23 Şubat 2009

Çalakalem

İçimden çok fazla şey söylemek gelmiyor. Oyunu fazla çirkinleştirmeden, iyi de futbol oynayan Kocaelispor'u yürekten tebrik ederim. Tuttuğu takıma 4 gol atan Taner Gülleri'yi de. Bugün, ömrümde ilk kez, hem de soğuktan buz kesilen ellerimi patlatırcasına, Ali Sami Yen'e gelen bir rakip takımı alkışladım. 5 gol attılar, 5'i de güzeldi. Futbolda böyle günleri yaşamak da var. Olacak, böylesi de olacak. Bunları da göreceğiz.

Bize gelince... Teknik direktörümüzden başlayalım. Michael Skibbe, tabii ki bugünkü maçın en büyük sorumlularından biri. Bizim onun fikirlerinin arkasında durduğumuz kadar, o kendi fikirlerinin arkasında duramadı maalesef. Her maç farklı taktikle oynama işini ben anlamadım gitti. Sabri'nin bir saniye dahi olsa sol açığa geçmesine zaten ne desek boş. Ama onu da geçtim, hakikaten akıl almaz bir kadroyla sahadaydık. 3'lü defans oynayıp, orta sahada tek defansif oyuncu olarak Mehmet Topal'ı bırakmak... Bilemiyorum. Hayır rakip ligin en güçsüz takımlarından biri olduğu için mi böyle yaptı diyeceğim ama bu Skibbe değil miydi, her takımı ciddiye alıyor diye alkış tuttuğumuz? Bu saatten sonra gönderilmesi pek sürpriz olmaz, ama ben bunun gerektiğini düşünmüyorum, çünkü bugünkü tablonun sorumluları çok başka. Yoksa Skibbe, birkaç mağlubiyette pay sahibi sadece.

Bana göre hemen yarın; Sabri, Arda ve Ümit Karan kadro dışı bırakılmalıdır. Talibi varsa, ki Rusya'da transfer dönemi, iyi para da veriyorlarsa Arda satılmalıdır. Gitmem derse de PAF'larlar çıksın idmana yarım devre, sene sonunda İngiltere'ye mi İspanya'ya mı nereye gidiyorsa gitsin... Sabri ve Ümit Karan için zaten üçün beşin hesabını yapmak yersiz, bir Sabri'yi bıraksan herhalde anca Kasımpaşa alır. Takım içi güç savaşıysa, yönetim gösterir size gücün kimse olduğunu; Sevgili Sabri, Sevgili Arda, Sevgili Ümit Karan... Sabri'si Ümit'i hadi neyse de, içimi çok fena yakıyor Arda'yı böyle görmek. Ah be Arda, ah...

Maçın üzüntüsü var elbet. O yüzden çok uzatmak istemiyorum. Bunları da çalakalem yazdım zaten, tekrar okumadan da göndereceğim. Ama ah be Arda... Ah be... Ah ulan kaç senedir gözbebeğimiz olan çocuk. Bil ki seni böyle görmek, Ali Sami Yen'de 5 yemekten daha çok üzüyor beni. Yoksa bugün 5 yeriz, yarın 5 atarız, hiç mühim değil. Biz ne 4'ler, 5'ler yedik ama hepsini büyük zaferler takip etti. Yenilerinin geleceğine inanıyorum bütün kalbimle ve mantığım da aynısını işaret ediyor. Ama ah be Arda... Sen de mi Arda... Sen de mi Hakan Abi'nin yolundan gidecektin...

Maç için son bir söz söylemek gerekirse, tekrardan helal olsun sana Kocaelispor derim. De Sanctis felaketti, Nonda kötüydü, Sabri yine rezaletti, şuydu buydu demenin bir anlamı yok. Olur böyle şeyler, daha önce de olmuştur ve tekrarlanacaktır da. Mağlubiyetlerin ardından daha bir sahipleniyorum Galatasaray'ımı. Yarın uzun bir aradan sonra formamı giyip çıkacağım sokağa. Taksim Store'un önünden geçerken de arkasına 3 Uğur Uçar yazdırıp, bir spor mağazasından kaptanlık pazubandı bulacağım. Altyapıdan çıkıp o sıfatı hak edenlerin, kendini bu takımın sahibi sanmayacakların da olduğu inancıyla...

3 ekleme:

gltsry dedi ki...

yazının arda ile olan kısmını anlayamadım.ne yaptı arda?

scapula dedi ki...

Benim bildiğim, gördüğüm Arda'nın takım içindeki yerli - yabancı uyumsuzluğunun başını çektiği. Bu kaptanlık meselesinin de payı çok büyük bunda. Net olarak biliyorum bunu. Hani Arda'nın 66 numaralı formayı giymesi kadar net. Türk futbolcusu işte tipik. Nedenlerini tartışmaya açarsak futbolu çok aşar konu. Büyük hayal kırıklığı içerisindeyim. Hayır her şeyi biliyor, görüyor duyuyorduk ama iş pas atmamaya kadar varınca -ki maçın tekrarı olur mutlaka- sınırı bayağı bir aşmış oldu Arda.

Çok şey var söylenebilecek. Hani "Bir şey söylerdim ama neyse" saçmalığı gibi almayın ama hakikaten çirkin işler dönüyor takımın içinde. Çok abartılı şeyler değil, her kulüpte oluyor belki ama işte yakıştıramıyorum ben, hele ki kendi takımıma. Bu yüzden de Türkiye futbolunu, Türkiye futbolcusunu sevmiyorum. Genel olarak, en azından.

KANDIRALI dedi ki...

ata sizin adamların dün eksiği hırstı. benim bildiğim galatasaray koşar saldırır basar.. ama dün öyle birşey görmedim. hele defanstaki boşluklar.. Taner'i sallamadılar hiç tutmadılar. o sabri denen adamı dövüp öyle kovmanız lazım. nonda ve ümr karan sırf çirkefler. kaleciye dokunup dengesini bozarmıyım acaba? diye her kafa topunda kaleciye atlıyorlar topa bakmadan..

bence çok yabancı var sizde. tamam hepsi kaliteli ama altyapınızdan yetişen adamlar gibi inanç yok o adamlarda.