31 Mart 2008

Tahammül Edemiyorum


Haftalardır etrafımda Sabri konusu geçtiği zaman kulaklarımı ve çenemi kapatıp önüme bakıyordum. Ne var ki, bugün tavan yaptı Sabri. Yaptığı işi en üst seviyeye taşıdı sonunda. Bir insanın kendisine besletebileceği maksimum antipatiye ulaştı.

Futboluna baktığımız zaman, Tolga, Orhan ve Cihan'ın ruhunu yaşatma görevini layıkıyla yerine getiriyor Sabri. Sadece kötü futbol oynasa gıkımı çıkarmam, misal Cihan benim insan olarak çok sevdiğim bir adamdı. Ona küfür edildiği zaman hep üzülürdüm içten içe. Çok iyi teknik direktör olabileceğini düşünürdüm, veya çok iyi bir manav olabilirdi, ne bileyim çalışkan ve başarılı bir işadamı olabilirdi. Galatasaray'da sağ bek olamazdı ama hiçbir terbiyesizliğini, hiçbir kötü niyetini görmemiştim. İyi niyetle, elinden geldiğince ona verilen görevi yapmaya çalışıyordu, başka işlere bulaşmadan. Ama Sabri'ye bakıyorum, rakiple ve hakemle diyalogları, kasti faulleri, daha önce bahsettiğimiz onlarca şey... Hayatın onu nereye götüreceğini tahmin edemiyorum. Hatalarından ders almayan, karakterli davranmayan, yanlışı olduğu yerde burnunun dikine giden bir adam nereye ulaşabilir? Bundan sonraki yaşamında ne yapacağını merak ediyorum. Gaziantepspor'da İlhan Özbay'ın yedeği olabilir belki, en iyi ihtimalle. Ya da Fatih Akyel modeli, küme düşmemeye oynayan bir takımın tecrübeli futbolcusu rolünü üstlenebilir.

Yenseydik sadece Sabri'nin Galatasaray'a ve Galatasaraylıların ruh sağlığına verdiği zarardan bahsedebilecektim. Galip gelemediğimiz bir maçtan sonra bunun da pek anlamı yok aslında. Ama ne olur, şu adamı bir kez daha tuttuğum takımın formasını giyerken görmeyeyim, ne olur...

Ey Galatasaray;
Sen öyle büyüksün ki, Sabri'n de olsa sana olan sevgim bir gram azalmıyor.

0 ekleme: