07 Temmuz 2008

Ah Ulan Ah

Yeni aldığım klavyeye çay döktüm. Birkaç damla da değil, resmen kupayı klavyenin üstüne boşalttım. Hemen suyunu döktüm, tuşları tek tek çıkardım, deterjanlı suda yıkadım, tek tek kuruttum ama eskisi gibi olmadı. Tuşlar ağırlaştı, space tuşu da ağır çalışıyor ve bu beni her basışımda sinirlendiriyor. Klavye alana kadar yazılar biraz seyrelebilir, seyrelmeyedebilir (nasıl yazılır lan bu!? "Seyrelmeyebilir de" diyeyim en iyisi). Ki bu klavye alma periyodu bende çok uzun olabiliyor, daha önce 3 ay sırf üşengeçliğimden klavye almayıp dünyanın en büyük işkencelerinden olan "ekran klavyesi" ile idare etmişliğim vardır. Neyse, bir an önce gidip bir klavye edinsem iyi olacak. O arada da yapacağımız büyük transferlerin ardından iki satır bir şeyler karalarız illa ki...

İki üzücü olay hakkında;

* Hasan Doğan, huzur içinde yatsın. Ailesine sabır diliyorum.
* Deivid bir an önce iyileşip sahalara dönsün. Çok geçmiş olsun.

Ek: İşler değişti. Şimdi yepisyeni bir klavyem var. Bknz: yorumlar.

5 ekleme:

EDDIE dedi ki...

1 klavye almak 3 ay sürer mi arkadaş? 10 YTL bir şey en ucuzu.
artık süpermarketlerde bile satılıyor yani.

Anonymous dedi ki...

söz konusu ata'ysa, sürer. az üşengeç değildir, bilirim.

scapula dedi ki...

Hoppalaa... Sen kimsin yahu :)

KANDIRALI dedi ki...

ahaha yorumlara bak ama harbidende bizim mahalle bakkalında bile satılıyor nerdeyse artık :)

scapula dedi ki...

Artık bir klavyem var, evet.

Ama ben almadım, yukarıdaki "isimsiz" almış. Blogu nasıl bulmuş, benim yazdığımı nerden öğrenmiş onu bilemiyorum işte. Ya mütemadiyen bir sır olarak kalacak, ya da razı edeceğim söylemeye. ;)