07 Mayıs 2008

#3 - Ümit Karan

#2 Arda Turan
#1 Servet Çetin

Her zaman iyi bir oyuncuydu. Hep en kritik anlarda sahneye çıktı, en güzel golleri attı, hep en çok o attı. Ama bu derece katkı sağladığı hiç olmamıştı. Belki daha az attı ama takım için oynadı.

Kaleden gol çıkarmak da bir nevi gol atmak değil mi? Konya maçında 90+2'de kaleye giden topu kayarak çıkardı. Fenerbahçe maçında Aurelio'yla birlikte 60 metre koşup pozisyonu engelledi. Attığı goller hep puan ya da tur getirdi. Sion, Fenerbahçe; Konya(3), Bursa(2), Kasımpaşa(2), Manisa(1), Belediye(1), Ankara(2)... Trabzon maçının son dakikasında Serkan'ın golünde pay sahibiydi; Denizli maçının son dakikasında penaltı yaptırdı...

Laubali hareketlerini 3-4 maç hariç hiç göstermedi, 50 metreden şutunu ya da boş pozisyonda röveşatasını izlemedik hiç. (Tek şut attı galiba orta sahadan, onda da 4-0 öndeydik.) Yine aynı 3-4 maç hariç her pozisyonda kendini yere bıraktığı da olmadı bu sezon. Hakemle konuşmaktan futbola kendini veremediğini, sürekli ofsayta düştüğünü de görmedik.

Çünkü koluna kaptanlık pazubandını taktı Ümit ve kaptan gibi oynamaya başladı. Başka açıklaması yok hücum oyuncusunun savunmada gol çıkarmasının; kaptanın gemiyi kurtarmasıdır bu. Ayhan'ın hayatının futbolunu kaptan olarak çıktığı ilk maçta oynamasıyla aynı sebeptendir, Galatasaray kaptanlığının kutsallığındandır.

Hep sevmişimdir Ümit'i, hep kaybolan yılları üzmüştür beni. Bu sene başında önce bayağı bir üzdü, mahçup etti; şimdi ise muhaliflerine bile kendisini sevdirdi. Ali Sami Yen'de Ü-mit Ka-ran sesleri daha bir güçlü çıkıyor artık sanki.

Bu sene büyük futbol oynadın. Helal sana be Ümit Karan!

0 ekleme: