Oynadığı dönemde çok severdim Trabzonspor'un ikizleri Şota ve Arçil'i. Bunda Trabzonspor'un şampiyonluk yolunda Fenerbahçe'yle yarışmasının rolü nedir bilinmez. Herkes gibi daha çok sevdiğim Şota'ydı benim de, ancak nedeni daha çok gol atması değil, bir hareketiydi.

Bir Pazar günü, ya pikniğe gidiyoruz ailecek, ya da misafirliğe. Sahil yolundayız, Tarabya civarında. Radyoda iki maç: Vanspor - Fenerbahçe, Trabzonspor - Eskişehirspor. İki takım şampiyonluk yolunda yarışıyor ve Fenerli babam, çok da fanatik olmaması nedeniyle araba radyosundan dinliyor bu son hafta maçlarını. Bense arkada heyecanla Vanspor'dan gelecek gol haberini bekliyorum ama ne mümkün, Boliç yapıyor yapacağını ve bir anda 2-0 oluyor skor. Oysa üç hafta önce aynı Vanspor, Trabzonspor'u yenmişti, Erkan Avseren'in golüyle. Trabzonspor'un şampiyonluğundan ümidi kesiyorum. Arabada babamın yüzünde güller açıyor. Arabayı sağa çekip elime üç beş bozuk para tutuşturuyor ve ekmek almamı istiyor. Fırına giriyorum, ekranda maç. Fenerbahçe'nin değil, Trabzonspor'un maçı. (Dönüşümlü mü yayımlanıyordu acaba?) Şota maçtaki bilmemkaçıncı golünü atıyor ve gol krallığını hemen hemen garantiliyor. Tüm Trabzonsporlu oyuncular Şota'ya koşuyor ama o da ne? Şota sevinmiyor. Bir yabancı futbolcu olarak kendi gol krallığını hiç umursamayıp, Trabzonspor'un şampiyonluğu kaçırmasının üzüntüsüyle santra noktasının gerisine doğru yavaş adımlarla yürüyor. Yanına gelen Arçil, kollarını kardeşinin başına doluyor ve ona iki kelime fısıldıyor. Ne diyor? Bilinmez.

Böyle bir adam Şota. Bu derece içimizden biri olmuş Trabzonspor'da forma giydiği seneler içerisinde. Arçil'in de ondan çok farklı olduğu söylenemez. İkisinin de Trabzonspor taraftarının gönlündeki yeri bambaşkadır. İleri ikilide beraber oynadıkları dönemde neredeyse her maç, gol tablosunda Arveladze (aslında Cetvalişvili) yazmaktadır. Hele ki kendileri gibi hücumda oynayan ağabeyleri Revaz'ı da aralarına katarak hep beraber Dinamo Tbilisi forması giydikleri yıllarda bu işe apayrı bir boyut kattıkları söylenebilir. İçlerinden en çok gol atanı Şota olsa da, diğerlerinin de skora katkısı az olmamıştır. Misal ikizler Trabzonspor formasıyla ilk oynadıkları 15 maçta fileleri toplam 23 kez havalandırırlarken, bu gollerin 14'ünde Şota'nın, 9'unda Arçil'in imzası vardır.

Şota ve Arçil'in hikayesi 1973'te dünyaya geldikleri Tiflis'te başlıyor, hayat onları farklı yerlere sürüklüyor. Kraliyet ailesine mensuplar, ancak Ekim Devrimi ile birlikte bu krallıkları son buluyor. Ülkesinin ünlü cerrahlarından Cemali Cetlavişvili, üçüncü ve dördüncü çocukları olan ikiliyi, abileri Revaz'a yaptığı gibi futbolculuğa teşvik ediyor. Ve günü gelince ikisi de ülkelerinde gol kralı unvanını kazanıyorlar. Daha sonraki hedefleri ise krallıklarını Avrupa'da kanıtlamak oluyor.

Trabzonspor'a transfer olma hikayeleri çok ilginç. Önce 1990 yılında Trabzon'a gelen Dinamo Tbilisi takımının dikkat çekici genç yetenekleri olarak Trabzonspor Kulübü'nün raflarındaki transfer dosyalarında adları geçiyor. Zamanın Trabzonspor teknik direktörü Özkan Sümer, iki futbolcu için düştüğü notta "Fizik kapasiteleri yetersiz. Henüz çok gençler. Trabzonspor için hazır değiller." ifadelerini kullanıyor. 2 yıl sonra, bu kez Belçikalı tenik direktör Leekens'in yardımcısı Desment, iki oyuncuyu daha olumlu ifadelerle değerlendiriyor ancak o da ekliyor: Trabzonspor için hazır değiller.

Yıl 1993. Dinamo Tbilisi, Şampiyonlar Ligi ön elemesi ikinci maçında Linfield karşısına çıkıyor. İlk maçı Tiflis ekibi 2-1 kazanmış. İkinci maçın hakemi tanıdık; Erman Toroğlu. Tiflisli yöneticiler işi sağlama almak istiyor ve Erman Toroğlu'na içi yemyeşil dolarlarla dolu bir çanta teklif ediyorlar. Çantanın içindeki para şimdi komik gelse de, o zaman için büyük: 2 bin dolar. Erman Toroğlu çantayı kabul ediyor ve alıyor. Evet, alıyor. Ama UEFA gözlemcisine teslim etmek için. Karşılaşma başlıyor, fakat Erman Toroğlu, muhtemelen biraz mübalağa sanatının da etkisiyle şöyle ifade ediyor durumu: "Maçı yönetmeyi bıraktım, ikizleri izlemeye daldım." Maç 1-1 sonuçlanıyor, Dinamo Tbilisi tur atlıyor. Hesapta. Gerçekte ise, Gürcistan şampiyonu, turu bırakmakla kalmıyor, hakeme açık şike suçundan iki yıl uluslararası müsabakalardan men cezası alıyor.

Erman Toroğlu, bu maçın ardından soluğu telefonun başında alıypr ve dönemin Trabzonspor başkanı, yakın arkadaşı Sadri Şener'i arayarak ikizlerden bahsediyor. Deyim yerindeyse Şota ve Arçil'i öve öve bitiremiyor Toroğlu. İkilinin olağanüstü yeteneklerinden, birbirleriyle uyumlarından ve Trabzonspor'a neler kazandıracaklarından dem vuruyor. Sadri Şener de gerekeni yapınca iki oyuncu, 200 bin dolar bonservis ücreti ve kendilerine Rusya'yı satın alabilecekleri hissini veren 5'er bin dolar aylıkla Trabzonsporlu oluyorlar. Kısa süre sonra ise yönetime çıkarak "Bakıyoruz biz daha iyi futbolcuyuz ama az para alıyoruz." diyor ve Sadri Şener'in ricalarını kırmamasıyla 7500 dolar maaşla oynamaya başlıyorlar.

Şota ve Arçil, önceleri benzerlikleri nedeniyle arkadaşları tarafından ayırt edilemiyorlar ve bu problem Trabzonspor'un emektar malzemecisi Kuş Mehmet tarafından atılan öneriyle çözüme kavuşturuluyor; Şota'ya Adidas, Arçil'e Puma malzemeler veriliyor. Arçil'in evlilik yüzüğü de ikiliyi ayırt etmekte yardımcı olan bir diğer obje. Hakemlerin işi ise hiç kolay değil, sarı ve kırmızı kartlarda çoğu zaman Kaptan Ünal Karaman'dan yardım istiyorlar. Sonrası malum. İkisi de golleri ve sempatik tavırlarıyla kendilerini kısa sürede herkese tanıtıyorlar, ikisi de birer Trabzonspor efsanesi olarak tarihteki yerlerini alıyorlar.

"Sahada gözlerimizle haberleşir, konuşuruz. Duygularımızla oynar, birbirimizi buluruz. Ayaklarımızla da gol atarız. Olur ya, herhangi bir nedenden ötürü ikimizden biri o gün sahaya çıkmayıp forma sırtlamadıysa, sahaya çıkanımız için gerçekten ızdıraplı dakikalar yaşanır. Çünkü tek oynadığımızda kanatlarının biri kesilmiş kuş gibi oluruz, bir tarafımız eksik kalır. Motoru yarım çalışan bir araba gibi, tekleyen bir tır gibi..."

1 ekleme:

a.ç.m dedi ki...

herkesde aynı ruh hali...
ama ben en çok arçili severdim, bir türlü sakatlıktan kurtulamadı arçil...
geldikleri ilk yıl 4-1 yandiler galatasarayı arçil döktürmüştü o maçta, orhanın ve sotanın golunde asistleri arçil yapmıştı bir sakatlandı pir sakatlandı...