Bizler yalandan Galatasaraylıyız. Bu kulüp onların oyuncağı. Bizim gibi çapulcu değiller, müşteri değiller, ev sahibi onlar. Maçlara gitmezler. Değil gitmek, izlemezler bile. Yurtdışından misafirleri geldiğinde numaralı tribünde ağırlamak kadardır Galatasaraylılıkları. Divan Kurulu'nda çekilmiş bu fotoğraf sembolik. Bu resimdekiler yine en iyileri, bu yaşta Galatasaray için bir şey yapmaya çalışan birçoğu değerli insanlar. Canaydın'a karşı sesini yükseltebilenler var aralarında. Ama azınlıktalar ve diğerlerinin de görüntü itibariyle onlardan pek farkı yok. Komik değil mi dünyaya nam salmış koskoca Galatasaray'ın 100 yaşında kafası sağlıklı çalışmayan insanlar tarafından yönetilmesi?

Eskiden bilmiyordum bunları, tanışmamıştım daha. Canaydın'ı Fenerbahçeli zannediyordum. Çözüm basitti, sonunda herkes anlayacaktı ve bitecekti. Kongrelerde sandıklardan teker teker Canydın çıktıkça, tanıdım bu iğrenç düzeni... Milyonların gönül verdiği, onunla mutlu olup hüzünlendiği, bir sürü insanın hayatta tutunduğu tek dal olan Galatasaray'an üzerinden nasıl kişisel hesaplar döndüğünü, koskoca kulübün nasıl 1615 kişinin elinde oyuncak olduğunu gördüm; ki binde birini bilemiyoruz, derin işler bunlar, derin Galatasaray. Eskiden sadece haftasonları maç vardı. Yenerdik sevinirdim, yenilirdik üzülürdüm. Şimdi o safça mutluluk ve hüzün yok. Onlar yüzünden işte. Galatasaray senin değil diyorlar bana, o sadece bizimdir diyorlar. Galatasaray, lisenindir diyorlar.

Türkiye'nin en köklü eğitim kurumlarından Galatasaray Lisesi'yle ve Galatasaray Spor Kulübü'nün Lise'den çıkma olmasıyla gurur duyuyorum. Galatasaray'ın ''en büyük'' olmasının en önemli etkenlerinden biridir Lise. Ama biz duyguları en uçta, hayatı karşıtlıklarla yaşamaya alışmış bir milletiz, hiç kafa yormayıp en kolayı seçerek sınıflandırırız her şeyi ''iyi ve kötü'', ''siyah ve beyaz'' olarak. Grimiz yoktur bizim, içine bir parça siyah geldiğinde feda ederiz bembeyazı. Korkarım bugünkü ''zihniyet'' yüzünden çok yakında Galatasaray Lisesi, Galatasaray taraftarı tarafından siyah addedilecek. Bu çok büyük bir tehlike ve biz henüz bunu fark edemiyoruz. Yıkım için en etkili yola doğru sürükleniyor Galatasaray şu an için; iç savaş! Taraftar vs Lise! Canaydın'ın kulübe verdiği en büyük zararlardan biri bu olacak belki de. Nasıl bir çelişki değil mi? Liseci Canaydın, en büyük kötülüğünü Lise'ye yapmaya hazırlanıyor istemeden. Umarım korkulan başa gelmez ama şimdi bile alabildiğine yıprandı bu ilişki. Yazık.

0 ekleme: