09 Temmuz 2008

Efsane Kocaelispor

Bayağı küçüktüm, ama hatırlıyorum Kocaelispor'un şampiyonluğa oynadığı sezonu. Fazla ayrıntı olmasa da kafamda, herkesin Kocaelispor'un performansına şaşırması, Kocaelispor'un İstanbul takımlarına çelme takması falan hep kalmış aklımda.

Şimdi bakınca, hakikaten muhteşem bir kadrosu varmış o zaman Kocaelispor'un. Saffet, Faruk, Bülent, Omerovic, Halil İbrahim, Nuri Çolak, Mirkoviç, Kuzmanovski... Saffet Sancaklı üç büyüklerde oynamıştı, Kocaelispor formasıyla bize hat-trick yapmışlığı, Fener formasıyla 4-0'lık maçta (Cine5'ten decodersiz izlemiştim) gol atmışlığı vardır. Şimdilerin kulüp başkanı, menajeri ve yorumcusu. Mimiklerine ve konuşmasına baktıkça gülerim. Faruk Yiğit, Fenerbahçe'ye de gitti. Maçtan önce tıraş olur, maça sakalsız başlardı; maçtan sonra bir bakardık sakaldan yüzü gözükmüyor. Toprak Kırtoğlu'yla birlikte Fenerbahçe'nin mağara adamlarındandı. En son iki sene önce Bursa Orhangazispor takımının antrenör-futbolcusuyken sigara içip sahaya girmesiyle tekrar hatırlandı. Bülent'i zaten biliyoruz. Orta sahada oynarken gol kralı olan, gollerden sonra asker selamı veren, bugünkü Sivasspor teknik direktörü Bülent Uygun. Spor camiasındaki en antipatik insan unvanını taşıyor kendisi benim nezdimde. Fahrettin Omerovic, daha sonra kaleyi Dumitru Stingaciu'ya bırakarak en parlak dönemindeki İstanbulspor'a gitti, Fahrettin Ömerli oldu. Daha sonra orada kaleci antrenörlüğü de yaptı. Şu anda Malatyaspor teknik direktörü. Yerine kaleye geçen Stingaciu da başka bir efsane tabii, bir maçta kalesinden çıkıp frikik atmışlığı da vardır. Halil İbrahim top cambazıydı, 95-96'da o da Fenerbahçe'ye transfer oldu ama başarılı olamayıp 96-97 sezonu sonunda gönderildi. Al yanaklı Nuri Çolak, altyapıdan yetişip uzun yıllar kaptanlık yapan bir Kocaelispor efsanesiydi. Yanlışım yoksa Kocaelispor küme düşünce gemisini terk edip Gaziantepspor'a gitti. Bugün kaçıncı ligde olduğunu bilmediğim Bozuyükspor'da oynuyormuş, oh iyi de olmuş. Mirko Mirkoviç, yani Mert Meriç de Fener'e gidenlerden. Yılların Kocaelisporlusu. Fener'deyken bile Kocaelispor'a destek verir, bağış yapardı. Daha sonra da ikinci ligdeki Kocaelispor'a döndü zaten. Kimbilir nerede şimdi. Kuzmanovski'yi geçiyorum.

Bir lig maçı vardı gündüz oynanan. 5 yaşımda ya var ya yoktum. Bilmiyordum önceden maçın olduğunu, televizyonda bir anda maç yayını başlayınca nasıl mutlu olduğumu, neler hissettiğimi çok net hatırlıyorum. Dün gibiydi sanki, ah ah yaşlanıyoruz. Neyse, 1-0 öne geçti Kocaelispor. Annem geldi, ne maçı bu dedi, lig maçıymış dedim. "Niye yeniliyoruz ya, (Kandıralı affına sığınıyorum, küçüktüm bak, kızma sakın!) Kocaelispor boktan takım değil mi?" diye de ekledim. Annem de "Olur mu hiç, çok güçlü Kocaeli." dedi, Galatasaray da maçı kazanamayınca anlamıştım bu adamların hakikaten güçlü olduğunu. Maç 1-1 bitmişti, bizim golü de annemin en sevdiği futbolcu atmıştı: Uğur Tütüneker. Akşam babam "boktan" kelimesini kullandığımı duydu, bana çok sert bir bakış attı, o bakış da hâlâ aklımda. Halbuki ben öyle bilerek kullanmamıştım, Manchester maçı yazısında adı geçen Erkan Abi'den duymuştum "boktan takım" ikilemesini, tüm takımlar için kullanabilirdim. Neyse, bu Kocaelispor'la ilk tanışmamdı, o yüzden anlattım.

