09 Temmuz 2008

Aurelio ve Real Betis

Aurelio. Türkiye'nin defansif anlamda en önemli futbolcusu. Fenerbahçe'yi sırtında taşıyan adam. Avrupa'nın da en iyi 25-30 ön liberosundan biri bana göre. Hücuma daha fazla destek verebilse, daha seçkin bir oyuncu da olurdu. Gideceğini düşünmüyordum, bu haberlerin menajer oyunu olduğunu tahmin ediyordum. Aurelio'nun futboluna hayran olduğum için, temkinli yaklaşıyordum da diyebilirim, aksi halde hayal kırıklığı olacaktı çünkü. Aurelio'nun gidişinin, Fenerbahçe için çok büyük boyutta bir kayıp olduğu tartışılmaz. Yalnız anlayamadığım iki durum var.

Bir. Aurelio'yu neden daha büyük bir kulüp istemedi? Villarreal'de Senna'yla yan yana oynasa, muhtemelen takım sezonu 20 gol yemeden kapatırdı mesela. Aynı şekilde Premier Lig'de UEFA Kupası'na katılma hedefindeki takımlar için önemli bir transfer olabilirdi. Everton, Newcastle, Portsmouth gibi takımların ilk 11'inde kesinlikle yer bulurdu. Fransa'da Lyon dahil her takımda oynardı. Almanya Ligi'ndeki takımların hiçbiri için kötü transfer olmazdı. İtalya'da Inter ve Milan dışındaki takımlarda iş yapardı. Bütün bu takımlar neden almadılar Aurelio'yu, anlayamıyorum. Betis mi aldı ala ala?

İki. Aurelio'nun Fenerbahçe'de kendisine bu kadar uygun bir ortam varken neden Betis'e gitmek istedi? Brezilyalıların hüküm sürdüğü bir takım, her istediklerini kabul etmeye hazır bir yönetim... Aragones'in ırkçılık olayıyla ilgili olduğunu da sanmıyorum, bir kere o kadar bilinçli bir adam görüntüsü vermiyor Aurelio. O zaman neden? Tamam İspanya Ligi'nde oynayacak, ama en kötü takımlarından birinde. Dünyanın gözü İspanya Ligi'nin üzerindeyse, Fenerbahçe'yle de Şampiyonlar Ligi'ne çıkacak. Gideceksen Villarreal'e git, Everton'a git, Juventus'a git, Lyon'a git be kardeşim. Anlamak zor. Neyse tabii, biz anlamayalım da o gitsin yeter ki. Hoş, gitmese ne yazar o ayrı.

Çıkarılacak sonuç. Fenerbahçe camiası içinde huzura ilişkin bir şey sözkonusu değil. Yumurta partileri, etrafa saçılan gülücükler, verilen demeçler, hepsi göz boyama demek ki. Önce Fenerbahçe'nin amigo-futbolculuğuna oynayan Tuncay'ın kulübü büyük bir zarara uğratarak, arkasına bakmadan gidişi; ardından Alex'in bonservisi elinde aylarca bekleyip sonunda mecburen Fenerbahçe'de kalışı; soyunma odasındaki Uğur Boral - Kezman kavgası; iki yıl boyunca çok başarılı bir yönetim sergilemiş, son yılki Galatasaray maçları dışında bütün derbileri kazanmış ve Fenerbahçe'ye resmen sınıf atlatmış Zico'nun gönderilmesi; takımın en önemli oyuncusu, tüm Fenerbahçelilerin gözbebeği konumundaki Aurelio'nun gitmek için bu ısrarlı tutumu ve sonunda kaçarcasına Betis gibi seviyesi belli bir takıma gitmesi... Bütün bunlar tek tek baktığımızda her takımda olabilecek şeyler ama hepsini alt alta koyduğumuzda, Fenerbahçe medyası tarafından ülkeye yansıtılan pembe tablonun koca bir yalan olduğunu anlıyoruz.

Evet. Aurelio da gitti. Hakikaten çok eğlenceli bir yıl bizleri bekliyor.

5 ekleme:

ultrANIL07 dedi ki...

Anelka, Roberto Carlos, Kezman ve diğerleri Fenerbahçe'de ne bulduysa, Aurelio da orada onu bulacaktır. Kaldı ki bir futbolcunun bir takımı seçmesindeki tek kriterler Şampiyonlar Ligi ve para olmamalı. Aurelio, La Liga gibi bir ligde oynayacaktır ki bence bu yeterince açık bir sebeptir.

bilog dedi ki...

fenerbahçe çooooook büyük güç kaybetti. bu beni çok sevindiriyor gerçekten. yeri dolar diyenler var, bence bok dolar. yabancı mı alacaksın? lige alışacak da o, aurelio gibi mi oynayacak sanıyosun? türkiye'de de bulamassın öylesini. ortasahayı tek başına toparlayan adamdı. ayrıca o olmayınca arkadaki o salak defans blogunun çok hatalı goller yiyeceğini düşünüyorum. bok dolar yeri:)

betis konusuna gelirsek, bence neden betis, daha büyük takımlar vardı düşüncesi yanlış. özellikle ispanya'da farklı farklı takımlar birden kafaya oynayabiliyor. belki de betis böyle bir kadro kurdu, kuracak. belli mi ki?

scapula dedi ki...

Doğru söylüyorsunuz.

Düşününce fena değil aslında Betis'in kadrosu. Aurelio'yla da birlikte bayağı bir güç kazandılar, en azından UEFA'ya rahatlıkla oynayabilirler.

Ancak ben yine de Aurelio'nun daha iyi bir takımda oynamayı hak ettiğine inanıyorum. :)

Nazmi Hasdemir dedi ki...

http://mahalletakimi.blogspot.com/search/label/marco%20auerello

Marcocu arkadaşa sevgilerle, böyle dolandırırlar işte. Bir kez daha okumanı dilerim. Bu adamlar 1000 dolarlık adamdır, güvenilirde milli takıma alınırmı. Şimdi alsın adamınız oynatsın delikanlıysa Kadıköyde.

scapula dedi ki...

Adamım kimmiş abi, Terim mi? Yapma :)

Benim tek adamım Hagi'dir bu spor camiasında. Bülent'tir bir de. Terim'i sevmediğimi de bildiğini biliyorum. :)