26 Haziran 2008

Buraya Kadarmış (2)

Maçtan önceki totemdi, şimdiki maalesef gerçek: Rüya bitti.

Ama üzülen var mı bilmiyorum. Üzüntü var tabii ama bu öyle üzülmek değil, başka türlü üzülmek. Gurur parantezinde üzülüyoruz hepimiz. Çok gururlandırdı bu takım bizi dün gece. Muhteşem oynadı kalan 14 kişi ile. Üç top geldi kaleye, yedik üçünü de ama olsun, daha önceki maçlarda da biz ne vurduysak girmişti. Son dakikada yedik ama olsun, daha önceki maçlarda da biz atmıştık. Elendik ama olsun, turnuvanın yarısını da biz eledik. Bu dakikadan sonra yapılacak şey alkışlamak. Herkes de memnundur zaten gelinen noktadan.

Çok iyi başladık maça, Almanlar üç pas yapamadı arka arkaya. Top sürekli bizim istediğimiz yerdeydi, orta sahanın kontrolü tamamen bizdeydi. Sakindik. Bunda yerden kısa paslarla oynamamızın etkisi büyüktü. Havadan gelen toplara bile ileri doğru kafa vurmuyor, yere indirip oyun kurmaya çalışıyorduk. Her şey muhteşem ilerliyordu. Savunmada Aurelio tek bir açık vermiyor, hücuma çıkarken Ayhan koordine ediyordu oynadığımız futbolu. Ballack'ın suratını yalnızca kötü bir pasa üzülürken gördüm, ne ayağına top geldi ne oyuna katkı sağladı. Hiçbir şey yoktu Almanlarda, Kazım sağdan etkili geliyordu... Direkten döndü ah ah, bir girse neler olacaktı... Yoksa girecek miydi, atacak mıydık, şu futbola bir tane yakışmaz mıydı? Bu Almanlar da kesin gelir bir pozisyonda atarlar golü, zaten savunma boş... Boş dedik ama Mehmet Topal şahane oynuyordu. Yılların stoperi Gökhan Zan'dan daha çok güven verdi bütün ülkeye.

Şans yine yanımızdaydı, ilk golde gösterdi kendini. İyi oynuyorduk, şansımızı kendimiz yarattık diyeceğim ama önceki maçları düşünüp bundan vazgeçiyorum. Ardından klişe tabirle "savunmada hatalar zinciri" ve... Olsun dedik, biz zaten önde oynamadan kazanıyoruz, 9'a 4 eklendi 13 dakika önde oynamış olduk ama gole moral bozmamak lazım, hadi çocuklar hadi hadi... Geliyoruz geliyoruz atamıyoruz. Geliyoruz geliyoruz atamıyoruz. Hamit de ne kötü oynuyor ha... Bitti ilk yarı.

İlk yarıdaki futbola çok benzeyen bir ikinci yarı, gidip gelen kameralardan anladığımız kadarıyla. Tek fark, ilk yarıda sadece biz oynarken, ikinci yarıda Almanlar da ellerine top geçtiğinde bize eşlik etme çabasında. Sağ tarafımız boş tabii, sürekli atıyorlar Podolski'ye, yardır yardır yürü Lukas kardeşim. Sabri de gelsin dalsın sana, penaltı olsun. Bence dışarıdaydı da, hakem içeride görürdü muhtemelen bulunduğu açıdan. Faulü bile vermedi, belki de içeride mi dışarıda mı olduğuna karar veremediği için! O dakikaya kadar iyi yönetmişti maçı, spiker sürekli hedef gösterse de. Tek hatası ilk yarıda Lahm'a sarıyı göstermemekti. Ama o dakikadan sonra hakikaten Almanlar lehine hatalar yapmaya başladı. Abartıldığı kadar da değil, ama burnunun dibinde Hamit'in tertemiz aldığı topa verdiği frikik canımızı yakabilirdi mesela. Lahm'a gösterilmeyen bir kart daha, abuk subuk birkaç faul düdüğü... Kazım'ın penaltı pozisyonu penaltı olmamalı ama bence, iki adım dışarıda olsa faul olsun ama böyle penaltı çalınmasın maçlarda. Kitaba göre penaltı mı, penaltı. Hakem bir de penaltımızı vermedi diyebiliriz o hâlde. Yine de spiker abarttı diyorum.

Öyle işte ya. Yazmak gelmiyor içimden, yok gerisi.

0 ekleme: