi teşekkür ederim.

Number 7,

O Erman Hoca'yla ilgili bir video koyacağım siteye az sonra.

aksilaz dedi ki...

Sonucta 2 puan kaybedildi ve hakemi bi yana bırkaırsak bunun sorumlusu bence kalecidir.takım o kadar yorgun halde yıne de mucadele derken o anlamsız yere yatma neyın nesidir.su maçtan 3 puan alsak bu herkes ıcın cok ıyı bı ders olurdu.ancak 11 kişi ile ynadıgımız oyun gercekten zevk verdi.linderoth da akıllı 2-3 pas vererek kalıtesını gosterdı.bu takım bu sene samoiyon olacaktır ancak daha onemlı olan uefa kupası...