28 Ocak 2009

Akıllara Zarar

Kayıhan, ''Kratochvil ve Abraham'a yeşil-siyahlı camiaya verdikleri hizmetlerden dolayı teşekkür ediyoruz'' dedi. Kayıhan, ''Kratochvil ve Abraham'a yeşil-siyahlı camiaya verdikleri hizmetlerden dolayı teşekkür ediyoruz'' dedi. Kayıhan, ''Kratochvil ve Abraham'a yeşil-siyahlı camiaya verdikleri hizmetlerden dolayı teşekkür ediyoruz'' dedi. (...)

Şu cümleyi tekrar, tekrar, tekrar okuyorum; inanamıyorum. Ümit Kayıhan, Güvenç Kurtar, Giray Bulak, Hikmet Karaman, Samet Aybaba, Ziya Doğan, Erdoğan Arıca... Ne kadar daha Türk futbolu bu ellere emanet edilecek, kurulmuş bu düzen ve onun getirdiği hegemonya ne zaman bitecek? Birkaç tane daha vardı böyle, onlar yaşları gelince köşelerine çekildi. Kalanların da nesilleri tükendiğinde; inancım o ki Türkiye futbolu ileri gidecek. Yeter ki Mesut Bakkal gibi, Raşit Çetiner gibi bu yolda gitmeye aday görünen kişiler kendilerini bir sorgulasın, nöbetçi teknik direktörlerin devamı gelmesin.

Bir de diğerleri var. Ligin en sevmediğim karakterlerinden Bülent Uygun'un iş ahlakı ve çalışma azmini çok takdir ediyorum; herhangi bir takımı bir adım ileri götürmesi ihtimal dahilinde olmayan Ümit Kayıhanlar, Erdoğan Arıcalar bu işten ekmek yiyeceğine keşke ülkedeki bütün teknik direktörler Bülent Uygun gibi olsa. Ertuğrul Sağlam gibi olsa. Ersun Yanal gibi olsa. Abdullah Avcı gibi olsa. Nurullah Sağlam gibi olsa. O güzel ve onurlu adam gibi, Aykut Kocaman gibi olsa. Vizyonu Türkiye sınırlarını hayli aşan, Michael Skibbe'den sonra Galatasaray'ın başına geçmesinin hayalini kurduğum Tolunay Kafkas gibi olsa...

Aslında şöyle bir sayınca, umutlandım. Bülent Korkmaz, Oğuz Çetin, Suat Kaya, Mehmet Özdilek, Uğur Tütüneker, Eskişehirspor'da iyi bir hava yakalayan Rıza Çalımbay gibi potansiyeli olan isimler umarım birincilerin değil; ikincilerin yolundan giderler. İşte o zaman, gerçekten ileriye gitmeye başlayabilir Türkiye futbolu.

Başlığa döneyim...

Altay, Karşıyaka, Denizlispor, Antalyaspor, Adanaspor, Diyarbakırspor, Erzurumspor, bir daha Altay, Ankaragücü, Göztepe, bir daha Diyarbakırspor, Bursaspor, bir daha Diyarbakırspor, Malatyaspor, Kocaelispor, bir daha Denizlispor... Bu, Ümit Kayıhan'ın 17 yıllık teknik direktörlük kariyeri. Şu ise Roman Kratochvil'in 15 yıllık profesyonel futbolculuk:

1994 - 2002 Inter Bratislava
2002 - 2009 Denizlispor

Beş, bilemedin on hafta sonra Denizlispor'la hiçbir bağı kalmayacak Ümit Kayıhan, yedi yıldır Denizlispor forması giyen, seneler boyunca hatırlanıp "ne güzel adamdı" diye yâd edilecek Denizlispor efsanesi Roman Kratochvil'i gönderip, üstüne bir de Denizlispor adına yaptığı hizmetler için teşekkür edebiliyor. Denizlispor yönetimi de buna göz yumuyor. Hakikaten akıl alır gibi değil.

4 ekleme:

PCLioN dedi ki...

Şahane bir yazı Atahan, ben de haberi gördükten sonra benzer şeyler karalama niyetindeydim ki sen gayet güzel ifade etmişsin söylemek istediklerimi.

Denizlispor taraftarı da bu olaya tepki göstermezlerse kendilerine taraftar falan demesinler mümkünse, böyle rezalet olmaz...

ASY dedi ki...

Ata,

Sürpriz var.
Denizlispor, Ümit Kayıhan ile yollarını ayırmış.

Şoktayım!

scapula dedi ki...

İnanamıyorum...

Nasıl olur!?

Büyük sürpriz hakikaten. Türk futbolu adına köklü değişimlerin başlangıcı olabilir bugün. İstikrarın sembolü Ümit Hoca, görevini yarıda bırakmış demek... Sen şoktaysan, ben de yastayım.

Çarpık düzenin bu kadarına da pes doğrusu. Şimdi, giderayak yaptırdığı bu transferlerin altında bir kötü niyet aramayalım da ne yapalım? Bakalım şimdi sıradaki kim? Yarın bir gün bakarsın Kratochvilli Konyaspor'un başına geçer...

Güler misin ağlar mısın...

Genç dedi ki...

bes demissin be abi , cok demissin :)