Pardon. Şimdi o kadar paragraf yazdım, silemem ama yukarıdaki olay, Kocaelispor'la ilgili hatırladığım ikinci enstantane. Belki ilk kez Kocaelispor'u izlediğim gün o olduğu için ilk tanışmam dememde sakınca yoktur, ama Kocaelispor'a dair ilk anım başkadır. Televizyonda Fenerbahçe'nin maçı vardı, hatta o maçta bir ara Oğuz yerde kalmış, 3-4 kişi başına üşüşmüşken hakem, Oğuz topu sakladığı için rakip takım lehine faul vermişti de çok şaşırmıştım. İşte o maç oynanırken, televizyon diğer maçların skorlarını altyazıyla geçiyordu. Önce Kocaelispor 1 Galatasaray 0 oldu. Sonra Kocaelispor 2 Galatasaray 0 oldu. Ama o maçı aldık 4-2. Atıyor da olabilirim, zira yaklaşık 1 saattir TFF kayıtlarına bakıyorum ama bulamıyorum. Gerekli açıklamayı daha sonra yapacağım, zira sıkıldım aramaktan. Ayrıca asıl hatayı bu paragrafta yapmışım. 1-1'lik maç zaten Kocaelispor lige çıktıktan sonraki ilk Galatasaray - Kocaelispor maçıymış.

Neyse yahu, fenalık geldi maç kaydı aramaktan. Yazacaklarımı da unuttum. Dizdim işte Kocaelispor'un efsane kadrosunu odadaki küçük televizyonun üstüne. Mevkilerine göre dizdim, hatırlamadığım futbolcuları da tipine göre, "Kesin defanstır bu." "Bunda çapa orta saha tipi var. Bugün oynasa Aurelio'yu keser." düşüncelerine dayanarak sınıflandırıp yerleştirdim. İyi takımdır, güzel takımdır Kocaelispor. Bursaspor gibi çirkef değildir, Sakaryaspor gibi asansör değildir, stadının zemini rezil değildir, hedefi hep yüksektir, güzel top oynar. Galatasaray'a Orhan'ı, Cihan'ı, Volkan'ı, Kuzman'ı ve daha nicelerini kakalamış olsa da, sevilesi takımdır Kocaelispor. Ömrü uzun olsun Birinci Lig'de. Birinci Lig dediğim, Süper Lig işte, neden adı değiştiyse... Ahan da bir de gazete küpürü koyup bitireyim.

2 ekleme:

KANDIRALI dedi ki...

o zamanki kadro inanılmaz. Güvenç Kurtar takımın başında vayvay.. unutulmaz tek başarısı bizdedir.

Senin küçüklüğüne verip annenin ellerinden öperim :) Golü atan Ugur Tütüneker de yarın Faruk ederdi diye hatırlıyorum.

Mirkoviç şuan bize topçu bulmakla meşgul kızılyıldızdan aldığımız 2 adamıda o önermiş. Vefalıdır mirko severiz. Hatta bi röportajında bi fener kocaeli maçında golden sonra sevinmediğini zamanın tek.dir mustafa denizli nin devre arasında ona kızdığını anlatmıştı. ve şöyle diyor "sonra 2. yarı bir gol daha attım ama yine sevinmedim" koçum benim mirko..

ömeroviç şuan malatyada hatta geçen seneki maçta son haftalarda bize 4tane çakınca kimsede şamp. ümidi kalmamıştı. :)

yazı güzel olmuş. birde efsane bir maç var istanbulda 4-3 mü ne biten saffet filan 2 gol atmıştı.
bide buna bak youtubeda hikmet karamana bak :D
http://www.youtube.com/watch?v=DbQP2Ty85s4

KANDIRALI dedi ki...

arsenale plakayı yazmıştık kalede seaman vardı heralde o zaman :)