01 Aralık 2008

Hacettepe Maçı

Bir alttaki post'ta Erman Toroğlu demiştim, bayrağı Erdoğan Arıca'ya devrettirip oradan devam edeyim. Hocam, bu kadar ilkesiz, bu kadar fırdöndü adamlarsınız; ne yüzle insanların karşısına çıkıyor ve ahlâk dersi veriyorsunuz diye başlayayım... Cem Karaca, "Yarım Porsiyon Aydınlık"ta der ki, "Karılarınızı döverken siz, ne kadar bilimselsiniz?" Aynı şekilde, oyuncularınıza "Oyunu soğutun, yavaş, yavaş..." diye bağırırken siz ne kadar ahlâklısınız? Peki "Metalist'e yapsaydı o hareketleri." derken ne kadar Avrupalısınız? Her sene görev ikişer üçer görev aldığınız takımlardan herhangi biriyle Avrupa'da destan yazdınız da biz mi bilmiyoruz? Şurada, size de seslenmiştim aslında hocam; yok birbirinizden farkınız, siz size benzersiniz.

Bir yorum gelmiş bloğa. Küfürlü sözcük barındırıyordu içinde, sildim. Dünkü hakem hakkında yorumumu sormuş, cevap vereyim. Henüz maçı televizyondan izlemedim ama açıkçası ben yanlış adama kart göstermesi haricinde bir hatasını görmedim. Bu hatanın da skoru etkilemesi gibi bir durum söz konusu değil, zira yanlış gösterilen kart oyuncunun ilk sarı kartı; kırmızı kart da skor 3-1'ken geliyor ve maçta başka gol de olmuyor. Federasyon Teli'nin cezasını kaldırır, Zoko'ya da bir sarı kart yazar, olur biter. Fenerbahçe, Beşiktaş'ı saçma sapan bir hakem kararıyla yenmişken, yanlış oyuncuya gösterilen bir sarı kart sonrası neden bu kadar heyecanlandınız, bilemiyorum. Kaldı ki, Galatasaray lehine hakem hataları da yapılabilir, nitekim bir Konyaspor maçında yapıldı. Lakin hangi renkler lehine yapılmış olursa olsun, benim burada hakem hatasından bahsettiğim çok nadirdir, sadece kötü niyetli olduğundan emin olduğum hakemler hakkında iki çift laf ederim. Bir Eskişehirspor maçı hakeminin yaptıklarına ise, kendisine güveniyorsam hakem hatası der, geçerim. Aynı hakemle geçen yıl Fenerbahçe'ye 2-0 ile yine yenilirken Deivid'in ayağından yediğimiz ofsayt gole değinmediğim gibi.

Maç hakkında söylemek istediğim çok az şey var. Barış, bu takıma lazım bir oyuncu. Emre Güngör zaten herkesten daha lazım. Topal da hazır hale gelsin de artık o bölgede alternatif olsun, neme lazım. Linderoth, Uğur gibi oyuncularımız da takıma döndüğünde sanırım çok daha rahat izleyebileceğiz maçları.

Rahat izlemek demişken, Eray'la da birlikte bir vesileyle protokol tribününün en önünden izledim maçı. Dolayısıyla, Skibbe'nin futbol felsefesini biraz daha iyi tanıma ve anlama fırsatı bulacağım derken, rakibin on kişi kalmasıyla birlikte 3-5-2'ye döndük. Bu da, gecenin benim açımdan talihsizliğiydi, diyeyim.

6 ekleme:

Anonymous dedi ki...

Acil MSN hocam. Mesut ben, çok az zamanım var..

bozzio levin stevens dedi ki...

Bahsettiğim yanlış adama sarı kart değil, Brezilya'dan üç beş kuruş kazanmaya gelmiş adama yapılan muameleydi. Hakeme göz kırpan Barış Özbek zavallının ayağını kırsaydı bile yine ikinci sarı karttan kırmızı kartı gören (ki o ilk sarı karta her yerde gülerler) nedense Hacettepeli olacaktı. İki tane hakemin uydurduğu sarı kartla oyundan çıkmak zorunda kaldı ve böylece zora giren oyun da rahatladı Galatasaray için. Lugano'nun olmayan el hareketini koyuyorsun da Barış Özbek'in o manidar göz kırpışını koysana bir de..

Kayaoğlu 29 dedi ki...

Trabzon macinda Servet'in eline carpip giren golden sonra "Servet niye hakeme topun eline carptigini söylemedi?" diye soran yorum capulculari acaba neden bu mactan sonra: "Penaltiya sebep olan zenci futbolcu niye hakeme gidip bunu söylemedi?" diye itiraz etmezler?

Kayaoğlu 29 dedi ki...

@bozzio...
Baris'in göz kirpmasindan manalar cikariyorunuz ya, helal olsun?

Kapali Ust dedi ki...

Yıllardır şovun daniskasını yapanlar Lincoln'ü şov yapmakla suçluyorlar. Bu oyuna izin vermez Galatasaray taraftarı Lincoln'de Erman ile Erdoğan'ı top diye sektirir bir dahaki maç.

scapula dedi ki...

Bozzio Levin Stevens,

Maçı izledin mi bilmiyorum, ancak aynı oyuncunun Lincoln'e 15 dakika içinde yaptığı 3 veya 4. fauldü o. Hakem kötü niyeti sezdi ve verdi sarı kartı.

Kapalı Üst,

Al işte sektirdi. :)