10 Kasım 2008

Hüseyin Göçek

İsteyen çirkeflik desin, isteyen çekememezlik. Benim için maçın özeti, Hüseyin Göçek'in maçı mahvettiğidir. Bilmeyen yok, Türkiye'de de dünyada da maçlar öncesinde kulisler yapılıyor, hakemler bağlanıyor. Bu maç da öyle bir maçtı işte. İsteyen kendini kandırsın değildi desin, isteyen benim için bu adam kendini kandırıyor desin, gerçek bu. Bundan tam 11 gün önce, cümle alem duydu Hüseyin Göçek'in bu maçın hakemi olduğunu. Yine aynı cümle alem bas bas bağırdı, bu hakem Fenerbahçe Spor Kulübü tarafından atandı, MHK tarafından değil diye. Kimse hiçbir şey yapamadı, kimsenin elinden hiçbir şey gelmedi. Adnan Polat bilmiyor muydu bunu, biliyordu. Hakem hakkında yaptığı açıklama da işte tam bu yüzdendi. O da işe yaramadı ne yazık ki.

Sayılmayan güzelim frikik, verilmeyen penaltılar -evet-, 5 metreye çekilen barajlar, Lincoln bir saniyeliğine kart istedi diye -haklı olarak- sarıyı yerken yere top vurması seyredilen Gökhan, tehlikeli pozisyonda arkadan müdahele yapıp ikinci sarıyı görmeyen Josico... Bu hakem, kendisine verilen görevi yapmıştır. Açık, net. Burada üç beş kişi okuyup da bak adam ne kadar centilmen, objektif bakabiliyor desin diye bu çok açık gerçeği içime atacak, şu sonucu önceden belirlenmiş maç hakkında teknik yorum yapacak değilim.

Bir önceki sezon, İstanbul Büyükşehir Belediyesi maçını da mahvetmiştin Hüseyin Göçek. Mahvetmiştin diyorum, okuyucuya saygımdan. Yoksa ben tekil olarak sana çok daha güzel şeyler söylüyorum. Senin gibiler Türk futbolunun içinden temizlenmedikçe, bu danışıklı dövüş devam edecek Hüseyin Göçek. Biz de saf saf izleyeceğiz bu tiyatroyu. Para çıkarıp vereceğiz cebimizden, senin gibiler doysun diye.

Bak nasıl kandırıyoruz kendimizi, Galatasaray kötü oynadı, Fenerbahçe iyi oynadı diye. He valla, iyi oynadı Fenerbahçe! Fenerbahçe, o küçümsenen Anadolu takımlarından daha kötü oynadı. Sahadaki 11 çubuklu formalının tek gayesi Galatasaray'ın oyununu bozmaktı. Yaptılar mı, yaptılar. Ama nasıl yaptılar, o önemli. Maçın ilk 20 dakikasından belliydi, Fenerbahçe aslında şu ikinci Arsenal maçından çok da farklı bir top oynamayacaktı. Ama o Kadıköy laneti dediğimiz şeyin getirdiği iki gol ve tabii kendisine verilen direktifleri doğaçlama yeteneğiyle birleştirip uygulayan Hüseyin Göçek'in etkisiyle değişti işler. Sindi Galatasaray. Siner tabii. Benim de sayma muhteşem golümü absürd gerekçelerle, benim de verme penaltılarımı, bana da çifte standard uygula, ben de sinerim. Sonradan kolay Galatasaray kötü oynadı demek. Medya için de kolay, Fenerbahçeliler için de kolay, Galatasaraylılar için de kolay. Ama hakem... Evet konu dönüp dolaşıp hakeme geliyor, hatta üstüne bir de Kadıköy laneti dedim, bahane olsun diye değil. Bahaneyse de bahane anasını satayım, bir de açıklama mı yapacağım.

Bu maçı hakem almıştır Fener'e, o kadar.

Bu da derbinin yorumu olsun.

18 ekleme:

Kurt dedi ki...

Ben yazacaktım sayende gerek kalmadı eline sağlık, aynen öyle!

Metin dedi ki...

Oh be. Blog blog döndük dolaştık, her yerde sanki gazete yazarıymış gibi tarafsız yorumlar, rakibin hakkını vermeler, yuvarlak cümleler. Ben kendim Beşiktaşlıyım ama tribünlere oynamayan, samimi yazını beğendim Scapula. Ayrıca da haklısın.

Anonymous dedi ki...

Bence uçan hollandalıyı bir oku istersen ,hakem için yazdığı kısmı özellikle .
Ali

Kurt dedi ki...

Sevgili Ali;
Ne demiş ki hollandalı? Ben bu maç hatayı hakem de aramıyorum. Var mı başka bir açıklaması. Eminim o da 4 gözle izlemiştir maçı ama kaybetmenin hıncını hakemden değil teknik ekipten çıkarmak için böyle konuşuyor bence...

scapula dedi ki...

Ali Bey,

Okudum, hatta kendi yazımı yazmadan önce okudum. "Katılmıyorum"dan başka söyleyebilecek bir şeyim yok. Bilmiyorum, belki haklıdır. Ama benim perspektifimden vaziyet böyle görünüyor.

Teşekkür ederim, yorumunuz için.

Anonymous dedi ki...

Rica ederim ,cevap yazdığınız için asıl ben size teşekkür ederim.

Ali

PCLioN dedi ki...

İşin teknik kısmında kalmayı tercih edenlerden biri de benim aslında. Biraz da bilerek dışında kaldım hakem tartışmalarının çünkü ikisi bir arada olmuyor, en azından benim şirazem kayıyor diyeyim. Takım olarak düzeltmemiz gerekenler gözden kaçıyor hakemi bulaştırıca, bunları da birisinin aklı selim bir şekilde yazması gerek.

Ata her zaman daha iyi ifade etmiştir kendini bu tip konularda, çok net ve vurucu bir yazı çıkarmış yine. Katılmamak elde değil...

benikoyupgitme dedi ki...

üstat elin kolun dert görmesin.. o kadar güzel yazmışsın ki. Ampül gibi astığı frikikten sonra lincoln'de ciddi şekilde oyundan düşmeye başladı. İstesen başaramazsın bunu hatta futbol oyun kurallar içersinde hakeme kadar fener de başaramamıştı başta selçuk olmak üzere onca tekme atılmasına rağmen.. ama o dakikadan sonra herşey değişti.. Hakem bir etken tabii ki ama bizim 6 kez gelen fenere 4 gol attırmamız her ne kadar çöksekte, penaltımız verilmese de, aptal aptal kartlar çıkarılsa da kabul edilir şey değil. 1 hafta öncesine kadar ecnebi memleketlerde,portekiz'de benfica'nın tozunu attıran emre aşık'ın, meira'nın, sanctis'in bu denli kepaze olmasını, başta ilk gol olmak üzere bu denli dangalakça goller yememizi futbol oyun kuralları içersinde anlayamıyorum.. ne bu kaleci ne bu adamlar bu topu oynayacak, bu golleri yedirtecek adamlar değil.

Acaba soyunma odasında birbirlerine sittin senedir yenemiyoruz falan filan diye gerginlik mi empoze ediyorlar ? Yani öyleyse bu çok kötü bir şey değil paran var pulun var git dünyanın en önemli psikologlarını çağır şu adamların bu statta ayağına beton bağlamasını çöz. balta'yı, arda'yi geçtim yabancılarımız bile nasıl bir psikolojiyse etkileniyor..

ömer dedi ki...

Yazıya harfi harfine katılıyorum. İlk yarıda galatsaray futbolcuların her olumsuz hareketine kart çıkaran "hakem", selçuk un ilk yarıda dünya kadar faule kart çıkartamadı. sarıyı yemesi gereken selçukken bir anlık refleksle kart işareti yapan lincoln oldu.selçuk un oyundan atılmaması çok ayrı bir durum. selçuk ayrıca sağdan gelen bir ortada ümit karana kambura yattı, orta ashada faul çalınan bu pozisyon penaltıydı bence. Fenerbahçeli futbolculara ilk yarı kart göstermeyerek oyunda tuttu ve özgüven sağladı bir sonraki fauller için. Birde hayıflanırız büyük organizasyonlarda hakemlerimiz yok diye olmasında zaten kardeşim sonra dünya medyasına malzeme maçın içine edene "Türk" hakemi.
Ayrıca futbolcular kadıköy'de defans yaparken konsantre olamıyorlar, sonra bu bütün takıma yayılıyor. Her sene bu böyle anlamış değilim.
not: ikinci paragraf ilk paragrafın tekzibi yada içten bir itiraf değildir.

hadesperado dedi ki...

eline sağlık... bir de şu basiretsizliği üstümüzden atsak hakem falan dinlemicez ama bakalım ne zaman...

Anonymous dedi ki...

kınık maden sodası tavsiye ediyorum size.

scapula dedi ki...

Oh yes. Çok yaratıcı.

Ben de size blogger hesabınıza giriş yapmanızı tavsiye ediyorum ki karşımda kimin olduğunu bileyim, adamakıllı konuşabilelim.

Neden bütün olumsuz eleştiriler isimsiz yapılır ki? Korkacak bir şey yok. Diyelim ki bloğunuz var, gelip orada size küfür etmeyeceğim elbet. Konuşacağız alt tarafı. Hoş, ben Fenerbahçeliyle futbol konuşmam ya, neyse.

Muhabbetle;

Anonymous dedi ki...

ağlama arkadaşım ağlama. hüseyin olur hasan olur farketmez biz her türlü koyarız. alış artık bunlara.

Mesut Ulukök dedi ki...

Çok yaratıcıymış bu isimsiz yahu. :)

Chao Grey dedi ki...

Bravo cok guzel bir yazi... Fenerbahçelilerin senelerdir övündükleri " biz her türlü koyarız" düsturunu Michel Platini'nin bir sözüyle karşılamak da bize düşer:" Büyük takımlar kazandıkları başarılarla, küçük takımlar ise büyük takımlara karşı aldıkları galibiyetlerle övünürler."

KANDIRALI dedi ki...

maçı 90dakika dün akşam izledim ilk defa. trt2 mi 3 mü orada veriyordu. fener bu kadar boktan oynayarak nasıl bu kadar gol atmış anlamadım.

hakem mevzuunda biz epeydir kahroluyoruz. bişey olmaz :)

hücum futbol dedi ki...

@Adsız
geçen seneki türkiye kupası maçından sonra komple ağladığınızı ne çabuk unuttunuz. neye alıştınız. işinize gelince öyle.

selçuk ve josico'nun sahada kalması utançtır. daha 1. dakikadan itibaren tekme atmaya başladı bu adamlar. bunu yanında lugano, gökhan gönül vs... bir sürü verilmeyen sarı kart var.

top oynamadan kıça başa çarpan toplarla, hakem desteğiyle, sadede itiş kakış ve tekme ile her sene kadıköyde aynı senaryoyu izliyoruz.
sonra da bunun adına mücadele etmek diyorlar.

tribünlerde taraftara, yöneticiye her türlü pislik, hakaret, terbiyesizlik, sahada futbolcuya her türlü hakaret, yabancı madde.

fenerbahçe kulübü galatasaray maçlarına özel hazırlanıyor. topyekün çirkeflik ve pislik yapmak için.

shadowturk dedi ki...

tabi senlerdir hakemle şampiyonluklar sizi o kadar duyarsız hale getirmiş ki takımın kepaze duruma düştüğünde suçlu köylü alman, takım, adnanlar değil de hakem oluyor değilmi...sizde alışın artık gs kötü oynadığında moral verecek hakem olmayacak artık yanında.haluk ulusoy devri bitti çünkü...
yinde de bonusu devam ediyor o da rezil olmayasanız diye...gs ligin ilk maçından başlayıp zavallı denizliyi faullu goller olmayan kırmızı kartlalrla yendiği, antepde bariz penaltıyı fbye çalmadığı zaman hakemler süperdi değilmi...servetin elleri barosun kolları olmayan penaltılarla gs maç aldığı zaman gs süper oynuyor hakem hata yapmıyor değil mi...ama hakemin haklı olduğu bütün kamuoyu tarafından ispatlandığında dahi içinize sindiremiyorsunu değil mi...çünkü alışıtnız..haluk amca sağolsun gs öyle yada böyle fb ye yenilir gücü yetmez ama diğerlerini(bjk dahil) çiğ çiğ yer...