04 Mart 2008

Sevilla - Fenerbahçe

90 dakika bitti. Bu maç penaltılara gider, penaltıları da Fenerbahçe alır. Maçtaki ilk iki gole yetişemedim ama Volkan kötü yemiş galiba. Onun gazıyla Volkan iyi performans gösterir penaltılarda, en az 2 tane kurtarır. Alex, Deivid, Semih gibi oyuncuların kaçırması da zor. Gerçi benim ''maçta iyi oynayan oyuncu penaltı kaçırır, kötü oynayan kesin atar'' teorim vardır, bu bağlamda Deivid atamayabilir penaltıyı. Sevilla'da da nispeten iyi oynadığını söyleyebileceğimiz Keita ve Alves kesin kaçırırlar, kaçarı yok. Kanoute de gol attı, o da kaçırabilir diyeceğim ama yok iyi penaltı kullanır o, Nonda mübarek.

Sevilla'yı elediklerini varsayarak konuşuyorum, gollerin çoğu duran toplarla da olsa, en kolay kuraları da çekseler ciddi bir başarıdır bu nokta. Bu duran top becerisini Fenerbahçe'ye kazandıran Daum'un da bu başarıdaki payı çok büyük. Yalnız ne olursa olsun, elenseler bile, Fenerbahçe dünyanın en iyi duran top kullanan takımı olarak buraya gelmekle kendi tarihinin en önemli işini yaptı. Yani bizim bildiğimiz Avrupa'nın komik takımı olan en büyük eğlencemiz Fener yok artık. Onun yerine Şampiyonlar Ligi'nde gruptan çıkmış (kolay grup demeye dilim varmıyor, bizi UEFA'nın en kolay grubundan ite kaka çıkarttılar - biz çıktık da diyemiyorum, yazık.), bir de üstüne son dakikalara kadar (formsuz demeye de dilim varmıyor) Sevilla'yla çeyrek final savaşına giren ve muhtemelen de bu savaşı kazanacak bir Fenerbahçe var. Kendisinden tiksindiğimi belirtmeme gerek yok sanırım ama hep söylüyorum, Türk futbol tarihinin en başarılı başkanlarından biri Aziz Yıldırım. Başarı hikayesi, planlılığı ve amaca ulaşmaktaki kararlılığı bilin bakalım kimle benzeşiyor? İkiyüzlülüğü ve yüzsüzlüğü de tabii; kirliliği ve ''derinliği'' de... Bildiniz mi? Yani sevilmeme nedeni başarısı değil, karakteri. Ama alabildiğine kirlenmiş futbol camiasında başka türlü insanların başarılı olma şansı yok maalesef.

Neyse uzatmalar başlıyor. Kesin eleyecek Fener.

0 ekleme: