Maça dair çok fazla bir şey hatırlamıyorum, inanın. Aklımda kalanları da söylemeye mecalim, hâlen yok. Çok az gördüm ömrümde böyle maç. Çok az yaşadım tribünde böyle sevinç. Büyük Kaptan, mucizesiyle geldi. En önemlisi, o mucize gol gelmeyip elenseydik de "Helal olsun!" diyecektik, çünkü o özlenen Galatasaray ruhu sahadaydı. O ruhtu zaten takımın en kötü iki oyuncusuna asist ve gol yazdıran. O ruhtu; Prekazi ve Hagi'nin ruhlarını bir an için Kewell'ın bedeninde buluşturan. Taraftardı aynı zamanda, Kewell'a o golü attıran; ki ben ömrümde bir tribünün bir gole bu derece etki ettiğini görmedim.

Her şeyiyle muhteşem bir maçtı. Senaryosu Oscar alacak bir filmdi. Teşekkürler Arda. Teşekkürler Kewell, Lincoln. Teşekkürler Barış, teşekkürler Sabri. Teşekkürler Büyük Kaptan. Teşekkürler Galatasaray. Böyle bir geceyi de yaşattın bize ya, sonsuz teşekkürler.

2 ekleme:

morientes dedi ki...

Kelimelerin kifayetsiz kaldığı bir maç hakikaten. Bu arada teşekkür kısmında sabriyi es geçmişsin. Ben de her ne kadar kızsam da bütün maç küfür etsem de o golü attı ya.. Gerisi yalan.. En azından şimdilik :D

scapula dedi ki...

Haklısın, ekledim.

Kasten yapmadım zaten, üzerine çok düşünmedim sadece yazarken. Hâlim de yok düşünecek. Yoksa sırf o üçlü için bile teşekkür ederim Sabri'ye. Her şeye rağmen...