06 Mayıs 2008

Sivas Maçı

En güzel şekilde şampiyon oluyoruz. Teker teker rakipleri devirerek her hafta bir kez daha şampiyon oluyoruz. Bir hafta önce kendilerini şampiyon zannedenlere dersini verdik, bu hafta da medyanın kendilerini şampiyon zannettirdiklerine...

Sivasspor'u kutluyorum, başarılarını asla küçümsemiyorum. Teknik direktörlerinin her hafta mahalle karısı gibi car car konuşması (İki gündür konuştuğunu duyan olmadı, başına bir şey gelmiş olmasın? Yarın da konuşmazsa polisi ararım. Mehter Marşı dinlerken gaza gelip cihada mı çıktı acaba?) ve başkanlarının Aziz Yıldırım'ın eski koruması olması (Rüştü'yü döven tayfadan) dışında bir alıp veremediğim yok Sivasspor'la. Taraftarlarının takımı uyutmamasına da söyleyecek sözüm yok, bence çok güzel bir taraftarlık örneği. Ciddi söylüyorum, taraftar ruhunu çok iyi yansıtan bir hareket olmuş, Beşiktaş'a yaptıklarında da çok hoşuma gitmişti.

Bırak şimdi Sivasspor'u, taraftarını falan da maça gelelim. Sivasspor'un buradaki tek özelliği Galatasaray'ın rakibi olması. Sivas'ı yeneceğiz, şampiyonluk gelecek, Sivas şehri de şampiyonluğun geldiği şehir olma niteliğini kazanacak. Yetinsinler bununla. Her halimizden belli Sivas'a şampiyon olmaya gittiğimiz. Ameliyat ertesi hasta yatağından kaçıp gelen Hasan, koltuk değnekli Uğur, sezonu aylar öncesinden kapatmış Linderoth, Serkan, Okan, Carrusca Barusso Bouzid (bu üçü tek adam, virgül yok aralarında) ...

<>Kişisel ve gereksiz bölüm<> Genelde evde seyretmiyorum maçları. Bağırış çağırışlarımı kendisine yapılmış sataşmalar olarak değerlendiren babamın huzursuzluğundan kurtulmak; rahat rahat, bağıra çağıra maç izlemek için bir yerlere gidiyorum. Peder Bey futbolla ilgisi sadece Galatasaray derbileriyle sınırlı bir Fenerbahçeli iken, son iki yılda ne olduysa fanatik, kuduruk bir Fenerbahçe taraftarı oldu. Fanatik dediysem, yine derbilerden ve Avrupa maçlarından başka maç seyretmiyor ama işte diline vuruyor. İki yıl öncesine kadar gazetelerin spor sayfasına bakmayan adam artık gazete okumaya arkadan başlıyor. Ben genelde hiç bulaşmıyorum, Fenerbahçeliyle futbol muhabbeti yapılmaz. Kendimi tutamadığım oluyordu ama peder iyice abartıp benim sessiz sakin izlediğim Sevilla maçından sonra bana sataştığından beri evdeki futbol defterini tamamen kapattım. (Basketboldaki Fenerbahçe - Galatasaray maçından beri de konuşmuyoruz -nedeni maç değil.) İşte o yüzden evde seyretmiyorum maçları, gidip arkadaşlarla bir yerde, program yapmadıysam da mahalle kahvesinde seyrediyorum peder evde olduğu sürece. Hatta boşu boşuna Lig Tv var evde, kimsenin maç seyrettiği yok. Seneye almamak lazım.

Pazar günü yine kahveye gittiğimde televizyonun altındaki yazıyı görünce dünya başıma yıkıldı. İki maçı 10 dakikada bir dönüşümlü göstereceklermiş. Ulan! Fener maçının ne önemi var yahu? Sor bakalım Fenerliler'e, hangi maçı seyretmek istiyorlar? Mecbur döndüm eve. Fındık fıstık aldım, çayımı içtim, huzurlu huzurlu koyuldum maçı izlemeye. Babam maçı izlemediği için bu huzurum hiç bozulmadı. Belli etmemek için çırpınsa da, Galatasaray'ın gollerinin ardından içeride kuduran bir adam vardı. <>Kişisel ve gereksiz bölüm<>

Maç başladı ama gidişat hiç iyi değil, geriye yaslanmışız Sivas'ın gelmesini bekliyoruz. Derken çok iyi bir şey oldu, Song kendi kalesine attı golü. İyi oldu diyorum çünkü onu yemesek daha geç yiyecektik golü. "Şampiyonluk giderse de canın sağolsun senin be Song." dediğimi hatırlıyorum ama hiç tereddüt ettim mi? Vallahi de billahi de bir saniye bile istediğimiz sonucu alacağımızdan şüphe etmedim, bunu da en iyi Galatasaraylılar anlar. Yine de hiçbir totemi ihmal etmedim; ne olur ne olmaz, sıkı tutalım biz işi.

Şurada bile defalarca yazdığım üzere hazzetmediğim tek futbolcumuz olan Sabri çıktı golden sonra sahneye, çok iyi oynadığı Fener maçının da üstüne çıkarak sağ kanatta döktürmeye başladı. Bir şut çıkardı kaleye, Carlos atsa bin defa gösterilir. Bilmeyenler için söyleyeyim, 104 km hızla gitmiş o top. Girseydi Ümit'in golünü aşıp yılın golü olacaktı ama girmedi, Ayhan araya girip tamamlamak istedi o da girmedi. Ayhan'ınki bile girse gol nefis olacak, olmadı yapacak bir şey yok.

Kaçırmaya başlamamız, atacağımızın habercisi miydi? Evet. Bence şu ana kadarki en iyi futbolunu oynayan (Ligin ilk 6 maçını izleme şansı bulamadım, o 6 hafta hariç diyelim) Barış'la başlayıp Ayhan'la devam eden atakta Arda golü attı. 2 dakika sonra Sabri'nin ortası, Servet'in yoktan var ettiği pozisyon ve Arda'nın ikinci golü geldi. "Emeği Geçenler"in ilk ikisi en kritik maçta da çıkmışlardı sahneye. Hele Arda'ya ne demeli bilmiyorum... Maçtan 3-4 saat önce "büyük futbolcu adayı" demiştim, maçta bu tabirin son kelimesini attı artık. İki yıl önce futbolcu adayıydı, futbolcu oldu. Geçen yıl yıldız adayıydı, yıldız oldu. Bu sene yıldızdı, efsane oldu Arda.

Bu sezonun en keyifli devre aralarından birinin ardından kendi kalemize bir gol daha attık. Mehmet Yıldız'a yazıldı gol belki ama nasıl bir gol o be kardeşim! Hakan Balta topa vuracak, ayağı kaydı düştü. Mehmet Topal topu uzaklaştıracak, ayağı kaydı düştü. Aykut topu tutacak, ayağı kaydı düştü. Ulan gol olsun bari bu dedi verdi golü hakem. Geçmiştir çizgiyi herhalde ama geçmediyse de vermesi lazımdı golü, gol olmalıydı yani o pozisyon!

Sonraki paragraf. Ayhan. Öyle bir gol ki, hani Ayhan gider Galatasaray'dan, gelir takımının bizle oynadığı maçta böyle bir gol atar, deriz ki ulan Ayhan, bir tane bizde attın mı şöyle... Öyle bir gol işte. Bu kadar.

Yediğimiz son komik golün ardından, Barış'ın büyük payının olduğu bir Arda golü daha izledik. Büyük futbolcu oldu ya, büyük maç kazandırdı işte. Eminim bir gol daha gerekse onu da atardı o gün Arda.

Ve ardından Kral Hakan Şükür çıktı sahneye. Başka maç olsa heyecanlanmam hiç, ne de olsa karşı karşıya atamaz diye. Ama büyük futbolculardan bahsediyoruz, Hakan'ın o golü kaçırma ihtimali çok düşüktü. Yani üç hafta önceki Gençlerbirliği maçında öyle 10 tane pozisyona girsin Hakan, anca 2'sini atar; böyle bir maçta ise 2'sini kaçırır gerisini atar. Budur Hakan'ın her Fener maçında gol atmasının da nedeni.

Sıkıldım yazmaktan. Şampiyonuz ulan işte! Şampiyonuz be! Elinize, ayağınıza, yüreğinize sağlık Aslanlar.

Son söz. Oftaş maçında sahamızı kapatmazsanız şerefsizsiniz. Kapatırsanız da şerefsizsiniz. Şerefsizsiniz.

0 ekleme: